Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4706 E. 2024/6820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4706
Karar No
2024/6820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/944 Esas, 2023/896 Karar HÜKÜM :Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 5. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/61 E., 2021/21 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Uzman" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin 2019/20712 sayılı ve “fm uzman et toptan&perakende” ibareli marka başvurusuna anılan markalarına dayalı olarak yaptığı itirazların dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markalarının iltibasa neden olacak düzeyde benzer bulunduğunu, müvekkiline ait markaların asli unsuru oluşturan "Uzman" ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu markanın müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, başvurunun tescil edilmek istendiği 29 ve 35. sınıf mal ve hizmetlerin müvekkilinin markaları kapsamında da yer aldığını, öte yandan müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da bulunduğunu, tanınmış markanın benzerini tescil ettirmek isteyen davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK'nın 2019-M-11239 sayılı kararının iptalini ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre taraf markaları arasında emtia benzerliği bulunduğunu ancak marka işaretleri arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzerlik olmadığını, her ne kadar markalar arasında "UZMAN" ibaresi müşterek olarak bulunsa da, anılan ibarenin Türk Dil Kurumu sözlüğünde; "Belli bir işte, belli bir konuda bilgi, görüş ve becerisi çok olan kimse." anlamına geldiği, bu hale göre anılan ibarenin gerek mal piyasasında gerekse hizmet piyasasında yaygın olarak kullanılan, tek başına kimsenin tekeline verilemeyecek, tasviri nitelikte bulunan ayırt ediciliği oldukça düşük bir ibare olduğu, zayıf markaların koruma kapsamı değerlendirilirken iltibas tehlikesinin yapılacak küçük bir değişiklik ile dahi bertaraf edilebileceğinin göz önüne alınması gerektiği dava konusu markada "UZMAN" ibaresinin yanı sıra yer alan şekil unsuru ve "FM" ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağladığı, genel görünüm itibari ile dava konusu marka ile itiraza mesnet markalar arasında benzerlik bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki koşulların da oluşmadığı, kötüniyet iddiasının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle YİDK kararının iptali isteminin reddine, dava konusu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu "Fm Uzman et toptan & perakende+şekil" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Uzman" asıl unsurlu marka işaretleri arasında, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında benzerlik bulunmadığı, Mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davacı tarafa ait markaların asli unsurunu oluşturan "Uzman" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, zayıf markaların koruma alanlarının ise daha dar bulunduğu, zayıf markalar söz konusu olduğunda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvuru konusu ibareye yapılan eklerle davacı markalarından yeterince ayırt ediciliğin sağlandığı, diğer yandan taraf marka işaretleri benzemediğinden, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, diğer yandan kötüniyet iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4706, K. 2024/6820, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4706-e-2024-6820-k-55fe5b1d9ec6