Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3870 E. 2024/6070 K.
Konu: İstirdat Ve Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3870
- Karar No
- 2024/6070
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat Ve Menfi Tespit
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/775 Esas, 2023/506 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/441 E., 2022/734 K. Taraflar arasındaki istirdat ve menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Kararın ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dlekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin satın aldığı bağımsız bölümün kendisine eksik ve ayıplı teslim edildiğini, 01.03.2017 tarihli ihtarname ile seçimlik hakkını kullanıp sözleşmeden döndüğünü, davalıların sözleşmeden dönüldüğü için ödenmeyen bedel için müvekkilinin posta kutusuna bıraktıkları faturaya 05.04.2017 tarihli ihtarname ile itiraz ettiklerini, sözleşme imzalanırken ödeme planındaki ödemeler için müvekkilinden senet alındığını, bunlardan 100.000,00 TL bedelli iki senedin ödenmediğini, davalı ...Ş.’nin bu senetler için 210.050,49 TL talep eden ihtarname keşide ettiğini ileri sürerek sözleşmeden dönme iradesini bir kez daha beyanla sözleşmeden dönme iradesinin haklılığının tespitini, teslim edilen konutun davalılara iadesini, müvekkilinin ödediği 403.000,00 TL’nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkilinin davalılara (Arı Finansal Kiralama A.Ş.’ye) 210.050,49 TL borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının davaya konu bağımsız bölümü müvekilinden finansal kiralama yöntemi ile kiraladığını, müvekkilinin ayıptan dolayı sorumlu tutulamayacağını, davacının temerrüdü sebebiyle müvekkilinin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini, imalatın projeye uygun yapıldığını, eksik ve ayıplı ifa bulunmadığını, müvekkilini ibra eden davacının ihtirazi kayıt koymadan daireyi teslim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ort. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının diğer davalı ile konut edinimine ilişkin leasing sözleşmesi ile gayrimenkulün devri amaçlı sözleşme akdettiğini, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, imalatın projeye uygun yapıldığını, eksik ve ayıplı ifa bulunmadığını, davacının ihtirazi kayıt koymadan daireyi teslim aldığını, müvekkilini ibra ettiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılama aşamasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde belirlenen gün ve saatte duruşmaya gelmediği gibi mazeretsiz davanın takip edilmediği, ayrıca davalılar tarafından dahi davanın takip olunmadığı, bu nedenle 16.06.2022 günü 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca dava dosyasının işlemden kaldırıldığı, bu tarihten itibaren üç ay geçtiği halde ise taraflarca aynı madde uyarınca yenileme dilekçesi sunulmadığı gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluğun bulunmadığını, önceden görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının verildiğini, her iki kararda vekalet ücretinin nihai kararda değerlendirileceğinin belirtildiğini, bu yönlerden vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava değeri olarak gösterilen 613.050,49 TL üzerinden nispi vekalet ücreti taktirinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. 2.Davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ort. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili açısından davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, diğer davalı ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluğun bulunmadığını, önceden görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının verildiğini, her iki kararda vekalet ücretinin nihai kararda değerlendirileceğinin belirtildiğini, bu yönlerden vekalet ücretine hükmedilmediğini, toplam tutar üzerinden nispi vekalet ücreti taktirinin gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ön inceleme duruşmasından sonra taraflarca takip edilmeyen davanın işlemden kaldırıldığı, yasal 3 aylık süre içinde yenilenmediğinden açılmamış sayılmasına karar verildiği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7 nci maddesinin birinci fıkrasına göre değerlendirme yapıldığı, nispi vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği, davacının süresinde başvurusu üzerine görevli mahkemede davaya devam edilip açılmamış sayılması kararı verildiği, davacı aleyhine yargılama giderlerine hükmolunduğu, görevli mahkemede devam eden davada kabul görmüş bir görev itirazının varlığı dikkate alınarak davalı lehine ayrıca bir yargılama giderlerine hükmedilmeyeceği, AAÜT’nin 3 üncü maddesinin üçüncü fıkrasındaki müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı düzenlemeleri uyarınca davalılar lehine tek vekalet ücreti uygulamasının usul ve yasaya uygun olduğu, taşınmazın ayıplı ve eksik olmasından kaynaklı olarak sözleşmenin feshi, sonrasında bedel iadesinin ve kalan borç yönünden de borçlu olmadığının tespitinin istendiği, taleplerin ayrı bir talep olarak değerlendirilemeyeceği, aynı sebebe bağlı talepler olduğu, taşınmazın ayıplı olduğu belirtilerek sözleşmeden dönme iradesinin haklılığının tespitine, teslim edilen konutun davalılara iadesine, ödenen 403.000,00 TL 'nin faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair davacı talebinin, taşınmazı yapan tarafın davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ort. A.Ş. olması nedeniyle taraf sıfatının ve husumetinin bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri ayrı ayrı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; diğer davalı ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluğun bulunmadığını, önceden verilen görevsizlik ve yetkisizlik kararlarında vekalet ücretinin nihai kararda değerlendirileceğinin belirtildiğini, bu yönlerden vekalet ücretine hükmedilmediğini, dava değeri olarak gösterilen 613.050,49 TL üzerinden nispi vekalet ücreti taktirinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... Gayrimenkul Yatırım Ort. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; sorumluluğu bulunmayan müvekkili davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, diğer davalı ile aralarında zorunlu dava arkadaşlığı ve müteselsil sorumluluğun bulunmadığını, önceden görevsizlik ve yetkisizlik kararlarının verildiğini, bu kararlarda vekalet ücretinin nihai kararda gözetilmesi gerektiğinin belirtildiğini, bu yönlerden vekalet ücretine hükmedilmediğini, iade ve menfi tespit istenen toplam tutar üzerinden nispi vekalet ücreti taktirinin gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, istirdat ve menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. AAÜT'nin 3 üncü maddesi ile 7 nci maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara ayrı ayrı yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.