Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5013 E. 2024/8295 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5013
Karar No
2024/8295
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/402 Esas, 2023/706 Karar HÜKÜM : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Malatya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/387 E., 2022/589 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 26.11.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar ... ve ... vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine davalı tarafından Malatya İcra Müdürlüğü'nün 2016/23564 E. sayılı dosyasında 1.300.000,00 TL miktarlı bono ile yapılan takip ile müvekkilinin mal varlığına haciz konularak satış işlemlerine başlanıldığını, ayrıca davalının müvekkilinin eşi ... hakkında da 780.000,00 TL bono nedeniyle takip yaptığını, müvekkil ve eşi hakkında yapılan takipler sonucu toplam 3.100,000,00 TL miktarlı haciz gerçekleştirildiğini, müvekkilinin eşi ve eşinin mal varlığına da haciz konulduğunu, müvekkili takip yapanın müvekkilinin kardeşi olduğunu, müvekkil eşi aleyhinde yapılmış 780.000,00 TL miktarlı Malatya İcra Dairesi'nin senet 2016/47793 E. sayılı dosyasının bulunduğunu, müvekkili hakkında yapılmış olan takip nedeniyle müvekkili ve eşi hanesinde tam bir yıkım gerçekleştiğini, Malatya İcra Dairesinin 2016/23564 esası ile takip başlatılan 1.300.000,00 TL miktarlı bono müvekkilinden yıllar önce hile ile alındığını, müvekkilinin borçlanmasını gerektiren bir durum bulunmadığını belirterek Malatya İcra Dairesinin 2016/23564 dosyası üzerine teminatsız tedbir konulması ile müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini ve asgari %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının imzayı kabul ettiğini, iddiaların kurguya dayalı olduğunu, başka dava dosyalarında da benzer iddialarda bulunmuş olup mahkeme ve savcılık tarafından iddiaların yerinde görülmediğini, Malatya CBS 2016/11183 Soruşturma ve Malatya 2. İcra Hukuk Mahkemesi 2016/108 E. sayılı dosyaların eldeki dava ile alakalı olduğunu, diğer dosyaların dava konusu dışında olduğunu, asıl olanın senede karşı senetle ispat kuralı olup davacı iddialarının soyut ve mesnetsiz olduğunu, davacının müvekkiline borcu olduğunu, zira borç dayanağının senette açıkça ortada olduğunu, borcu olmadığına yönelik herhangi bir senet veya belge sunamadığını beyanla davanın reddi ile asgari % 20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesini dilemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının iddiasını hile olgusuna dayandırdığı, görülmekte olan davalar, dinlenen tanık beyanları uyarınca davalının senedin düzenlenme sebebine ilişkin bir delil ve sebep sunamadığı, davalının birden fazla kişiye aynı şekilde senet oluşturması, bu kişilerin yakın akraba olması ve davacının, yaşı ve sosyal ekonomik durumu itibari ile bu kadar yüksek miktarlı bir borç ilişkisine girmesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, Malatya İcra Müdürlüğü'nün 2016/23564 E. sayılı dosyaya konu 1.300.000,00 TL bedelli senetten, faizinden ve diğer ferilerinden dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiştir. Hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, menfi tespit davalarında ispat yükünün kural olarak alacaklıda bulunduğu, ancak davalının alacağı senede dayanıyorsa ispat yükünün yer değiştirerek senetten dolayı borçlu olmadığını iddia eden davacı tarafa düşeceği, veriliş sebebi (nakten) davalı tarafından talil edilmeyen, zorunlu unsurları tamam olan bono bakımından davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı mirasçıları vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava hukuki niteliği itibariyle, 1.300.000,00 TL tutarlı 30.03.2011 keşide tarihli bononun hile irade fesadına dayalı olarak alındığı iddiasıyla menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı mirasçılarının temyiz itirazının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, 26.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5013, K. 2024/8295, T. 26.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5013-e-2024-8295-k-ff5f05f27459