Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4300 E. 2024/6263 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4300
Karar No
2024/6263
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/674 Esas, 2023/620 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/307 E., 2021/29 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2019/103715 sayılı "markilux" ibareli marka başvurusunun davalı Kurul kararıyla 3. kişiye ait 2012/59666 sayılı "markilux" ibareli marka mesnet gösterilerek 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fırkasının (ç) bendi uyarınca nihai olarak reddedildiğini, oysa redde mesnet markanın kötü niyetli olarak oluşturulduğunu, dava dışı şirketin müvekkili ile aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü talebiyle dava açtıklarını, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunun WIPO tescilleriyle sabit olduğunu ileri sürerek, YİDK (Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu) kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, başvuru kapsamındaki 22. ve 24. sınıftaki emtianın redde mesnet marka kapsamındaki emtia ile aynı oldukları, karşılaştırılan markalardaki tek markasal unsurun “markilux” ibaresi olduğu, dava konusu marka ile redde mesnet markanın telaffuz, biçim ve anlam itibariyle birbirinin tıpatıp aynısı olduğu, redde dayanak markanın kırmızı zemin üzerine yazılı olmasının bu durumu değiştirmeyeceği, taraf markalarında kullanılan renk ve markaların yazım şeklinin ayniyeti ortadan kaldırmadığı, bu nedenle başvuru konusu markanın redde mesnet marka ile aynı/ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olduğu, redde mesnet markayla ilgili hükümsüzlük davası açılmış olsa dahi, marka kesinleşmiş mahkeme kararı ile hükümsüz kılınmadıkça, mutlak red nedenlerinin nazara alınmamasının mümkün olmadığı, YİDK kararının hukuka uygun olup olmadığının ancak kararın verildiği tarihteki koşullara göre tartışılabileceği, davacı vekili gerçek hak sahipliği ve uluslararası tescillerinin bulunduğu iddiasında bulunmuş ise de, bu iddianın başkalarının başvurularına itiraz, tescil halinde hükümsüzlük davası açma hakkı verdiği, ancak kendi başvurusu yönünden kendinden önce başvurusu yapılmış veya tescil edilmiş benzer markaya rağmen kendi başvurusunu tescil ettirme yönünde bir hak vermeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı Kurum'un YİDK karar tarihinde mevcut duruma göre karar verecek olup, karar tarihi itibariyle kesinleşmiş bir hükümsüzlük kararının da bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı İptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fırkasının (ç) bendi. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 11.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4300, K. 2024/6263, T. 11.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4300-e-2024-6263-k-4ec53e63a6e0