Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4676 E. 2024/6843 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4676
Karar No
2024/6843
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/947 Esas, 2023/848 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/356 E., 2021/33 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "FORM" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı Şirketin "Multiform" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek YİDK’nın 23.03.2017 tarih ve 2019-M-6603 sayılı kararının iptaline, tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Provita Pharma İlaç Kimya İthalat İhracat Ltd. Şti. cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının "MULTİFORM" ibareli marka başvurusu ile davacının 2013/41705, 2006/01243, 2007/65502, 2007/65504, 2003713834, 2002/02839 sayılı ve "FORM" ibareli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 5/2 nci sınıftaki "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." malları yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, diğer yandan davacı markalarının diyet ürün sektöründe tanınmışlığa ulaştığı, bu yüzden de dava konusu marka kapsamına yer alan “Tıbbi amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar” emtiaları açısından tesciline engel olabileceği, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 2019-M-6603 sayılı YİDK kararının dava konusu edilen 2018/39040 sayılı markanın kapsamında yer alan 5/2 nci sınıftaki "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." yönünden iptaline, sayılan mallar yönünden dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, hüküm davalılar vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu "MULTİFORM" ibareli başvuru ile davacının 2013/41705, 2006/01243, 2007/65502, 2007/65504, 2003713834, 2002/02839 sayılı ve "FORM" ibareli markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 5 inci sınıf "Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler; insanlar ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler." malları yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşullarının oluştuğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "Form" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen yer aldığı, her ne kadar davalı tarafça "Form" ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük olduğu savunulmuşsa da; bir markanın tescilli olduğu sürece korunması asıl olup,"FORM" ibaresinin ayırt edici niteliğinin düşük olduğu kabul edilse dahi, İlk Derece Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere "birden çok" anlamına gelen ve yaygın kullanımı bulunan "Multi" ibaresinin, karar yerinde iltibas bulunduğu kabul edilen mallar yönünden, başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, uyuşmazlık konusu 5 inci sınıf malların tüketicisinin bilinçli olmasının da varılan sonucu değiştirmeyeceği, nitekim "Çikoform" ibareli başvuruyu, davacının işbu davada da itirazına mesnet olan "FORM" ibareli markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2020/1732 E., 2021/2426 K. sayılı ilamında ve 5 inci sınıfın tüm alt gruplarında yer alan mallar yönünden tescili istenen "ONFORM" ibareli başvuru ile davacının yine işbu davada itirazına mesnet markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunun kabul edildiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2015/14455 E., 2017/2327 K. sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşıldığı, diğer yandan iltibas değerlendirmesinde marka kapsamları esas olduğundan, tarafların markalarını fiilen farklı sektörlerde kullanmalarının sonuca bir etkisinin olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalıların temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgililere iadesine, 26.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4676, K. 2024/6843, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4676-e-2024-6843-k-53cf4f6e3061