Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4560 E. 2024/2126 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4560
Karar No
2024/2126
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/440 Esas, 2023/278 Karar HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı aleyhine faturadan kaynaklı olarak İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün 2012/24692 E. sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borcun tamamına ve ferilerine itirazı ile takibin durduğunu, borçlunun icra takibinde yetkiye de itiraz ettiğini, ancak bu itirazın usulüne uygun olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişki neticesi müvekkilinin davalıdan takip tarihi ile 51.869,08 USD alacağının olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Mısır'da kurulan müvekkilinin Dimyat serbest bölgesi, Mısır'da faaliyet gösterdiğini, bu sebeple Mısır Kanunlarına ve yargısına tabi olduğunu, yetki itirazı ileri sürdüklerini, İstanbul'daki adreslere yapılan ihtarnameler dahil tüm tebligatların usulsüz olduğunu, tarafların bir takım işlerin yapılması amacı ile anlaştığını, ancak sözleşme konusu işlerin bedelinin davacıya ödendiğini, davacının sözleşme dışı işler yapıldığını iddia ederek bir takım faturalar tanzim ettiğini, bahse konu faturalara konu mal ve hizmetlerin davalı şirket tarafından hiçbir zaman alınmadığını, davacının faturalara konu işleri ifa ettiğini ispatlaması gerektiğini, davalının imza yetkilileri tarafından düzenlenmiş, imzalanmış ve kaşelenmiş bir protokolün mevcut olmadığını, müvekkilinin 38.076,32USD tutarında borcu kabul ettiği yönündeki beyanın mesnetsiz kaldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Verilen Karar Mahkemece 07.11.2013 tarih, 2013/184 E. ve 2013/276 K. sayılı kararı ile icra dairesinin yetkisizliği sebebiyle davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 01.04.2019 tarih, 2018/1159 E. ve 2019/2157 K. sayılı kararıyla davanın faturadan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, dosya içeriğine bakıldığında takip dosyasında ödeme emrinin borçlunun Türkiye’deki adresine tebliğ edildiği ve itirazda bulunulduğunun görüldüğü, öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 9 uncu maddesinde Türkiye’de yerleşim yeri bulunmayan taraflarla ilgili hangi yöntemin takip edileceğine dair hüküm olmadığı, davalı tarafından Mısır Mahkemelerini yetkili gösteren herhangi bir yetki sözleşmesi bulunmadığından, işin esasına girilip taraf delillerine göre varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken usul hükümleriyle bağdaşmayan gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi yerinde görülmeyip karar bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı şirketin Mısır'da kurulduğu, halihazırda Dimyat serbest bölgesi, Mısır'da faaliyet gösterdiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın faturadan kaynaklanan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacının 2011 yılına ilişkin incelenen ticari defterlerinde davalı ile ticari ilişkisinin görüldüğü, takibe konu edilen 4 adet faturanın davacının 2011 yılına ilişkin ticari defterlerinde kayıtlı olmamakla birlikte faturalara konu malların davalıya gönderilmesine konu edilen gümrük beyannamelerinin davacı ticari defterlerine kayıtlı olduğunun görüldüğü, yurt dışı şirketi davalının ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacının 2012 yılına ait ticari defter ve belgelerinin incelenmesi ve tarafların beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi nedeniyle dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdii edildiği, davacının icra takibine ve davaya konu etmiş olduğu faturaların ticari defterlerinde, Tek Düzen Hesap Planına ve Muhasebe Sistemi Uygulama Tebliğlerine uygun olarak alıcılar hesabında kısa vadeli alacak şekliyle kayıtlı olduğunun görüldüğü, davalının muhasebe şefinin 20.12.2012 tarihinde davacıya gönderdiği mailde 38.076,32 USD borçlu olduklarını beyan ettiği, bu bedelin davacıya ödendiğine dair bir delilin sunulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 38.076,32 USD asıl alacak üzerinden takip talebindeki şartlar ile devamına, takibin devamına karar verilen 38.076,32 USD'nin dava tarihindeki TL karşılığı olan 73.106,53 TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; reddedilen kısmın gerekçelendirilmediğini, oysa müvekkilinin ticari defterlerinde ve bilirkişi raporunda 51.500,00 USD alacağın tespit edildiğini, davalının bilinçli olarak defterlerini ibraz etmediğini, etmiş olsaydı bu kaydın görüleceğini, takip döviz üzerinden yapıldığında icra inkar tazminatının da döviz bazında hesaplanması gerektiğini, vekalet ücretinin hangi miktar baz alınarak hesaplandığının belli olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; sadece fatura ve gümrük beyannamesi düzenlenmesinin davacının mal ve hizmet sağladığını ispata yetmediğini, faturaya konu mal ve hizmetin sağlandığını davacının ispatlaması gerektiğini, dayanak e-mailin elektronik kaydının değil ekleme çıkarma yapılabilecek taranmış bir belge olarak sunulduğunu, tek başına delil kabul edilemeyeceğini, üç bilirkişi raporunda da fatura tarihi olan 2011 yılına dair davacı ticari kayıtlarında faturaların yer almadığının belirlendiğini, 2011 yılı yevmiye defteri kapanış tasdikinin usulüne uygun yapılmadığını, davacının alacağını tahsil ettiği halde bahse konu faturaları yeniden kaydettiğini, likit olmayan alacak için icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, bozma kararına direnilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.Mahkemece, davalının muhasebe şefinin 20.12.2012 tarihinde davacıya gönderdiği mailde 38.076,32 USD borçlu olduklarını beyan ettiği gerekçesiyle anılan e-maile itibar edilerek e-mailde belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline karar verilmişse de davalı anılan e-maili ve içeriğini kabul etmemiştir. Bu durumda Mahkemece e-maili gönderen ...'ın 20.12.2012 tarihli e-mail konusunda beyanlarının alınması, gerekirse e-mail mesajları üzerinde teknik bilirkişi incelemesi yapılması, davalının muhasebe şefi olduğu iddia edilen bu kişinin taraflar arasındaki ticari ilişkide işlem ve eylemlerinin teamül haline gelip gelmediğinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacı vekilin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 14.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4560, K. 2024/2126, T. 14.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4560-e-2024-2126-k-88c4ea9da2cf