Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4809 E. 2024/6903 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4809
- Karar No
- 2024/6903
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2508 Esas, 2023/666 Karar HÜKÜM : Yeniden Hüküm Kurulmak Suretiyle Karar Verilmesine Yer Olmadığı İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/838 E., 2020/446 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusuz kaldığından dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin 27.06.2018 tarihli 171.450,00 Euro bedelli fatura ile fatura içeriklerinde belirtilen malları davalı tarafa sattığını, malların 28.06.2018 tarihinde davalının Ordu ilindeki işyerine teslim edildiğini, ancak bedelinin ödenmediğini, davalı aleyhine Konya 8. İcra Müdürlüğünün 2018/10721 sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, davalının takibe itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkili mahkemede açılmadığını, şirket iç prosedürü tamamlanmadığından takibe konu alacağın henüz likit olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam ettiğini, müvekkili şirkete davacı tarafça 1.684.201,68 TL'lik proforma fatura düzenlendiğini, ancak davacı tarafın bu fatura karşılığı teslim etmesi gereken ürünleri teslim etmediğini, icra takibin borcundan kendilerince mahsup edilerek bakiyesinin müvekkili şirkete gönderildiğini, takibe itirazlarının kabulünü, davanın konusuz kaldığını savunarak icra takibine itirazlarını yineleyerek konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına kararı verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının takibe itirazında haksız olduğu, davadan sonra yapılan ödemelerin infazda dikkate alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Konya 8.İcra Müdürlüğünün 2018/10721 sayılı dosyasından 171.450,00 Euro asıl alacak, 845,51 Euro işlemiş faiz olmak üzere toplam 172.295,51 Euro alacağa yönelik davalının itirazının iptali ile asıl alacağa takip tarihi olan 12.09.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince Devlet Bankalarının Euro cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi olan %4 oranını geçmemek üzere takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, dava tarihinden sonra 10.10.2018 tarihinde davalı tarafından davacıya yapılan 1.282.481,00 TL ödemenin infaz sırasında icra müdürlüğünce değerlendirilmesine, 1.278.760,05 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminat talebinin reddine, karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacının itirazın iptali davası açtığı, dava açıldıktan sonra davalının banka havalesi ile davacıya 1.684.201,68 TL ödeme yaptığı, davacının davalıya ihtarname göndererek, davalının gönderdiği paradan icra takibindeki asıl alacak, icra masrafları, icra takibi nedeniyle ödenen harçlar, icra vekâlet ücreti, takip sonrası faiz olmak üzere 1.282.481,00 TL'nin mahsup edildiğini, 401.770,68 TL'sini davalının hesabına iade ettiğini, icra takibinden kaynaklanan bakiye alacakları ile açtıkları itirazın iptali davasından kaynaklanan vekâlet ücreti, yargılama gideri, inkar tazminatı vs... alacak haklarının saklı tutulduğunu bildirdiği, davacının havale olarak gönderdiği paranın, alacaklının icra takibinden doğan alacağını fazlasıyla karşıladığı, alacaklının icra dosyasındaki alacak ve ferileri toplamı tüm borcu karşılayacak miktar olarak 1.282.481,00 TL'yi mahsup etmek suretiyle alacağının tamamını tahsil ettiği, bakiye kısmı da davacıya iade ettiği, davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından, mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne ve davacının ödediği miktarın infaz sırasında dikkate alınmasına şeklinde karar vermesinin doğru olmadığı, başlangıçtaki haklılığı ve ön inceleme duruşmasından önce icra borcu ödenerek davanın konusuz kalması nedeniyle davacı yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği vekâlet ücreti takdir edildiği, davalının takibe itirazını haksız olması nedeniyle alacağın %20'si oranında inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiği, davacı vekilinin istinaf itirazının yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına ve davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, faturaya dayalı icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, tarafların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.