Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5075 E. 2024/7005 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5075
- Karar No
- 2024/7005
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.hukuk Dairesi SAYISI : 2021/679 Esas, 2023/636 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/75 E., 2020/376 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "...", "..." gibi tanınmış markalarının bulunduğunu, davalı şirketin ise 2019/24146 sayılı “...” ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, marka kapsamlarındaki malların da benzer olduklarını, müvekkili markalarının tanınmış olmaları sebebiyle 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca da başvurunun reddinin gerektiğini, davalının müvekkilinin tanınmış markalarından haberdar olması sebebi ile başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek YİDK'in 2019-M-11460 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili başvurusu ile davacının “...” ibaresinin yanında kullandığı “...” ve “...” ibareli markaları arasında yazılış, okunuş ve genel görünüm itibarı ile benzerlik bulunmadığını, marka işaretleri benzemediğinden davacı markalarının tanınmış olmalarının da davacıya yarar sağlamayacağını, kötü niyet iddiasının ispatlanmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Türkpatent vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, dava konusu başvuru kapsamındaki mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki malların benzer olduğu ancak taraf marka işaretleri arasında görsel, işitsel ve anlamsal yönden bir benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla karıştırılma tehlikesinin olmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6/5 maddesindeki koşulların ya da dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığı iddialarının kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, taraf markaları arasında görsel, işitsel ya da kavramsal benzerlik bulunmadığı, davacı markalarının tanınmış olmalarının da tescil engeli oluşturmayacağı, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 02.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.