Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4692 E. 2024/7044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4692
- Karar No
- 2024/7044
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/888 Esas, 2023/776 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2.Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/282 E. - 2020/381K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait “...” ibareli markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2018/89519 sayılı "... Ocakbaşı" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun görünüş, renk, okunuş, sınıf ve telaffuz açısından birebir aynı olduğunu, bu benzerliğin her iki marka arasında irtibat bulunduğu kanısını uyandırmaya yeterli bulunduğunu, bu bakımdan iki markanın aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, “... Ocakbaşı” markasındaki “...” kelimesinin dışındaki kelimelerin tali unsur niteliği taşıdıklarını, markada ön planda olan kelimenin ... ibaresi olduğunu, bu ibarenin markanın esas ve ayırt edici unsurunu oluşturduğunu, markanın ortasında kullanılan “...” kelimesinin de tamamen markanın esas unsurunu oluşturan “...” ibaresini vurgulamaya/tanımlamaya yönelik kullanıldığını, davalı ya da davalı ile birlikte hareket eden kişilerin daha önce yaptığı “...” ibareli marka başvurularının reddedildiğini, ... isimli davalının ... Turizm ve Restaurant İşletmeciliği Tic. Ltd. Şti.’nin çalışanı ve aynı zamanda ocak ustası olduğunu, ilgili şirketin http://fikretadanaocakbasi.com/ internet sitesi incelendiğinde davalının bu şirketin çalışanı olduğunun görüleceğini, işbu davanın davalısı ...’ın markanın müvekkiline ait olduğunu bilerek kötü niyetli bir şekilde markayı adına tescil ettirmeye çalıştığını, müvekkiline ait ... markaları ile davaya konu ... Ocakbaşı markasının, aynı satış noktalarında, yan yana ve aynı ürünler üzerinde kullanılması ve yine aynı ürünler üzerinde kullanılacak olmasının karışıklığa meydan vereceğini, dava konusu marka tescil edildiğinde, müvekkili firma aleyhine haksız bir yarar sağlanacağını, markanın itibarına zarar verileceğini ve ayırt edici karakterinin zedeleneceğini ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) 2019-M-4797 sayılı kararının iptaline, 2018/89519 sayılı marka tescil edilmişse hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davacının itirazına dayanak markalar ile müvekkili başvurusu arasında benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun ayırt edici unsurunun müvekkilinin adı ve soyadından oluştuğunu, ayrıca “...” kelimesinin Türkiye’de yaygın biçimde kullanılan bir kişi ismi olduğunu ve bu niteliğiyle tek basına çok güçlü bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla taraf markalarının karıştırılmayacağını, davacı markasının tanınmışlığının ispat edilemediği, dava konusu başvurunun kötü niyetli yapıldığının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 03.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.