Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3930 E. 2024/5946 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3930
- Karar No
- 2024/5946
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/498 Esas, 2023/277 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/738 E., 2020/535 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davalılardan ... ve ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı temlik veren vekili, davalılardan ... ve ... vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvuruların ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan sadece ... vekili ve katılma yoluyla davacı temlik alan vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı ... vekilinin ve davacı vekilinin katılma yoluyla temyiz dilekçesinin davalılardan mümeyyiz ... yönünden kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile davalı borçlular arasında 08.02.2011 tarihli ve 09.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmeleri imzalandığını, davalı borçlular ..., ... ve ...'ın bu sözleşmelerde müteselsil kefil olarak imzalarının bulunduğunu, kredi taksitlerinin geri ödemesinde gecikmeler oluştuğunu ve hesabın kat edilerek Ankara 51. Noterliğinin 28.06.2018 tarihli, 20476 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Ankara 51. Noterliğinin 02.07.2018 tarihli ve 23524 yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ihtarnamelere davalı borçluların cevap vermemeleri ve ödeme yapılmaması üzerine Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2018/10384 Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, davalı borçluların haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek itirazların iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 08.02.2011 tarihli kredi sözleşmesini müşterek kefil müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, bu sözleşmeden kaynaklanan tüm borçlarını da davacı bankaya ödendiğini, müvekkilinin daha sonra Ankara 6. Noterliğinin 24.04.2012 tarihli ve 6617 yevmiye numaralı hisse devri sözleşmesi ile hisselerin tamamını ... Ünlü'ye devrederek ortaklıktan ayrıldığını, 09.02.2016 tarihli sözleşmede müvekkilinin imzasının bulunmadığını bildirerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. 2.Davalılar ... Grup...A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin bu sözleşmelere dayanak ödeme emrinden dolayı borçlarının bulunmadığını, 08.02.2011 tarihli sözleşmede müvekkillerinin müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının olmadığını, 09.02.2016 tarihli sözleşmenin son 4 sayfasının olmadığını, bildikleri kadarıyla müvekkili şirketin böyle bir kefaletinin bulunmadığını, bu nedenle sözleşme ekinde müvekkilleri adına olan imzalara ve borca itiraz ettiklerini bildirerek davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; 09.02.2016 tarihli sözleşmedeki imzaların müvekkili ...'a ait olmadığını, imzaya, borca ve ferilerine itiraz ettiklerini, müvekkilinin yalnızca 08.02.2011 tarihli kredi sözleşmesinde müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla taraf olduğunu, bu sözleşmeye ilişkin borcun vadesinde ve sorunsuz biçimde ödeme yapılarak kapatıldığını bildirerek davanın reddi ile kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, dava konu icra takibine dayanak kredilerin 09.02.2016 tarihli sözleşmeye istinaden kullandırıldığı, davalılar ... ve ...'ın bu sözleşmede kefaletlerinin bulunmadığı, takibe konu borçtan sorumlu tutulamayacakları, davalı şirketin sözleşmede müşterek borçlu olarak yer alması nedeniyle takibe konu borçtan asıl borçlu sıfatıyla sorumlu olduğu, anılan sözleşmede ...'un kefaletinin yer aldığı, kefaletin usul ve yasaya uygun bulunduğu, ancak meri çek yapraklarından kaynaklı yasal yükümlülük tutarının depo edilmesi talebinden kefillerin sorumlu olacağına dair açık bir hüküm yer almadığı, bu nedenle depo bedelinden sorumlu tutulamayacağı, davalı ... vekili tarafından 09.02.2016 tarihli sözleşmenin tamamının aslı bulunmadığı belirtilerek cevap dilekçesinde imza yönünden itirazda bulunulmuş ise de, davacı vekili tarafından anılan sözleşmenin aslı sunulduktan sonra çeşitli defalar tanınan sürelere rağmen sözleşmelerin incelenerek imza yönünden yeni bir beyanda bulunulmadığı, bu nedenle imza yönünden itirazlara itibar edilemeyeceği, sözleşmede kefilin meri çek yaprağından kaynaklanan depo talebinde sorumlu olacağına dair açık bir hüküm bulunmadığı için depo talebine konu 9.290,00 TL'den davalı ...'un sorumlu tutulamayacağı, davacı bankanın, davalı ... Grup Alüminyum...A.Ş.'den 1.434.889,77 TL asıl alacak, 143.373,83 TL mahrum kalınan kar payı ve 9.290,00 TL depo bedeli olmak üzere toplam 1.587.553,60 TL, davalı ...'dan 1.434.889,77 TL asıl alacak ve 143.373,83 TL mahrum kalınan kâr payı olmak üzere toplam 1.578.263,60 TL talep edebileceği, alacağın likit olduğu davacı bankanın davalılar ... ve ... hakkında takip başlatmakta kötü niyetli olarak değerlendirilmediği gerekçeleriyle davalılar ... ve ... haklarında açılan davanın reddine, davalı ... vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine, davalılar ... Grup Alüminyum...A.Ş. ve ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, davalıların Ankara 30. İcra Dairesinin 2018/10384 Esas sayılı dosyasında 1.434.889,77 TL asıl alacak ve 143.373.83 TL mahrum kalınan kâr payı olmak üzere toplam 1.578.263,60 TL alacak yönünden, davalı ... Grup...AŞ'nin 9.290,00 TL depo bedeli yönünden yaptıkları itirazların iptali ile, takip tarihinden itibaren 1.021.315,21 TL alacağa yıllık %16,20 oranında, 413.574,56 TL asıl alacağa yıllık %16,68 oranında faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın %20'si oranında takdir ve hesap edilen 315.652,72 TL icra inkâr tazminatının davalılar ... Grup Alüminyum...AŞ ve ...'dan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temlik veren vekili ile davalılardan ... ve ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı temlik veren vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunda borcun kaynağı olarak 09.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinin gösterildiğini, ancak 2011 tarihli genel kredi sözleşmesinin borcunun ödendiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığını, davalılar ... ve ... tarafından kefaletten cayılmasına ilişkin bir ihtar veya belgenin müvekkili bankaya ulaşmadığını, hem 08.02.2011 tarihli hem de 09.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmelerinin borcun kaynağını oluşturduğunu ve ayrıca 2010 yılına ait çek karne üstlerinin de borcun kaynağını oluşturduğunu, 08.02.2011 tarihli sözleşmede davalılar ... ve ...'ın kefalet imzalarının bulunması nedeniyle borçtan sorumlu olduklarını, bilirkişi raporuna karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu borcun müvekkilinin imzası bulunmayan 09.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmasına rağmen müvekkili hakkında takip başlatılması nedeniyle davalı bankanın kötü niyetli olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; takip konusu borcun müvekkilinin imzası bulunmayan 09.02.2016 tarihli genel kredi sözleşmesinden kaynaklanmasına rağmen müvekkili hakkında takip başlatılması nedeniyle davalı bankanın kötü niyetli olduğunu, bu nedenle müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı banka ile dava dışı ... Cephe Sistemleri...Ltd Şti arasında 08.02.2011 tarihinde 1.000.000,00 TL limitli ve 09.02.2016 tarihli ve 10.000.000,00 TL tutarlı genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, 08.02.2011 tarihli sözleşmede davalılar ... ve ...'ın 1.000.000,00 TL limitle müteselsil kefaletlerinin bulunduğu, 09.02.2016 tarihli sözleşmede ise davalı ...'un müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığı, kefaletlerin geçerli olduğu, kredi borcunun ödenmemesi üzerine gönderilen 28.06.2018 tarihli hesap kat ihtarnamesinin davalı ...'a 30.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, davalı asıl borçlu şirket ... Grup...AŞ ile davalı kefiller ... ve ...'e ise tebliğ edilemeyerek 30.06.2018 tarihinde iade edildiği, bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere icra takibine konu edilen kredinin 09.02.2016 tarihli sözleşme kapsamında kullandırıldığı, bu nedenle 09.02.2016 tarihli sözleşmede kefalet imzaları bulunmayan davalılar ... ve ...'in takip konusu borçtan sorumlu olmadıkları, davalı bankaca dava konusu icra takibinin kötü niyetli olarak başlatıldığı konusunda dosyada herhangi bir delil bulunmadığı ayrıca davalılar ... ve ...'ın kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesinde de herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve katılma yoluyla davacı temlik alan vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı temlik alan vekili katılma yoluyla sunduğu temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların müteselsil kefili oldukları kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredi borçları ve depo taleplerinin ödenmediği iddiasıyla kefillerden tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi 3. Değerlendirme 1. Davacı vekilinin katılma yoluyla davalılardan ... aleyhindeki temyiz dilekçesinin katılma yoluyla temyizde sadece asıl temyiz eden aleyhine başvurulabileceğinden reddi gerekmiştir. 2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin katılma yoluyla davalılardan ... aleyhine ve davalılardan ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin davalılardan ... hakkındaki hükme yönelik katılma yoluyla temyiz dilekçesinin REDDİNE, Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, (Temlik alan) Davacı ...Ş. harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.