Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4397 E. 2024/6405 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4397
Karar No
2024/6405
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/493 Esas, 2023/434 Karar HÜKÜM :Yeniden esas hakkında kurulan hüküm ile davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2018/441 E., 2020/424 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin LEVEL markasının uluslararası alanda tescilli olduğunu, Türkiye’de de 39. sınıfta tescili için 2017/117050 numara ile başvuru yaptığını, ancak davalı şirkete ait 2011 01003 sayılı 36, 37, 38, 39, 41, 43, 44, 45. sınıflarda tescilli olan “LEVEL” markası nedeniyle başvurusunun reddedildiğini, davalının “LEVEL” markasını hiçbir zaman ve özellikle son beş yıl içinde tescil kapsamında yer alan hizmetlerin hiçbirisi için kullanmadığını, davalının markayı kullanmadığı halde sicili gereksiz yere işgal ettiğini, bu nedenle müvekkilinin zarar gördüğünü ileri sürerek, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 9 uncu ve 26 ncı maddeleri ile geçici 4 üncü maddesi uyarınca 2011 01003 sayı ile tescilli “LEVEL” markasının son 5 yıl içinde kullanılmadığı tüm mallar bakımından iptaline ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın dava konusu marka hakkı ile bir ilgisinin bulunmadığını, 6769 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 10 Ocak 2017 tarihinde mevzuatta tescilli bir markayı kullanma zorunluluğunu düzenleyen bir hükmün bulunmadığını, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinden davalı markasının iptali isteminin hukuka aykırı olduğunu, “Next Level” markasının bilinirliğinin müvekkili şirketle birlikte gerçekleştiğini, davacı tarafından kullanılan “Next Level” markasında yer alan “Next” ibaresinin Türkçede “bir sonraki, bundan sonra” anlamlarına gelen bir sıfat olduğunu ve ayırt edici niteliğe sahip olmadığını, bu nedenle “Next Level” markasında ayırt ediciliği sağlayan esas unsurun “Level” ibaresi olduğunu, müvekkili tarafından ticari hayata başladığı tarihten itibaren “Next Level” markasının aktif şekilde kullanılması nedeniyle “Level” markasının da kullanıldığının kabulünün gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, tescilli markasının kendi bilgi ve rızası dahilinde “NEXT LEVEL MANAGEMENT” ibaresi ile “şekil + NEXT LEVEL MANAGEMENT” şeklindeki logonun kendisi ile bağlı şirketler tarafından kullanıldığını iddia edip aksi kanıtlanmadığına göre dava konusu markanın 39. sınıfında yer alan "Kara taşımacılığı hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Malların depolanması hizmetleri." yönünden kullanıldığının kanıtlandığı, ancak bunlar dışında kalan hizmetlerin ispat edilemediği, davalı yönünden kullanım hak ve yetkisinin doğduğu 17.05.2012 tarihinde de yürürlükte olduğu ve henüz o tarihte Anayasa Mahkemesi tarafından da bu maddenin iptal edilmediği düşünüldüğünde marka kullanım hakkının kazanıldığı tarihte markanın kullanılmaması nedeniyle ilerde iptalinin muhtemel olacağı söz konusu iken buna rağmen kullanılmayıp, 6769 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten 5 yıl daha bir hak alacağı-alması gerektiği iddiasının Kanun'un 1 nci maddesinde belirtilen amaç ve ruhuna aykırılık oluşturacağı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2011/01003 sayılı markanın 39. sınıfında yer alan "Kara taşımacılığı hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Malların depolanması hizmetleri." dışında kalan tüm hizmetler yönünden markanın iptaline, dava konusu 2011/01003 sayılı markanın 39. sınıfında yer alan "Kara taşımacılığı hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Malların depolanması hizmetleri." bakımından ise davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davanın reddine yönelik mahkeme kararında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı tarafça kullanıma dair delil sunulan “NEXT LEVEL MANAGEMENT” ibareleri ile logosunun kullanımlarının, dava konusu 2011 01003 sayılı “LEVEL” markasının ayırt edici karakteri değiştirilmeden farklı unsurlarla kullanılması olarak kabul edilemeyeceği, bu nedenle de iptali talep edilen “LEVEL” markasının, tescil kapsamında bulunan hizmetlerin tamamı için, dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre içerisinde, 6769 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinde gösterildiği biçimde, davalı tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanımının ispatlanamadığı, bu nedenle aynı Kanun'un 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca tescil kapsamında bulunan hizmetlerin tamamı için markanın iptali koşullarının mevcut olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulması sureti ile davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kullanmama nedeni ile marka iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4397, K. 2024/6405, T. 16.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4397-e-2024-6405-k-cc94385308bc