Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4754 E. 2024/6812 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4754
Karar No
2024/6812
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/2470 Esas, 2023/695 Karar HÜKÜM : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/276 E., 2019/200 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2017/05338 nolu tasarım tescili kapsamında iki adet ürününün ve ayrıca tescillemediği iki ayrı tescilsiz tasarımının, iltibasa yol açabilecek biçimde davalı tarafından ticarete konu edildiğini, daha kalitesiz kumaşlarla üretilerek satış yapıldığını, internet üzerinden sunulduğunu, haksız rekabet edildiğini, müşterilerin yanıltıldığını ileri sürerek, tasarıma tecavüzün önlenmesini, tecavüze son verilmesini, tecavüzlü tanıtım gereçlerin ve taklit ürünlerin toplanmasını, el konularak saklanmasını, tecavüzün giderilmesini, ilan yapılmasını; fazlası saklı 1.000,00 TL maddi, 7.500,00 TL manevi tazminata tecavüzden itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; tescilli tasarımlarla ilgili iddiaları kabul etmediklerini, tescil şartlarının bulunmadığını, farklı ürünler ürettiklerini, tescilsiz tasarımlara ilişkin iddiaları kabul etmediklerini, ilk kez kamuya sunumun davacı tarafından kanıtlanması gerektiğini, haksız rekabet iddialarının dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiş, davacı tarafın dayandığı tasarımların tescil şartları veya koruma şartları bulunmadığını, hükümsüz olmaları gerektiğini ileri sürerek, 14.08.2017 tarihli 2017/05338 nolu tasarım dosyasındaki 6 adet formaya ilişkin tescilin ve davacının hak iddia ettiği tescilsiz tasarımların hükümsüzlüğüne karar verilmesini, terkin edilmelerini, hükümsüzlüklerinin tespit edilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, gerek tescilsiz iki tasarımın gerekse tescil kapsamında 01, 05 ve 06 nolu tasarımların tescil veya koruma kriterlerini taşımadığı, bu durumda davalının ürünlerinde kullandığı tasarımlarının şeklen davacının 05 ve 06 çoklu tasarımları ile tescilsiz tasarımların ayniyet ve belirgin benzerliğine rağmen koruma söz konusu olmayacağı, gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş hüküm davacı-karşı davalı vekili, katılma yoluyla karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı-karşı davalı vekili, katılma yoluyla karşı davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, tescilli ve tescilsiz tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, karşı dava ise tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı-karşı davalı vekili ile karşı davacı vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4754, K. 2024/6812, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4754-e-2024-6812-k-dea521dff60d