Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5072 E. 2024/6692 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5072
- Karar No
- 2024/6692
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/683 Esas, 2023/662 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/213 E., 2021/56 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; "OTORAPOR" ibareli markanın ilk defa müvekkili tarafından marka olarak kullanıldığını ve marka başvurusu yapılarak tescil edildiğini, müvekkilinin 2019/78924 başvuru numaralı "OTORAPOR ERP" ibareli marka başvurusunu yaptığını, marka kapsamında 9. sınıf "2. el oto alımlarındaki ekspertiz hizmetlerinde kullanılan yazılımlar" mallarının yer aldığını, Markalar Dairesi Başkanlığının hiçbir somut gerekçe göstermeden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca başvurunun reddine karar verdiğini, bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, YİDK kararında “otorapor” ibaresinin piyasada yaygın şekilde kullanıldığının ve tescili talep edilen mallar için de doğrudan tanımlayıcı bir ibare olduğunun belirtildiğini, “Otorapor” ibaresi için yapılan bu açıklamaların, müvekkiline ait marka için övgü niteliğinde olduğunu, TÜRKPATENT tarafından eksik inceleme ile ret kararı verildiğini, “OTORAPOR” ibaresinin müvekkili adına zaten tescilli bulunduğunu, Türkiye’nin 120 noktasında tüketicilere hizmet verildiğini, Türkiye çapında reklam çalışmaları yapıldığını, markanın bilinirliğinin artırıldığını, davalı Kurumun ret gerekçesinin, somut olaya ve marka başvurusuna aykırılık teşkil ettiğini, davalı Kurumun müvekkiline ait markaları incelemeden böyle bir karar verdiğini, “ERP” kelimesinin “Enterprise Resource Planning” ibaresinin kısaltması olarak kullanıldığını, ibarenin “Kurumsal Kaynak Planlaması” olarak tercüme edilebileceğini, genellikle gerçek zamanlı olarak yazılım ve teknolojiin aracılık ettiği ana iş süreçlerinin entegre yönetimi olduğunu, ERP’nin genellikle bir kuruluşun birçok iş etkinliğinden veri toplamak, depolamak, yönetmek ve yorumlamak için kullanabileceği bir iş yönetimi yazılımı kategorisi olarak adlandırıldığını, ERP sistemlerinin müşterileri ve halkı doğrudan etkilemeyen arka ofis işlemlerini otomatikleştirmeye yarayan yazılım ve programlar olduğunu, OTORAPOR ERP markasında bulunan “ERP” ibaresinin markanın esas unsurunu teşkil etmediğini, sadece “OTORAPOR” markasının 09. sınıfta bulunan “2. El oto alımlarının ekspertiz hizmetlerinde kullanılan yazılımlar” alanında geliştirmiş olduğu yazılımların ve programların satışı işlemini ifade etmesi için marka ibaresine eklendiğini, “OTORAPOR” ibareli markada 5 inci maddeye dayanılmadığını, bu markanın 31.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, aynı marka ibaresi ile ilgili olarak, davalı Kurum tarafından iki farklı karar verilmesinin Kurumun tutarsızlığını ve gerekli dikkat ve özeni göstermediğini ortaya koyduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ibarenin, somut ve soyut anlamda ayırt edicilikten yoksun olup marka algısı yaratmadığını, söz konusu genel ibarenin, markadan beklenen fonksiyonları yerine getiremeyeceğini, ayrıca bu ibarenin, malın ve hizmetin kalitesini garanti etme fonksiyonundan da uzak olduğunu, tasviri nitelikteki tanımlayıcı bu ibarenin, ayırt edicilikten yoksun bulunduğunu, bu ibare üzerinde marka algısının oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince,dava konusu başvuruyu oluşturan ibarenin, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ayırt ediciliği sağladığı, yine başvuru kapsamındaki mallar yönünden tasviri ya da tanımlayıcı olmadığı, dolayısıyla 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında bir tescil engelinden de söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararının iptaline karar verilmiş, hüküm davalı TÜRKPATENT vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "OTORAPOR ERP" ibareli marka başvurusu yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri kapsamında herhangi bir tescil engelinin olmadığı, zira her ne kadar "ERP" ibaresi, başvuru kapsamındaki yazılım malları yönünden ayırt edici değil ise de "OTORAPOR" ibaresinin, yazılım malları yönünden ayırt edici olduğu gibi tanımlayıcı da bulunmadığı, dolayısıyla başvuruda yer alan "OTORAPOR" ibaresinin, başvuru kapsamındaki mallar yönünden tesciline engel olmadığı gerekçesiyle, davalı TÜRKPATENT vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine verilmiş, karar davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (b,c) bentleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı TÜRKPATENT vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.