Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4497 E. 2024/7779 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4497
Karar No
2024/7779
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/771 Esas, 2023/767 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/549 E., 2022/4 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 05.11.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalı şirketler vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... adi ortaklığının Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatının yüklenicisi olduğunu, müvekkilinin davalı firmalara Kocaeli Şehir Hastanesi inşaatında 3 yıla yakın vinç kiralama ve operatör hizmeti sunduğunu, davalılarca düzenlenip imzalanan hakediş raporları kapsamında müvekkili tarafından fatura düzenlendiğini, davalı firma ile davacı firma arasında her ay neredeyse yazılı olarak mutabakat yapıldığını, söz konusu ticari iş sebebiyle müvekkilinin davalılardan cari hesap alacağının 1.009.505,36 TL olduğunu, davalı firma yetkilisince müvekkiline gönderilen e-posta ile cari bakiyenin 1.159.505,36 TL olduğunun bildirildiğini, davalılarca borcun ödenmemesi üzerine icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamına, inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında geçerli yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, icra takibinin dayanağı cari hesap ekstresinin kesin borç kabulü olmadığını, davacının alacağını ispatlaması gerektiğini, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkili şirket yetkilisinden kendisine gelen bir e-postadan bahsetmekte ise de söz konusu e-postanın varlığının davalı tarafı bağlaması ve borç kabulü olduğunun düşünülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, her iki tarafın ticari defterinde davacının, davalıların oluşturduğu iş ortaklığından 1.009.505,36 TL alacaklı olduğunun anlaşıldığı, ticari defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, davacı vekilinin 07.06.2021 tarihli dilekçesinde ihtiyati haciz kararı ile Kocaeli 8.İcra Müdürlüğü'nün 2020/96110 E sayılı dosyasında davalıların malvarlığı üzerine haciz şerhi işlendiği, davalı tarafından ihtiyati haciz tutarının 09.04.2021 tarihinde icra dosyasına ödendiği, ödenen 1.009.505,36 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesine muvafakat edildiği gerekçesiyle davanın kabulü ile davalıların takibe itirazının iptali ile takibin 1.009.505,36 TL üzerinden devamına ( Dava açıldıktan sonra davalılar tarafından yapılan 1.009.505,36 TL ödemenin infazda dikkate alınmasına), 1.009.505,36 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalılardan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalılar vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri., 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci ve devamı maddeleri 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4497, K. 2024/7779, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4497-e-2024-7779-k-80d0629af28e