Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4874 E. 2024/6803 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4874
- Karar No
- 2024/6803
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2438 Esas, 2023/786 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/115 E., 2022/558 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/669 E. sayılı menfi tespit dava dosyasında gerçekleştirilen İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/15155 Başvuru nolu arabuluculuk sürecinde arabulucu tarafından ne müvekkili ile ne de kendisi ile görüşülmediğini, toplantı gününden de haberdar edilmediklerini, davacı hakkında açılan dava ile tutanaktan haberdar olduklarını, arabuluculuk tutanağının usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini belirterek arabuluculuk tutanağının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun 2021/15155 Başvuru nolu dosyasında arabulucu tarafından tarafların usulüne uygun bir şekilde toplantıya davet edildiğini, ancak davacı tarafın toplantıya katılmadığını, söz konusu dava dosyasının menfi tespit davası olduğu, menfi tespit davalarında arabuluculuğa başvurma şartının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; menfi tespit davasının açılabilmesi için arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunmadığı, bu hususun İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/669 E. sayılı dosyasının ön inceleme duruşmasında açıkça belirtildiği, bu itibarla davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince; İlk Derece Mahkemesince davacıların menfi tespite ilişkin taleplerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 5/A maddesi gereğince arabuluculuk dava şartına tabi olmadığı dikkate alındığında bahsi geçen menfi tespit davasının açılması için zorunlu olmayan ve anlaşamama şeklinde tutulan arabuluculuk tutanağının iptalinin talep edilmesinde davacının hukuki yararı bulunmadığı, Mahkemece davanın reddi ile davacının aleyhinde yargılama giderlerine ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, arabuluculuk sürecinin usulüne uygun olarak yürütülmemesi nedeniyle arabuluculuk tutanağının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 5/A maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.