Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4400 E. 2024/6769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4400
- Karar No
- 2024/6769
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/514 Esas, 2023/488 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/172 E., 2020/436 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına tescilli "FERRE" ibareli markaların bulunduğunu, davalı Şirketin ise 2018/16474 sayılı "Ferre Diamond" ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili markaları ile dava konusu başvurunun görsel, işitsel ve anlamsal olarak benzerlik hatta aynılık taşıdığını, zira müvekkili markalarının esas unsurunun FERRE ibaresinden oluştuğunu, davaya konu başvuruda da “elmas, mükemmel harika” anlamlarına gelen “diamond” ibaresinin vasıf bildirici tali bir unsur olup esas unsurun FERRE ibaresi olduğunu, dava konusu başvuru ile itiraza mesnet markaların kapsadığı malların kullanım amacı ve alanlarının, kullanıcılarının, fiziksel görünümlerinin ve satış yollarının benzer bulunduğu, 11 inci sınıftaki malların, ev ve ev ürünleriyle bağlantılı olup hitap ettiği tüketicisinin kadınlar olduğunu, müvekkili markasının giyim sektöründe tanınmış bulunduğunu ve iki sektörün aynı/benzer tüketici kesimine hitap ettiğini, müvekkili markasının giyim, ayakkabı, kırtasiye, bavul, saatler ve parfümler yanında ev ürünleri ve ev teksili sektöründe uzun yıllardır kullanıldığını, müvekkili markasının Türkiye’de yoğun ve ciddi kullanımla tanınmışlık düzeyine eriştiğini, davaya konu başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun(6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrası anlamında müvekkili markasının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibarına zarar vereceğini ve markanın gücünün etkileme alanının azalmasına yani markanın sulanmasına neden olacağını, müvekkilinin tescili talep edilen emtia ile ilgili ilişkili olacak şekilde ev ürünleri vb ürünler bakımından önceye dayalı haklarının bulunduğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK)'nun 2019-M-992 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında yer alan malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer almadığını, dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin olmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili, davacının itirazına mesnet FERRE hakim unsurlu markalar ile müvekkili başvurusunun kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı olması nedeniyle karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini, bu yönden emsal mahkeme kararının da bulunduğunu, müvekkilinin ilk olarak 2005/34896 sayılı FERRE markasını ve takip eden 21 adet FERRE esas unsurlu seri markaları tescil ettirdiğini, dolayısıyla marka üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu, davacının sessiz kalma nedeni ile hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davalının "Ferre Diamond" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "FERRE" ibareli tescilli markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber mal/hizmet benzerliği oluşmadığından SMK'nın 6/1 maddesindeki iltibas-karıştırılma-benzerlik koşulunun gerçekleşmediği, davacı tarafın başvuru ibaresi üzerinde SMK'nın 6/3 maddesi anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğini kanıtlayamadığı, davalının marka başvurusu dolayısıyla davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yarar sağlayabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerinin de ispat edilemediği, davacı tarafın başvuru üzerinde SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir hakkının olmadığı, dava konusu marka açısından kötü niyetli başvuru yapıldığı iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "FERRE Diamond" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "FERRE" asıl unsurlu markalar arasında işaretler yönünden SMK'nın 6/1 maddesi anlamında benzerlik ve karıştırılma tehlikesi mevcut ise de taraf markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında anılan madde anlamında bir benzerliğin olmadığı, bu itibarla SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının gerçekleşmediği, davacı markalarının tanınmışlığı işbu dosya kapsamındaki delillerle kanıtlanmadığı gibi başvuru kapsamındaki ısıtma ve soğutma amaçlı cihazlar yönünden SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının da ispat edilemediği, SMK'nın 6/3 ve 6/6 maddesi koşullarının da somut olayda bulunmadığı, yine dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu iddiasının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı Kurum YİDK kararının iptali ve diğer davalı şirket markasının hükümsüzlüğü isteminin yerindeliğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 25.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.