Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4312 E. 2024/6008 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4312
Karar No
2024/6008
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/582 Esas, 2023/572 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/306 E., 2020/215 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "REGAL" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalının 2018/05401 başvuru numaralı “REGAL START” ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkili markalarıyla ayniyet derecesinde benzer olduğunu, dava konusu marka başvurusunun 01. sınıfta yer alan emtialar üzerinde tescil edilmek istenildiğini, müvekkili şirket markalarının ise en genel anlamda, 07, 08, 09, 11, 21, 35, 36, 37, 38, 42. sınıflarda tescilli olduklarını, dava konusu marka başvurusunun kapsamında “gübreler” emtiasının yer aldığını, hiçbir marka sahibinin, markasının “gübre” emtiası üzerinde kullanılmasını istemeyeceğini, bu markanın tesciline izin verilmesinin, müvekkilinin markasal anlamdaki haklarının ihlali anlamına geleceğini, müvekkili markasının tanınmış olduğunu davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, yine müvekkili şirkete ait www.regal-tr.com ibareli alan adının da 02.01.2004 tarihinden itibaren tescilli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile yargılama sırasında tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; taraf markaları arasında ilişkilendirilmeye yahut karıştırılmaya neden olacak bir benzerliğin bulunmadığını, markalarda ortak “REGAL” ibaresinin tek başına karıştırma ihtimalini doğurmayacağını, müvekkili markasındaki “START” ibaresinin baskın unsur olduğunu, “regal” ibaresinin jenerik bir unsur olup ayırt edici dahi olmadığını, markaların kapsadıkları mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, davacı markasının tanınmış marka statüsünde olmadığını, kötü niyet iddialarının yersiz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; başvurunun 01. sınıf, itiraza mesnet markaların ise 07, 08, 09, 11, 21, 35, 37, 38 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescilli oldukları, taraf markalarının ayırıcı unsurlarını oluşturan "REGAL START" ibaresi ile "REGAL" ibaresi arasında fonetik ve anlamsal benzerlik bulunduğu, başvurudaki "START" ibaresinin iltibası ortadan kaldıracak yeterliliğe sahip olmadığı, ancak markaların tescil kapsamında bulunan malların birbirinden çok farklı olması nedeniyle markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında bir iltibas tehlikesi bulunmadığı, mahkemece davalının marka kapsamındaki mallar ile davacı markasının tanındığı kabul edilen "beyaz eşya" emtiasının birbirlerinden tamamen farklı nitelikteki mallar olduğu, ortalama tüketicilerin davalı şirketin mallarını satın aldığı veya kullandığı sırada bu malları davacının "beyaz eşya" ürünüyle ve davacı şirketle ilişkilendirmesinin mümkün bulunmadığı, davalının kötü niyet ile hareket ettiğinin ispatlanamadığı, farklı emtia gruplarına ilişkin markalar bakımından 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü fıkrasının uygulama alanı bulmayacağı, sadece alan adı tescilinin sınai hak doğurmayacağı, anılan alan adını taşıyan web sayfasının davacının markalarının kullanımı niteliğinde olduğu ve onlardan bağımsız bir hak doğurmasının mümkün olmadığı, aksi de düşünülse mahkemenin iltibas tehlikesinin bulunmadığına dair kabulü karşısında davacının alan adı tescilinin de davalı başvurusunun engelleme olanağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta "START" kelimesi başvuruyu davacının itiraza mesnet markasından yeterince uzaklaştırmamış ise de, emtia benzerliği şartının gerçekleşmediği, bu nedenle taraf markaları arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, öte yandan davacının markalarının tanınmışlığı "beyaz eşya" malları yönünden kabul edildiği, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.09.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4312, K. 2024/6008, T. 04.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4312-e-2024-6008-k-a3d4b28d68f8