Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5157 E. 2024/7081 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5157
- Karar No
- 2024/7081
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1032 E., 2023/920 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/392 E., 2021/66 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/13107 başvuru numaralı "..." ibareli markanın 41 ve 43. sınıf hizmetlerde tescili için davalı TÜRKPATENT'e başvurduğunu, davalı şirketin eskiye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği ile kötü niyet iddiasıyla itirazı üzerine başvurularının Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu, davalı şirket tarafından sunulan delillerin sonradan üretilebilecek mahiyette olduğunu, davalı şirket tarafından elden teslim ile eklenen, çevrimiçi sistemde görülmeyen ve redde gerekçe alınan 12.01.2019 tarihli evrak nedeniyle müvekkilinin savunma hakkının elinden alındığını, müvekkilinin davalı Kuruma sunduğu daha eski tarihli delillerin dikkatlerden kaçtığını ya da görmezden gelindiğini, müvekkilinin 12.01.2019 tarihli belgeyi görebilseydi bu delili çürütebilecekken evraktan haberinin olmadığını, bu belgede geçen ödemenin logo tasarımına değil müvekkilinin konser ücretine ilişkin olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2019-M-8954 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın ilk olarak müvekkili tarafından yaratıldığını, davacının eşi ve arkadaşının müvekkilinin çalışanı olduğunu, müvekkilinin marka yaratması için davacıya talimat verdiğini, davacının logo ödemesini müvekkili adına yaptığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 12.01.2019 tarihli "balkabağı logo tasarım avans bedeli" notu olarak geçen belgenin doğruluğu bir an kabul edilse dahi 11.02.2019 tarihinden önceki zamana ait 41 ve 43. sınıflarda tescilsiz olarak Türkiye hudutları dahilinde markasal şekilde işlevine uygun kullanım olarak sayılamayacağı, bu açıdan önceye dayalı markasal kullanım olarak kabul edilemeyeceği, SMK'nın 6/3. maddesindeki koşullar davalı firma lehine oluşmadığından aksi yöndeki YİDK kararı hatalı ve yanlış olduğu, kötüniyete ilişkin olarak ise bu belgenin davacıdan olduğu sonucunun çıkmayacağı, tek taraflı bir belge olduğu, davacı icracı sanatçı olduğundan ve tasarımcı olduğu da kanıtlanamadığından marka tasarımının davalıya verildiği iddiasının mahkemece kabul görmediği, davalının sunduğu diğer delillerin davacının başvurusundan sonraki tarihlere ait olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2019-M-8954 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, YİDK karar iptali talebiyle açılan eldeki davanın YİDK karar tarihindeki şartlar dikkate alınarak değerlendirileceği, dava aşamasında sunulan delillerin dikkate alınamayacağı, davalı tarafça işlem dosyasına sunulan delillerin başvuru tarihi itibariyle davalının "..." markası üzerinde SMK'nın 6/3. maddesi anlamında eskiye dayalı kullanım sonucu hak sahibi olduğunu ispata elverişli bulunmadığı, ilk derece mahkemesi kararında da isabetli bir şekilde tespit edildiği üzere davacı tarafça sunulan delillerin daha eski tarihe dayandığı, 12.01.2019 tarihli para makbuzunun ise davalının kendisi tarafından düzenlendiği, kötüniyetin ispatı olarak kabul edilemeyeceği, kötüniyetin tespiti de hukuki bir mesele olup bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Kurum vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.