Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5193 E. 2024/7029 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5193
- Karar No
- 2024/7029
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/907 Esas, 2023/873Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/346 E., 2021/76 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali, marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 1998 senesinden bu yana Türkiye pazarında faaliyet gösterdiğini, 2006 senesinde Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan (EPDK) akaryakıt dağıtım lisansı alarak Türkiye akaryakıt pazarında dağıtıcı olarak faaliyette bulunmaya başladığını, 2008 senesinde ... şirketini satın aldığını, hâlihazırda akaryakıt dağıtım pazarında faaliyet gösteren en büyük şirketlerden biri olan ... Eurasia Petrol A.Ş. ve iştiraki şirketi ... Akaryakıt Dağıtım A.Ş.'nin Türkiye genelinde 600'e yakın istasyonu ile faaliyetine devam ettiğini, davalı şirket tarafından 2019/13951 sayılı "..." ibareli markanın tescili için başvuru yapıldığını, başvurunun yayımına müvekkili şirket tarafından 98/003727, 200618, 197558, 194287, 201593, 2008/67956, 2009/25198, 200829, 2009/25192, 2011/20838, 2011/2028848, 2011/20829 sayılı “...” / lukoil” ibareli markalara dayanarak karıştırılma ihtimali, tanınmışlık gerekçeleri ile itiraz edildiğini, itirazların reddedildiğini, dava konusu marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış “...” ve “...” markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, müvekkilinin seri markalarından biri olduğu izlenimini yarattığını, halk tarafından karıştırılmaya sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, ... ibaresi içinde müvekkili markalarının esas unsuru olan "..." ibaresinin bulunduğunu, “...” ibaresinin Türkçe’de yağ ve gaz anlamına geldiğini, marka kapsamındaki mal/hizmetler için ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, “gaz” ibaresinin de bu nedenle ayırt edici niteliğinin olmadığını, böylece ... ve ... markalarının birebir aynı olduğunu, müvekkilinin ... markasının davalı Kurum nezdinde tanınmış marka olarak tescil edildiğini, dava konusu markanın tescil edilmesinin müvekkilinin emek ve zaman harcayarak itibar kazandırdığı ... ve ... markalarının ayırt edici vasfının zedelenmesine neden olacağını, dava konusu markanın tesadüfen seçilmediğini ve başvurunun kötü niyetli bulunduğunu, davalı şirketin marka başvurusunun haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek YİDK'in 2019-M-9445 sayılı kararının iptaline, 2019/13951 sayılı "..." ibareli marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "..." ve "..." markalarının birbirinden tamamen bağımsız iki marka olduğunu, markaların karıştırılmayacağını, ... ibareli markanın Rusya’da Hey-Map Tic.Ltd.Şti adına tescilli olduğunu, işbu firma ile davacı arasında herhangi bir davanın söz konusu olmadığını, davacının kötü niyetli olarak itiraz ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu 2019/13951 sayılı “...” ibareli başvuru kapsamında kalan malların tamamının davacı markalarının kapsamındaki mal/hizmetler ile aynı/benzer olduğu, dava konusu “...” ibareli marka başvurusu ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığı, dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin olmadığı, kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamından mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, zira markalar arasında görsel ve işitsel yönden hiçbir benzerliğin olmadığı, marka işaretlerinin hecelerine bölünerek iltibas değerlendirilmesi yapılamayacağı da gözetildiğinde taraf marka işaretlerinin benzer olduklarının söylenemeyeceği, taraf marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından davacı markalarının tanınmış olmalarının da sonuca etkisinin bulunmadığı, dolayısıyla ilk derece mahkemesince bu yönden değerlendirme yapılmamasının kararın kaldırılmasını gerektirmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.