Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4473 E. 2023/5881 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4473
- Karar No
- 2023/5881
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/31 Esas, 2020/312 Karar DAVA TARİHİ : 20.08.2008 HÜKÜM : Davanın kabulü Taraflar arasındaki menfi tespit davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilince davalıya verilen 30.05.2008 tarihli 40.000,00 TL bedelli çekin 05.06.2008 tarihinde banka havalesiyle ödendiği halde davalının kötüniyetli olarak çeki müvekkili aleyhine takibe koyduğunu ileri sürerek takibe konu çek nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine ve %40 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 22.10.2010 havale tarihli dilekçesiyle, müvekkilinin TOKİ'den alacağı istihkaklar üzerine konulan haciz nedeniyle icra dosyasına giren 48.000,00 TL'nin davalıya ödendiğini, davalı tarafından tahsil edilen bedelin tahsil tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalıdan istirdadına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının ödeme iddiasını kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, müvekkilinin alacağının davalı tarafından ikrar edilen çeke dayandığını savunarak davanın reddi ile davacının %40 oranında tazminata mahkum edilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 12.10.2017 tarih, 2017/674 E. ve 2017/700 K. sayılı kararı ile menfi tespit ve istirdata ilişkin davanın esası ile ilgili bölümü bozma kapsamı dışında bırakılarak kesinleştiğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davanın kötü niyet tazminat talebinin kabulü ile, takip konusu alacak miktarı olan 38.794,74 TL'nin takip tarihi gözetilerek %40'na tekabül eden 15.517,90 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 10.09.2019 tarih, 2018/362 E. ve 2019/4262 K. sayılı kararıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, mahkemece davacının bütün talepleri hakkında yeniden hüküm kurulması gerektiğinden, davacının bütün talepleri hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek Mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından çek bedelinin ödendiği iddia edilerek dava açılmış olup davacı tarafından ibraz edilen havale dekontunun incelenmesinde, davacının 05.06.2008 tarihinde Denizbank Malatya Şubesi aracılığıyla davalı hesabına 40.000,00 TL gönderdiği, havale dekontunda açıklama kısmında "Şekerbank'a ait 1097 nolu 30.05.2008 tarihli" şeklinde açıklama bulunduğu, davalı tarafından icra takibine konu edilen çekinde havale dekontunda açıklaması bulunan çek olduğu, davacının davalıya cari hesap nedeniyle borcu bulunsa dahi davacı tarafından çeke mahsuben gönderilen paranın cari hesaptan mahsup edilmesi ve bedeli ödenmiş çeke dayalı olarak icra takibi yapılması mümkün olmadığından davacının dava konusu olan çek ve icra takibi nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip konusu alacak ödenmiş ve dava istirdada çevrilmiş olmakla davalıya ödenen toplam 43.601,74 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 35.418,74 TL'ye 18.09.2008, 8.183,00 TL'ye 07.10.2008 tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, kesinleşen ilamda yapılan ve kesinleşen tespit karşısında, takipten önce ödenen çek bedeli nedeniyle takip yapan davalı takip alacaklısının bu takibinde haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığından, takip tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kanun hükmü nedeniyle, davacı lehine %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin gıyaplarında ve taraflarına tebligat yapılmadan, Yargıtay bozma kararına karşı beyanları alınmadan, taraf teşkili sağlanmadan davanın kabulü şeklinde karar verilmiş olup kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının güncel mersis bilgi bankasındaki kaydında firmanın terkin gözüktüğünü, taraf teşkili davanın görülmesi için ön şart olduğu gibi yargılamanın bittiğinin tefhim- tebliğ edilmemesi yanında sözlü yargılamaya ilişkin ihtarat yapılmaması nedeniyle kararın bozulması gerektiğini, müvekkilinin meşru ve mevcut bir alacağın takibini başlattığını, davacının borç ödeme iddiasının yazılı ve kesin delil ile ispat edilemediğini, ödemenin cari hesap kapsamında olduğunu, müvekkilinin mahsup hakkının kullandırılmamasının da hatalı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetinden bahsedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir.Yargıtay bozma ilamı davalı vekiline tebliğ edilmiş ise de 07.07.2020 tarihli yeni duruşma günü davalı vekiline tebliğ edilmemiştir. Taraf teşkili sağlanmadan yargılamaya devam edilerek karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğundan, adil yargılanma hakkı ile 6100 sayılı Kanun'un 27 nci maddesi uyarınca hukuki dinlenilme hakkına aykırıdır. Mahkemece, bu hususlar nazara alınmadan duruşma gününün davalı vekiline tebliğ edilmeksizin davalının yokluğunda yargılamanın yürütülüp sonuçlandırılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.