Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/4149 E. 2024/7326 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4149
Karar No
2024/7326
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1476 Esas, 2023/717 Karar HÜKÜM : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1186 E., 2017/993 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... istinaf talebinin reddi ile, davacı vekilinin ve diğer davalılar vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden kabulüne, diğer davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından ve duruşma istem olmaksızın ve adli yardım talepli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 08.10.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... ile davalılardan ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili bankanın kredi müşterisi olan dava dışı ... Nakil Vasıtaları San. ve Tic. AŞ lehine davalıların müteselsil kefaleti ile kredi kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine Beyoğlu 46. Noterliğinin 31.08.2016 tarihli ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 11. İcra Dairesinin 2016/29400 esas sayılı dosyası ile borçlular hakkında takip başlattıklarını, ancak davalılar tarafından takibe haksız olarak itiraz edildiğini, genel kredi sözleşmesinin 10 ve E maddeleri gereği talep ettikleri faizin hukuka uygun olduğunu, bu kapsamda talep edilen % 44,24 ve %30,24 oranındaki faizin yasal olduğunu, davalıların 18.10.2012 ve 09.09.2013 tarihli genel kredi sözleşmeleri uyarınca sözleşmede belirlenen limit ile sınırlı olarak borçtan müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduklarını, her iki sözleşme kapsamında davalıların toplam kefalet limitinin 10.000.000,00 TL olduğunu belirterek, davalı borçluların takibe yönelik itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine %20 'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının asıl borçlu hakkında herhangi bir takipte bulunmadan direkt kefillere karşı takip başlatmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının, asıl borçlunun ödeme güçlüğü içerisinde olduğu hususunda bir bilgilendirme yapmadığını, davacının asıl borçludan aldığı teminatları nakde çevirmeye çalışmadan kendisine başvurmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmedeki kefalet limitinin 5.000.000,00 TL olduğunu, kefalet sözleşmelerinin her yıl yenilendiğini, davacının mükerrer nitelikteki sözleşmeleri toplam 10.000.000,00 TL kefalet limiti varmış gibi sunmasının kötü niyetli olduğunu, kat ihtarında borcun hangi kredi sözleşmesine istinaden oluştuğunun belirtilmediğini, ayrıca 2014, 2015 ve 2016 yıllarında asıl kredi borçlusu ile banka arasında düzenlenen yeni genel kredi sözleşmelerinde kefil olarak imzasının bulunmadığını, davacı bankanın bu belgeleri sunmaktan kaçındığını, mahkemeye sunulan iki sözleşmeden sadece birisinde imzasının bulunduğunu, borçlu şirketteki hisseleri eski eşi ... devrettiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin takibe 167.529,15 TL faiz ve gider vergisi açısından itirazda bulunmuş olmalarına rağmen, 6.520.228,14 TL takip çıkışlı tutarı üzerinden dava açılmış olmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilleri adına açılmış olan takibin iptaline yönelik İstanbul 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/596 esas sayılı dosyasında 41.771,14 TL'lik kısım yönünden faizin iptaline karar verildiğini, davacının buna rağmen tüm alacak miktarı üzerinden dava açmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin kefalet limiti 5.000.000-TL olmasına rağmen davacı tarafın kefalet limitini aşar şekilde 10.000.000,00 TL üzerinden talepte bulunduğunu, talep edilen temerrüt faiz oranlarının fahiş olduğunu, bu husus genel işlem koşulu niteliğinde olmakla geçersiz olduğunu, asıl borçlu şirket hakkında iflas erteleme tedbiri nedeniyle takip yapılmasının mahkeme kararı ile yasaklanmış olmasına rağmen, kefil sıfatıyla müvekkilleri aleyhine takibe geçilmesinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm davacı vekili, davalı ... vekili, davalı ... ile davalı ... mirasçıları vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı ve davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, hükümden sonra kesinleşen ilamla haklarındaki takibin iptali sonucunda davanın konusuz kalması nedeniyle, davalılar ... ile ... mirasçıları ... ve ... yönünden konusu kalmayan kısmi itirazın iptali istemi hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ...'in her iki sözleşmede yer alan kefalet limitiyle borçtan sorumlu olduğu, dolayısıyla adı geçen davalının toplam kefalet limitinin her iki sözleşme limit toplamı olan 10.000.000,00 TL olduğu gerekçesi ile davalı ... aleyhine açılan davanın kabulüne, kabul edilen alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatının davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine, koşulları oluşmadığından davalılar ... ve ...'nın kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı ... vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 583 ve devamı maddeleri. 3.Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmeleri. 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmasına ve özellikle icra mahkemelerinin takip hukukuna ilişkin kararlarında tam yetkili mahkeme olmasına ve buna dair kararlarının genel mahkemeleri bağlayacak olmasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekâlet ücretinin taraflardan ayrı ayrı alınarak yekdiğerine verilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, alınmadığı anlaşılan 445.216,88 TL temyiz ilam harcının HMK 339. Maddesi gereğince karar kesinleştiğinde adli yardımdan yararlanan temyiz eden davalı ...'ten alınmasına, 10.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/4149, K. 2024/7326, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-4149-e-2024-7326-k-cfd6304291fc