Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3889 E. 2024/6050 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3889
Karar No
2024/6050
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11.Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/185 Esas, 2022/1701 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/1219 E., 2020/101 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan noter araç satış sözleşmesi ile BMW marka 2012 5.35 XDRİVE model aracı 250.000,00 TL alım satım bedeli ile satın alıp trafikte tescilini yaptırdığını, araç teslim alındıktan sonra araçta yaşanan sorunlar nedeniyle masraf yaparak aracı tamir ettirdiğini, emniyet görevlileri tarafından durdurulduğunu, aracın yakalamasının olduğu belirtilerek araca el konulduğunu, Antalya Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünde yapılan incelemesi neticesinde "CHANGE araç" olduğunun tespit edildiğinin müvekkiline bildirildiğini, davalı tarafça müvekkile satılan bu araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğunu, zira Antalya Kriminal Polis Laboratuvarında yapılan inceleme sonucunda alınan uzmanlık raporunda “inceleme konusu aracın şasi numarası üzerinde yapılan değişiklikler/işlemler kolaylıkla fark edilemeyeceğinden aldatma (iğfal) kabiliyeti taşıdığı görüşündeyiz” şeklinde belirtildiğini, İstanbul Oto Hırsızlık Büro Amirliği görevlileri tarafından araç için İstanbul Teknik Ünirvesitesi'nden de rapor alınması gerektiğinin ve alınacak raporun kati rapor olacağı belirtildiğini, müvekkil tarafından bu nedenle 1.416,00 TL rapor alınması için yatırıldığını, davalı tarafa bu durumların hem sözlü hem de ihtarname ile bildirildiğini, ancak davalı tarafça müvekkil şirkete hiçbir şekilde dönüş yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik dava konusu change olduğu 27.09.2017 tarihinde ulaşan raporla anlaşılan ve zabıt altında olan dava konusu araç nedeniyle; 250.000,00 TL araç alım-satım bedelinin davalıya ödendiği 06.05.2014 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte müvekkile ödenmesine, 12.07.2017 tarihinden bu yana araca el konulmasından dolayı aracı kullanamamış ve bu nedenle araç kiralamak zorunda kalmış olması nedeniyle 12.07.2017-27.09.2017 tarihleri arası için ödene araç kiralama bedeli olan 100,00 TL (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik), 06.05.2014-12.07.2017 arasında bu araç için harcanan bakım onarım tamirat giderleri olarak ödenen 43.429,57 TL zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte, aracın İstanbul Teknik Üniversitesinde incelenmesi için müvekkil tarafından harcanan 1.416,00 TL zararın müvekkile dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizleri ile birlikte müvekkile ödemesine, aracın ödenen 2017 yılı 2 inci dönemi Motorlu Taşıtlar Vergisi sebebiyle 2.687,66 TL zararın, 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faizleri ile birlikte müvekkile ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının araç için 250.000,00 TL nin hepsini ödemediğini, davacı tarafın söz konusu araç için müvekkile toplamda 168.000,00 TL ödeme yaptığını, bu nedenle davacı yanın 250.000,00 TL araç bedeli talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafın söz konusu aracın tüm özelliklerini ve hali hazır durumunu bilerek, bakarak ve baktırarak satın aldığını ve en önemlisi de müvekkilini ibra ettiğini, yani araç CHANGE ise bile müvekkilinin de söz konusu aracı bu hali ile satın aldığını, müvekkilinin bu konuda kolluk görevlilerine ifade verdiğini ve ... ve iki çalışanı ... ..., ... ile İstanbul ilindeki Oto İnka firma sahibi ...'dan şikayetçi olduğunu beyan ettiğini, davacı yanın aracı kullanırken kullanıma bağlı olarak meydana getirdiği tamir ve bakım masraflarını müvekkilden istemesinin de hukuken mümkün olmadığını, davacıya müvekkil tarafından satılan aracın 535 D XDRİVE tipli araç olup davacının elinden alınan araç ise 520 araç olduğunu, bu iki araç arasında büyük farklılıklar bulunması nedeniyle teslim edilen araç ile el konulan araç bakımından bilirkişi incelemesi yapılarak aradaki değer farkının tespit edilmesi gerektiğini, davacı yanın araç kira bedeli, motorlu taşıtlar vergisi bedeli ve manevi tazminat taleplerinin de haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın ... plakalı aracı ... plakalı iken internette sahibinden.com isimli sitede satışa çıkaran ...’e, aracın asıl sahibi olan İstanbul ilinde ikamet eden Oto İnka firma sahibi ...'ya, aracı müvekkil adına alan ...’in işçisi olan ... ve ... ...’ya ihbar edilmesine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu aracın Denizli 4. Noterliğinin 06.05.2014 tarih 09616 sayılı noter araç satış sözleşmesi ile 250.000,00 TL bedelle davalı tarafından davacıya satıldığı, araç satış bedelinin tamamen davalıya ödenmiş olduğu, bu durumda davacı taraf hukuki ayıp nedeniyle satış bedelini davalıdan talep edebileceği, her ne kadar davacı taraf satış tarihi olan 06.05.2014 tarihinden itibaren ticari faiz istemiş ise de; zira el konulan aracın kullanılmış olması nedeniyle, davacının da fayda elde ettiği gözetilerek; faizin başlangıç tarihinin araca el konulduğu tarih olan 12.07.2017 tarihi olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, davacı taraf, araca el konulması nedeniyle ceza soruşturması kapsamında; İTÜ de Otomotiv Labaratuvarında aracın incelenmesi sebebiyle 1.416,00 TL ödeme yapmış olduğu, dolayısıyla davacının hukuki ayıp nedeniyle 1.416,00 TL zararın bulunduğu, bu zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacı taraf, davaya konu araç için 01.07.2017 ve 31.12.2017 tarihlerini kapsayan 2017 yılı 2 inci dönem için 2.635,12 TL MTV ödemesinde bulunmuş olup araca ise 12.07.2017 tarihinde el konulmuş olmakla, davacının hukuki ayıp nedeniyle araçtan yararlanamadığı döneme ilişkin vergi ödediğinden; ödemiş olduğu bu vergi nedeniyle de zarara uğramış olmakla, bu bedelin davalıdan talep edilebileceği, fazlaya ilişkin istemin yerinde olmadığı, davacı taraf, araca el konulması nedeniyle araç kiralama bedeli talep etmiş ise de; dosyaya araç kiralama bedeline ilişkin herhangi bir delil ve belge sunmadığı gibi, ticari defterlerinde de herhangi bir kayda rastlanmadığından; davacı taraf, 06.05.2014-12.07.2017 tarihleri arasında araç için harcanan bakım onarım bedeli olmak üzere 11 adet fatura karşılığı 43.429,57 TL zararın tazminini talep etmiş ise de; gerek tarafların ticari defter ve kayıtlarını inceleyen mali müşavir bilirkişi raporlarından, gerekse otomotiv konusunda uzman bilirkişi raporundan anlaşıldığı üzere; talep konusu faturaların rutin bakım ve onarım faturaları olduğu, lüks ve değer arttırıcı masraflardan dolayı ve ayıp nedeni ile yapılan tamirat masrafları olmadığı gerekçesiyle davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile, 250.000,00 TL araç bedeline ilişkin alacağın araca el konulduğu 12.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacının İTÜ'de aracın incelenmesi amacıyla ödemiş olduğu 1.416,00 TL alacağın dava tarihi olan 29.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı tarafın ödemiş olduğu 2.635,12 TL MTV'nin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı tarafın aracın tüm özelliklerini bilerek teslim aldığını, sözleşmede bunların yazıldığını ve davalının ibra edildiğinin de sözleşmede yazdığını, bu nedenle davanın reddedilmesi gerektiğini, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını, taleplerinin zamanaşımına uğradığını, verginin de araç sahibinin ödemesi gereken zorunlu bir vergi olduğunu, davalıdan talep edilmesinin haksız olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, aracın ''change'' işlemine maruz kaldığının polisin el koyması üzerine davacı şirket yetkilisinin olayla ilgili 23.08.2017 tarihinde alınan ifadesi ile öğrenilmiş olduğu, noter ihtarının 25.08.2017 tarihinde yapılmış olduğu, bu ayıbın başlangıçta bilinen ve açık bir ayıp olmadığı, el konulma nedeni ile davacının araçtan yararlanma imkanının ortadan kalkmış olmasına rağmen müteakip aylara ilişkin MTV nin ödenmiş olduğu ve davalının da almış olduğu satış bedelinden iade edeceği tarihe kadar yararlanmış olduğu gerekçesi ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, araç alım sözleşmesinden kaynaklanan ayıba dayalı maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 58 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3889, K. 2024/6050, T. 05.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3889-e-2024-6050-k-2293e70d84b9