Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4697 E. 2024/6574 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4697
- Karar No
- 2024/6574
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/975 Esas, 2023/970 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/458 E., 2020/448 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2017/48866 sayılı "AKYÜREK TEKNOLOJİ" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin "AKYÜREK" ibareli markalarına dayalı olarak bu başvuruya itiraz ettiğini, Markalar Dairesi Başkanlığının 2003/33229 ve 2012/81513 sayılı markalara dayalı itirazı yerinde görerek karıştırılma tehlikesi gerekçesiyle başvurunun kısmen reddine karar verdiğini, müvekkilince bu karara yapılan itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkilinin 1978 senesinden beri faaliyette bulunduğunu, 1996 yılında ticaret unvanını tescil ettirdiğini, 2003 yılından beri de marka tescillerinin olduğunu, müvekkilinin eski tarihli tescillerden ve kullanımlardan kaynaklanan haklarının davalı Kurum tarafından yok sayıldığını ve marka müracaatından bir kısım emtiaların çıkarıldığını ileri sürerek YİDK'nın 2018-M-7548 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı Tasfiye Halinde Akyürek Holding Anonim Şirketi davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacının "AKYÜREK TEKNOLOJİ" ibareli marka başvurusu ile davalının "AKYÜREK HOLDİNG+şekil" ve "AKYÜREK" ibareli tescilli markaları arasında başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler yönünden biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, ortalama düzeydeki tüketici nezdinde başvuru kapsamından çıkartılan hizmetler açısından iltibas nedeniyle başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası koşullarının oluştuğu, davacı taraf marka başvurusu üzerinde aynı zamanda davalı markasından önce tescilli markalarına dayalı müktesep hak iddia etmiş ise de davacının bu iddiasına mesnet markalarında (2003/10572, 2007/15248, 2010/47415, 2014/106592, 2014/106586) başvurudan çıkartılan hizmetlerin olmadığı, 2015/88557 ve diğerleri açısından ise başvuru ile bu markalar arasında uzunca bir süre geçmediği için müktesep hak koşullarının oluşmadığı, davacı taraf ticaret unvanına bağlı hak iddia etse de bu durumun kendisinin marka tesciline öncelik sağlamayıp 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası kapsamında başkasının marka başvurusuna itiraz hakkı sağladığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, "AKYÜREK TEKNOLOJİ" ibareli başvuru ile redde mesnet "AKYÜREK" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, markalarda aynı asli unsurun kullanıldığı ve başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, davacının dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının olmadığı, davacının eski tarihli markalarının kapsamında 35. sınıf hizmetlerin yer almadığı, 35. sınıf hizmetlerin yer aldığı markalarla dava konusu başvuru arasında ise uzunca bir sürenin geçmediği, buna göre müktesep hak için aranan koşulların gerçekleşmediği, eldeki davanın marka başvurusunun kısmen reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, dolayısıyla davacının ticaret unvanı, gerçek hak sahipliği ve internet alan adına dayalı iddialarının bu davada tartışılmasının mümkün olmadığı, anılan hususların ancak bir marka başvurusuna itiraz hakkı sağladığı, bunun dışında tescilli bir markanın varlığına rağmen o markanın aynısını ya da benzerini tescil imkânı vermediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.