Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4302 E. 2024/6244 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4302
Karar No
2024/6244
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/676 Esas, 2023/442 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/138 E., 2022/178 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin halı, battaniye, kilim gibi tekstil ürünleri üzerine hizmet vermekte olduğunu, davalının Gaziantep ilinde faaliyet gösteren bir şirket olup, müvekkiliyle yaklaşık 2015-2016 yılında beri ticari ilişkileri olduğunu, davalının Birleşmiş Milletlerin (BM) açmış olduğu 2015 ila 2019 dönemi için battaniye ihalesini kazandığını, almış oldukları bu ihalenin battaniyelerin alım ve tedarik işini Uşak'ta üretim yapan müvekkilinden yapmakta olduğunu, müvekkilinin resmi olarak kalite belgeleri ve izinleri olduğu için davalının aradığı kalitedeki malları, müvekkilinden temin ederek BM'ye gönderdiğini, müvekkili tarafından üretilen bu battaniyelerin sipariş üzerine üretildiğini, davalı tarafın vermiş olduğu siparişlerin Birlemiş Milletlerin ihale şartnamesinde istenilen boyutlarda olduğunu, bu boyuttaki battaniyelerin özel üretim olup normal piyasaya sürmeye elverişli ürünler olmadığını, Haziran 2019'dan itibaren davalının alımı azaltmaya ve yavaşlatmaya başladığını, müvekkilinin sonradan piyasada yaptıkları araştırmada Uşak ilinden hammadde tedarik eden şirketlerin davalı için battaniye ürettiğini ve bu üretilen battaniyeleri sanki müvekkilinden geliyormuş gibi değişik şekillerde BM'nin Gaziantep’te bulunan deposuna göndermiş olduğunu öğrendiklerini, müvekkilinin yazılı olarak davalı tarafa durumu anlatarak artık kendi belgelerinin ve isminin kullanılmaması için bilgi verdiklerini, müvekkilinin 370.125 USD ve toplam 1.124.000 USD civarında bir parasal değerden mahrum kaldığını, aynı zamanda bu meblağlar için bankalardan kullanılan krediler için müvekkilinin borca girdiğini, mağdur olduğunu ileri sürerek şimdilik 72.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında hiçbir koşul, şekil ve ad altında bahsedilen ürünler için sözleşme imzalanmamış olmasına, herhangi bir şekilde üretim talebinde bulunulmamasına ve delil tespitinin şartlarının hiçbirisi mevcut olmamasına rağmen, sadece davacının soyut beyanlarına dayanarak, hukuka aykırı bir şekilde delil tespiti yapılarak taraflarına tebliğ edildiğini, davacı ile müvekkil arasında, dava konusu ürünler için geçerli bir sözleşme bulunmadığını, müvekkilinin herhangi bir stok talebinde bulunmadığını ve herhangi bir taahhütte bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının davalının 2019 yılı için sipariş verdiğini ancak daha sonra davacı adınaymış gibi dava dışı üçüncü şirketlere ürün ürettirdiğini ileri sürdüğü ancak iddialarını ispata elverişli herhangi bir delil ibraz edemediği, davacının dayandığı BM Uluslararası Göç Örgütü kayıtlarının ilgili kurumun yargı bağışıklığı nedeniyle temin edilemediği, taraflar arasından 2019 yılı 7 nci ayına kadar ticari ilişki olduğu hususunun çekişmesiz olduğu fakat davacının 2019 yılında davalının davacı adınaymış gibi başkalarına ürün ürettirdiği, bu sebeple ürün alımının azaltıldığı, davacının elinde kalan ürünlerin davalının siparişi nedeniyle üretildiğini ispat edebilecek delil ibraz edilemediği, usulüne uygun yaptırılmış yemin, taraf beyanları, dosyaya gelen bilgi ve belgeler hep birlikte incelendiğinde davacının davasında haklılığının ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu davanın müspet bir zarar için açılmış bir dava olduğunu, tarafların dava dilekçesinde bahsedildiği gibi dava açılmadan önce de ticari defter ve kayıtlara yansıdığı gibi ticari ilişki içinde olan iki şirket olduğunu, yapılan işin mahiyetinin davalının BM'den almış olduğu battaniye ihalesi nedeniyle tedarikçi ve taşeron olarak davacı ile anlaşması gereği yapmış olduğu battaniye alım işi olduğunu, BM tarafından alınan battaniyeler özel standart ve belgelere göre alındığı için müvekkil firma tarafından bu belgelere sahip olduğu için resmiyete intikal etmek kaydı ile ilk yıllar daha düşük sonraki yıllar daha yüksek miktarlı sözleşmeler yapılarak sevkiyat yapıldığını, bir aşamadan sonra da devamlı ticaret yapıldığı için arada sözleşmeye gerek duymadan sevkiyat yapıldığını ve bedellerinin ödendiğini, müspet zarar davalarında sözleşmede şekil şartı değil ispat şartı arandığını, ancak Mahkemece sanki sözleşme ispat şartıymış gibi algılanarak hareket edildiğini, delil listesinde bulunan keşif delili başta olmak üzere birçok delil toplanmadan karar verildiğini, diğer taraftan BM'den talep edilen belgelerin gönderilmediğini ve gönderilmediği gibi Mahkemeye Adalet Bakanlığı kanalı ile nota verildiğini, uluslararası anlaşmalar gereği belgelerin istenemeyeceğinin beyan edildiğini, ancak eldeki dosyanın BM veya çalışanları ile ilgili bir dosya olmadığını, bu kuruma ticaret yapan 2 şirket arasındaki sorundan kaynaklı bir talep olduğunu, ayrıca her ne kadar Mahkemece 2019 yılı 7 nci ayına kadar olan ticari ilişkiler çekişmesiz denilmişse de dava dilekçesinde BM'nin evrak göndermemesi nedeniyle ispat edilemeyen davanın reddinin gerekeceğinin belirtildiğini, ayrıca ticari defterlerin incelenmediğini, Gaziantep İcra Müdürlüğüne yansıyan icra takibi itirazsız ödenmesine rağmen Mahkemenin bunu delil kabul etmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında 2015 yılından Temmuz 2019 dönemine kadar ticari ilişki bulunduğu, davalının BM'den aldığı ihale kapsamında davalıdan battaniye tedarik ederek BM'ye gönderdiği, davacı tarafından bu kapsamda davalı için üretilerek teslim edilen malların bedelinin ödendiğinin uyuşmazlık konusu olmadığı, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin incelenmemesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığın sipariş edildiği halde teslim alınmayan mallara ilişkin olduğu, davacının dava konusu ettiği battaniye siparişinin miktar ve değeri itibariyle yazılı delille ispatının gerektiği, ne var ki davacı tarafın bu hususta davalının imzasını taşıyan yazılı delil sunamadığı, nitekim davaya konu sevkiyat için yazılı sözleşme yapılmadığı, mail ve diğer yazışma yollarının tercih edildiğinin davacı tarafın 24.09.2021 tarihli beyan dilekçesinde de belirtildiği, öte yandan davacı vekilinin 07.12.2020 tarihli 4 üncü celsede dava konusu sipariş hakkında e-mail yazışmasının da bulunmadığını beyan ettiği, gerçekten ilgili sipariş hakkında e-mail yazışması örneği de sunulmadığı, davacı taraf, BM'de bulunan kayıtlardan tespit yapılabileceğini belirtmişse de BM Göç Örgütü'nün arşiv ve belgelerinin dokunulmaz olduğunu belirterek ilgili kayıtları göndermediği, davalının da iddiayı tümüyle inkâr ettiği, davacı tarafından davalıya yemin teklif edildiği ve davalı yetkilisinin dava konusu edilen battaniye siparişinin verilmediğine dair yemin ettiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava dışı şirketin davalıyla olan ticari ilişkisi nedeniyle verilen ipoteğin borcun sona erdiği gerekçesiyle kaldırılması talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4302, K. 2024/6244, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4302-e-2024-6244-k-141631fd27ea