Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4974 E. 2024/6830 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4974
- Karar No
- 2024/6830
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1345 Esas, 2023/989 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/720 E., 2021/188 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın Ankara Merkez Şubesi ile borçlu ... Mey. Gıda ve Deniz Ür. İnş. Tarım Tic. A.Ş. arasında imzalanan genel kredi sözleşmesine istinaden şirkete kredi kullandırıldığını, diğer davalılar ... ve ...'nün aynı limitle sözleşmenin müteselsil kefili olduklarını, kredilerin zamanında ödenmemesi üzerine Beşiktaş 17. Noterliğinin 17.01.2018 tarihli yevmiye numaralı ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsiline yönelik olarak Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/5084 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalıların takibe haksız itirazları üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kredi sözleşmesinin her sayfasına borçlu şirketin imza atmadığını, kredi sözleşmesinin sayfalarını şahsi kefilleri olan diğer davalıların da görmeden imzaladıklarını, borcun ödenmesine ilişkin ihtarlarda olağan sürenin çok altında süre verildiğini, bu nedenle temerrüttün bahsedilemeyeceğini, kredi sözleşmesi Kredi Garanti Fonu (KGF) kefaleti ile kullandırıldığını, kredi sözleşmesi ödenmediği halde öncelikle KGF’nin kefalet bedelini ödemesi gerektiğini, bu anlamda KGF tarafından kefalet bedeli istenmeden müvekkilleri aleyhine takibe geçilmesinin hukuka aykırılık taşıdığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalı gerçek kişilerin davacı banka ile davalı şirket arasında tanzim edilen genel kredi sözleşmelerini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları, sözleşmelerin imzalandığı tarihte davalı kefiller ... ve Atille Süslü'nün davalı asıl borçlu şirketin ortakları olduğu, kefalet sözleşmesinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (6098 sayılı Kanun) 583 üncü maddesinde belirtilen kefilin sorumlu olduğu miktar, kefalet tarihi ve müteselsil kefil olduğuna dair ibarenin kefillerin el yazısı ile yazılarak isim ve ıslak imzanın atıldığı, bu hali ile kefaletin geçerli olup limit kapsamında davalı kefillerin borçtan sorumluluklarının bulunduğu, sözleşmede teminat mektubu ve çek bedellerinin depo edilmesine yönelik kefillerin sorumlulukları yönünden özel hükme yer verilmediği, Bakanlar Kurulu kararı ve KGF sözleşmesindeki hükümler gereğince KGF tarafından ödeme yapılmış olsa bile kredi veren kurum tarafından takip işlemlerinin sürdürülmesi gerektiği, KGF tarafından takip tarihinden sonra yapılan ödemenin hesaplanan borçtan düşülemeyeceği, nakdi alacaklar yönünden son bilirkişi raporunda KGF ödemesi düşülmeden takip tarihi itibariyle belirtilen miktarlar kadar davacının talebinin haklı, bu miktarlardan fazla olan kısımlar ile kefiller yönünden gayrinakdi risklerin depo edilmesine yönelik talepler yönünden davacının haksız olduğunun anlaşıldığı, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 9 adet çek yaprağı zorunlu karşılık bedelinin davacı banka tarafından ödendiği, nakdi tazminata dönüştüğü, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 5 yıllık ibra süresi dolan çek yönünden davacının dava açmada hukuki menfaati bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davacının davalılar aleyhine Ankara 4. İcra Müdürlüğünün 2018/5084 E. sayılı dosyası ile yapılan takibe davalıların vaki itirazının davalı asıl borçlu ... Meyvecilik Gıda ve Deniz Ürünleri İnş. Tur. Tar. Tic. A.Ş. yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere; taksitli ticari kredi ve çek kredi hesabından kaynaklanan 1.687.571,91 TL asıl alacak, 165.557,57 TL işlemiş faiz, 8.277,88 TL Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) olmak üzere toplam 1.861.407,36 TL yönünden iptali ile taksitli ticari kredi ve çek kredisi hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarı olan 1.640.711,40 TL yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında, Business kredi kartı ve ticari kredi mevduatlı hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarı olan 46.860,51 TL yönünden takip tarihinden itibaren %28,08 işleyecek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı ... Meyvecilik Gıda ve Deniz Ürünleri İnş. Tur. Tar. Tic.A.Ş.’ye yönelik depo talebi için teminat mektubu bedeli hakkında talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davacının davalı ... Meyvecilik Gıda ve Deniz Ürünleri İnş. Tur. Tar. Tic. A.Ş.aleyhine depo talep ettiği 7 adet çek zorunlu karşılığı olan 13.075,00 TL'nin davacı bankada açılacak vadesiz bir hesapta bloke edilmek üzere davalıdan tahsili ile davacı bankaya verilmesine, davalı kefil ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere; taksitli ticari kredi ve çek kredi hesabından kaynaklanan 1.687.571,91 TL asıl alacak, 165.557,57 TL işlemiş faiz, 8.277,88 TL BSMV olmak üzere toplam 1.861.407,36 TL yönünden iptali ile taksitli ticari kredi ve çek kredisi hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarı olan 1.640.711,40 TL yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında, Business kredi kartı ve ticari kredi mevduatlı hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarı olan 46.860,51 TL yönünden takip tarihinden itibaren %28,08 işleyecek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının davalı ... yönünden teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik davasının reddine, davalı kefil ... yönünden tahsilde tekerrür olmamak üzere; taksitli ticari kredi ve çek kredi hesabından kaynaklanan 1.641.820,42 TL asıl alacak, 114.067,13 TL işlemiş faiz, 5.703,35 TL BSMV olmak üzere toplam 1.761.590,90 TL yönünden iptali ile taksitli ticari kredi ve çek kredisi hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarı olan 1.595.131,66 TL yönünden takip tarihinden itibaren yıllık %39 oranında, Business kredi kartı ve ticari kredi mevduatlı hesabından kaynaklanan asıl alacak miktarı olan 46.888,76 TL yönünden takip tarihinden itibaren %28,08 işleyecek temerrüt faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacının davalı ... yönünden teminat mektubu bedelinin depo edilmesine yönelik davasının reddine, davacı banka tarafından tüm davalılar yönünden çeklerin zorunlu karşılıklarının deposu talep edilen 9 adet çek yaprağı bedeli takip tarihinden sonra dava tarihinden önce ödenmiş olup bedeli olan 19.200,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden %20 oranında hesaplanan 372.281,47 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, (davalı ...'nün 352.318,18 TL'den sorumlu olduğuna) davacı alacaklının kötü niyeti ispatlanamadığından davalının koşulları oluşmayan kötü niyet tazminatı talebinin reddine, takip tarihinden sonra dava tarihinden önce 5 yıllık ibraz süresi dolan çekin riski kalmadığından bu çek yönünden dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, kararda bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi ve kefalet sözleşmesine dayalı başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.