Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4714 E. 2024/6706 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4714
Karar No
2024/6706
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/525 Esas, 2023/528 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/200 E., 2020/328 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin "TUNASET" ibaresinin 39. sınıfta marka olarak tescili için davalı kuruma başvurduğunu, davalı şirketin marka başvurusuna da müvekkili başvurusu nedeni ile yaptıkları itirazın reddedildiğini, oysa davalı şirketin 2016 yılında genel müdürlüğünü yapan ve hâlihazırda müvekkili şirket ile ihtilaflı olan ... ile birebir ilişki içinde olduğunu, ...'ın davalı şirketi özellikle müşteri kazanmak için kullandığını, kendisi davacı şirkette çalışmakta iken Biopharma Logistics Uluslararası Taşımacılık San. ve Tic. A.Ş'yi kurduğunu, ...’ın yapmış olduğu hukuka aykırı davranışlara istinaden müvekkili şirket tarafından haksız rekabetin önlenmesi amacıyla aleyhine dava açıldığını, davalı şirketin gümrük hizmetleri alanında faaliyet göstermekte ve davacı şirketin hangi alanlarda çalıştığını bilmekte iken müvekkilinin marka başvurusu reddedildikten sonra 39. sınıf için başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirketin eski yetkilisinin itiraza mesnet marka başvurusunu tamamıyla müvekkili şirkete zarar vermek amacıyla yaptırdığını ileri sürerek 21/08/2019 tarih ve 2019-M-6869 sayılı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1-Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin uzun yıllardır gümrük müşavirliği ve lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olup 2000 yılında "Tuna Gümrük Müşavirliği Ltd. Şti" olarak kurulduğunu, 2006 yılında unvan değişikliği yaparak "Tuna Set Gümrük Müşavirliği ve Global Lojistik Ltd.Şti." halini aldığını, 2011 yılında meşgale değişikliği yaparak faaliyet alanlarına lojistik hizmetlerini de eklediklerini, "TUNASET" markasının müvekkili şirket tarafından oluşturulduğunu, 2015 yılında “TUNASET” markasının 36. sınıfta tescil ettirildiğini, davacı şirketin daha önce farklı bir isimle faaliyet göstermekte iken (TLS Lojistik.. Ltd. Şti. Mia Uluslararası Taş....Ltd.Şti., Mia Dış Tic Ltd. Şti.) 2015 yılı sonlarında unvan ve nevi değişikliği yaparak müvekkilinin tescilli markasına tecavüz ederek ve sektördeki bilinirliliğinden faydalanmak, karışıklıklara sebep olmak amacıyla şu andaki unvanını aldığını, davacının itiraz ettiği markanın müvekkilinin tescilli ve uzun yıllardır kullandığı markası olduğunu, davacı şirketin öncelikli kullanım hakkının bulunduğu iddiasının kötü niyetlerinin başka bir göstergesi olduğunu, ...'la ilgili iddiaların bu davanın konusu olmadığını, müvekkilinin de davacı şirkete karşı tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, tedbiren durdurulması, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması, maddi ve manevi tazminat ve tescilli markanın şirket unvanından ve her türlü yazılı ve basılı belgelerden kaldırılması talebiyle dava açtığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2-Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından itiraza mesnet gösterilen markanın YİDK kararı ile reddi işleminin idari olarak kesinleştiği, bu nedenle eldeki dava bakımından iptali talep edilen YİDK karar tarihi anında itiraza mesnet geçerli bir tescilli marka ya da marka başvurusu bulunmadığından 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki koşullarının somut olayda gerçekleşmediği, davalı şirketin davaya konu marka başvurusunda bulunurken kötü niyetli olarak hareket ettiği iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, yerel mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 24.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4714, K. 2024/6706, T. 24.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4714-e-2024-6706-k-ed08bbdf06c9