Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3562 E. 2024/5158 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3562
- Karar No
- 2024/5158
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/291 Esas, 2023/237 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/23E., 2020/282 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde;müvekkilinin 2018/31347 sayılı marka başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığınca 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin başvuru konusu "..." ibaresini 1986 yılından beri aralıksız şekilde kullandığını, aynı ibareli 2006/66856 sayılı markasının yenileme işleminin yapılamadığını, dava konusu ibare üzerinde öncelik ve müktesep hakkı bulunduğunu, redde mesnet 2008/38237 ve 99/01667 sayılı markaların kardeş şirketlere ait olduğunu, ayrıca 2008/38237 sayılı redde mesnet markanın, Çorum 2. Noterliği nezdinde düzenlenen, 24280 yevmiye sayılı ve 12.08.2013 tarihli marka devir sözleşmesi ile müvekkiline devredildiğini ileri sürerek YİDK'ın 2018-M-9315 sayılı kararının iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvuru ile redde mesnet 99/01667 ve 2008/38237 sayılı marka işaretleri arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunmadığı, davacının 2006/66856 sayılı markası müddet olduğundan müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının iptaline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile redde mesnet markaların 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzer olduğunu, başvurunun anılan madde kapsamında reddi koşullarının bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının 2018/31347 sayılı "şekil+..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 17, 19, 29, 30, 31, 35, 36, 41, 42 ve 43. sınıf sınıf mal ve hizmetlerin yer aldığı, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2008/38237, 99/016617 sayılı ve "şekil+...", "... un-irmik-yem ÇORUM" ibareli markalara dayalı olarak başvurunun, 30, 31, 35 ve 42. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi uyarınca kısmen reddedildiği, davacı yanca bu karara itiraz edildiği, YİDK'in 2018-M-9315 sayılı kararı ile davacı itirazının reddine karar verildiği, dava konusu başvurunun kapsamından 30., 31., 35. ve 42. sınıfta yer alan mal ve hizmetler çıkarılmış olup mahkemece alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere, anılan mal ve hizmetler ile redde mesnet 2008/38237 sayılı markanın kapsamında yer alan 30.,31.,35. 42. sınıf mal ve hizmetler ve redde mesnet 99/01667 sayılı markanın kapsamında yer alan 30. sınıf mallar aynı/ aynı tür olduğu, bu hale göre; somut olay bakımından dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 6769 saylı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği, başvuru markası ile redde mesnet markalarda kullanılan ibareler yönünden yapılan karşılaştırmada; dava konusu başvuru ve redde mesnet markalarda, ortak ibare ve asıl unsurun "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda ve 2008/38237 sayılı redde mesnet markada yer alan şekil unsuru ile 99/01667 sayılı redde mesnet markada yer alan tanımlayıcı ve ayırt ediciliği bulunmayan diğer kelime unsurlarının, redde mesnet markalar ile dava konusu başvuru arasındaki ayırt edilemeyecek derecedeki benzerliği ortadan kaldıracak nitelikte olmadığı, dolayısıyla Dairece başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında, işaretler yönünden de 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu, aksi yöndeki mahkeme kabulüne iştirak edilmediği, ayrıca; dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığı hususu, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, Dairece bilirkişi incelemesine de gerek görülmediği, her ne kadar davacı tarafça redde mesnet 2008/38237 sayılı markanın, Çorum 2. Noterliği nezdinde düzenlenen, 24280 yevmiye sayılı ve 12.08.2013 tarihli marka devir sözleşmesi ile müvekkili Şirkete devredildiği ileri sürülmüşse de, dosya kapsamında bulunan bahsi geçen sözleşmenin, dava konusu olmayan 2006/51773 sayılı markaya ilişkin bulunduğu anlaşıldığından davacının bu iddiasının yerinde görülmediği, bu durum karşısında ilk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan nedenlerle başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararda hem bilirkişi raporuna atıfta bulunup, hem de bilirkişi raporunun aksi yönde kanaat ile karar verilmesinin kabul edilemeyeceğini, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi anlamında benzerlik bulunmamakta olup, ayrıntılı bilirkişi raporda da bu sonuca varıldığını, müvekkilinin ... ibaresinde kazanılmış hak ve eskiye dayalı kullanımının mevcut olduğunu, 01.01.1986 yılından beri aralıksız ve nidasız olarak ... Yem ibaresi ile ticari faaliyetini devam ettirdiğini, davalı Kurum nezdinde 2006/66856 sayılı ... ibareli, 17, 19, 29, 30, 31, 35, 36, 41, 42, 43. sınıflardan tescilli markanın maliki olduğunu, dava konusu “...” ibaresi,müvekkil tarafından 01.01.1986 yılından beri resmi olarak kullanılmasının yanı sıra koruma tarihi 2006 yılından başlayan ancak sehven yenilenmeyen markanın da maliki olduğunu, 2006/66856 sayılı müvekkil markası, reddedilen tüm sınıf ve emtiaların hepsini kapsadığını, ancak; 2016 yılında yapılması gereken yenileme, müvekkilinin marka işlemlerini yapmaya yetkili kıldığı firma marka vekilleri tarafından müvekkiline herhangi bir uyarıda bulunulmadığı ve şirketin üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmemesinden dolayı markaların yenileme işlemlerinin yapılmadığını, eğer müvekkiline 2016 yılında ve devamında marka yenileme ücretinin yatırılmasının markanın devamı için zorunlu ve yeterli olduğu bildirilmiş olsaydı ne yeni bir marka başvurusuna ne de bu davaya gerek kalmayacağını, müvekkilinin yetkili kıldığı şirket ve marka vekilinin hatası nedeniyle mağdur duruma düştüğünü, ... ibaresi ile hem ticaret ünvanı hem de markasal anlamda 30 yıldır ilgili markanın kullanıldığı ve iltibasa yol açmadığını, kullanılan ibarelerin benzer olması nedeniyle 30 yılı aşkın süredir oluşmayan iltibas tehlikesinin, bugünden sonra da oluşma ve tüketiciler açısından ilişkilendirme olasılığının bulunmadığını, redde mesnet gösterilen; 2008/38237 sayılı markanın maliki ... Makine Gıda San.ve Tic. A.Ş ile 99/016617 sayılı markanın maliki ... Un San. ve Tic. Ltd. Şti ile müvekkil şirket zaten aynı aile bireylerinin şirketleri olduğunu, kendi çocukları tarafından yönetilen ve devam ettirilen müvekkil şirket ve redde mesnet gösterilen markaların maliki şirket, günümüzde başarı ile sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin kazanılmış hakkı bulunduğu 2006/66856, yine redde mesnet gösterilen 2008/38237 numaralı markanın maliki olan kardeş şirket tarafından Çorum 2. Noterliği 12.08.2013 tarih, 24280 yevmiye nolu Marka Devir Sözleşmesi ile müvekkile devredildiğini, hiçbir şekilde redde mesnet gösterilen marka ile iltibas oluşturmak niyetinde olmadığını, sadece senelerdir kullanmakta olduğu markanın tescil hakkının devamını sağlamaya çalıştığını, ilgili müracaatın, geçmişte 99/016617 sayılı marka mevcudiyetinde bir mahsur görülmemiş iken, aynı kanaatle işbu davaya konu sınıf ve emtialardan tescil edilmemesi davalı Kurumun aynı işlem üzerinde farklı zamanlarda, farklı tasarruflarda bulunarak bambaşka iki farklı karar verdiğinin göstergesi olduğunu, kaldı ki, ilgili şirketin faaliyetlerine son verdiğini, redde mesnet gösterilen markaların malik şirketleri ile organik, iş ve ailevi bağları zaten mevcut olup, her şirket kendi sektöründe ve birbirleriyle içiçe başarıyla işlerini yürüttüğünü belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 25.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.