Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4709 E. 2024/6625 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4709
Karar No
2024/6625
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1002 Esas, 2023/940 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulması İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/148 E., 2021/84 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Macro/Makro" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı şirketin 2017/121934 sayılı ve “MACROCLEAN” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin alan adı ile de benzer olduğundan başvurunun SMK’nın 6/6 maddesi uyarınca da reddinin gerektiğini, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2019-M-6477 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalı davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraf markaları arasında başvuru kapsamında yer alan tüm mal ve hizmetler bakımından SM'Knın 6/1 maddesi anlamında iltibas koşullarının oluştuğunu, markalarda ortak olarak yer alan "Macro" ibaresinin ayıt ediciliği düşük olsa da dava konusu başvuruda yer alan diğer ibare ile yeterli ayırt ediciliği sağlanmadığı, davacının zayıf da olsa "MACRO" ibaresini merkeze alarak, bu ibare yanına ekli farklı kelime ve şekil unsurları ile bir seri marka ailesi oluşturmasının "MACRO" ibaresini merkeze alan sonraki tarihli bir marka bakımından ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesini arttıran bir unsur olduğu, davacının diğer iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davaya konu YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "MACRO/MAKRO" kelimesinin Türkçe'de büyük, geniş anlamlarına geldiğinden ayırt ediciliği oldukça düşük olup, her ne kadar tescilli olduğu sürece markanın korunması esas ise de bu ibareyi içeren markaların koruma kapsamları dar değerlendirilmesinin gerektiği, anılan ibarenin ortak olarak yer aldığı markalarda yapılacak küçük değişikliklerin dahi iltibas tehlikesini ortadan kaldıracağı, aksinin kabulü halinde, tasviri ve vasıf bildirici veya ticaret alanında herkesin kullanımına açık ibareleri bir şekilde tescil ettiren kişilerin, bu ibarelerin başkaları tarafından kullanımına engel olmaları sonucunun doğacağı, bu kapsamda yapılan değerlendirmede dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "MAKRO/MACRO" asıl unsurlu markaları arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, Dairemizin 2016/1578 E. Sayılı dosyasında verilen kararın da bu doğrultuda olduğu, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak YİDK iptaline ilişkin davanın reddine, hükümsüzlükle ilgili istinaf başvurusu olmadığından davalı şirket markasının hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ve aynı Kanun'un 92 inci ve 114 üncü maddeleri 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 23.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4709, K. 2024/6625, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4709-e-2024-6625-k-81fb38f98406