Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3461 E. 2024/6480 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3461
Karar No
2024/6480
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/897 Esas, 2023/390 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/407 E., 2020/607 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 17.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü; KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça müvekkili aleyhine 01.02.2016 tarihli 477.940,08 TL'lik faturaya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin dava konusu fatura nedeniyle davalıya borcunun bulunmadığını, faturada belirtilen malların müvekkiline teslim edilmediğini, davalı ile yapılan sözlü ön anlaşmaya istinaden fiyatı sabitlemek adına irsaliyeli faturanın düzenlendiğini, fatura içeriği ürünlerin davalıdan sözlü olarak istenilmesine rağmen davalının yaşadığı nakit sıkıntısı nedeniyle ürünlerin teslimi için süre talep ettiğini, davalının muhasebe kayıtları incelendiğinde bu kadar yüklü bir malın şirketin muhasebesinde olmadığının anlaşılacağını, müvekkilinin sipariş ettiği malların bir yılı aşkın süre teslim edilmemesi nedeniyle müvekkilinin sözlü anlaşmayı feshettiğini ileri sürerek icra dosyasına konu olan 01.02.2016 tarihli 477.940,08 TL'lik fatura nedeniyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalının %20'den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça düzenlenen iade faturasından da anlaşılacağı üzere malların müvekkili şirketçe teslim edildiğini ve söz konusu faturanın da davacı tarafın ticari defterlerine işlendiğinin açık olduğunu, davacının iddialarının aksine dava konusu faturaların fiyat sabitleme amacıyla düzenlenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince dava konusu fatura içeriğinde yazılı malların davalı tarafından davacı borçluya teslim edildiği ve davalının bu fatura tutarı kadar muaccel alacağa sahip olduğunu ispat yükü üzerinde olan davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, tarafların ticarî defterlerinde yaptırılan bilirkişi incelemesine göre takip konusu faturanın davacı borçlu şirketin muavin defterlerine 477.940,08 TL alacak olarak kaydedildiği, fatura kesim tarihi ve sonrasında herhangi bir ödeme yapıldığının anlaşılmadığı, davalı alacaklı tarafın ticari defterlerine takip konusu faturanın kayıtlı olduğu ve 45.000,00 TL tahsilat yapılarak bakiyenin 432.940,08 TL olarak belirtildiği, bu durumda faturayı ticari defterlerine kaydeden davacı borçlunun mal ve hizmetlerin kendisine teslim edildiğini kabul ederek ödeme konusunda ispat yükünü üzerine aldığı, davacının ticari defterlerinde borcun ödendiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığının anlaşılması karşısında davanın reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafça iade faturası düzenlenmiş ise de davacının ticari defterlerine kaydettiği faturayla ilgili iade fatura düzenlemesinin sonuca etkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi 3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 18.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3461, K. 2024/6480, T. 18.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3461-e-2024-6480-k-c7c094f5c355