Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3431 E. 2024/5271 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3431
- Karar No
- 2024/5271
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/140 Esas, 2023/359 Karar HÜKÜM : Davanın reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/296 E., 2022/134 K. Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) nezdinde tescilli “blink” ana unsurlu markanın seri olarak tescil edildiğini, 2013/108233, 2013/108238, 2013/108242, 2013/78156, 2014/72404 ve 2021/113494 tescil numaralı ve “blink” ana unsurlu seri markaları bulunduğunu, müvekkilinin eskiye dayalı olarak da söz konusu markaların gerçek hak sahibi olduğunu, markaları piyasada etkin olarak tanıttığını ve ticari itibara kavuşturduğunu, davalının eylemlerinin haksız ve hukuka aykırı olarak müvekkilinin markadan doğan haklarına tecavüz oluşturduğunu, aynı zamanda söz konusu eylemlerin Türk Ticaret Kanunu uyarınca da haksız rekabet oluşturduğunu, davalı Amazon Turkey Perakende Hizmetleri A.Ş.'nin (Amazon Technologies, Inc.) Basiretli tacir gibi hareket etmediğini, tescil için yaptığı başvuruların reddedilmesine rağmen itiraza konu markalarının müvekkili ile aynı emtia ve sınıfta kullanmaya devam ederek kötü niyetli hareket ettiğini, hukuka aykırı davranarak davacının ticari olarak zararına sebep olduğunu, TPMK nezdinde davalı adına tescilli olan 2018/12971 (amazon blink), 2018/58188 (blınk), 2018/62184(amazon blınk) ve 2019/56190 (blink an amazon company) başvuru numaralı markalar bulunduğunu, söz konusu bu markalara müvekkilinin TPMK nezdinde itiraz ettiğini ve markaların tescil taleplerinin reddedildiğini, davalıya ait 2018/12971 ve 2018/62184 tescil numaralı başvuruları kısmi red kararı sonrasında tescil edildiğini, davacı markalarının tescilli olduğu emtia ve sınıflarda ve tanındığını ve faal olarak bulunduğu sektörde de hala kullanıldığını, söz konusu dosyada, “blink” ibaresinin davalıya ait web sitesinde kullanıldığını, bu kullanımın hem “blink” ibareli ürünlerin müvekkilinin onay ve izni olmadan satılmasının hem de davacıya ait markaların davalıya ait internet sitesinde ayniyet oluşturacak şekilde kullanılması sebebiyle olduğunu, davalının internet sitesi üzerinde sattığı “blink” ibareli ürünlerdeki ibarelerin davacıya ait bir markaymış izlenimi oluşturduğunu ve bu husus da davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğunu beyan ederek müvekkilinin markalarına haksız ve hukuka aykırı olarak tecavüz eylemlerine devam eden davalıya ait marka başvuruları hakkında 2018/58188, 2018/12971, 2018/62184 ve 2019/56190 başvuru numaralı markaları açısından hüküm kesinleşinceye kadar 3. kişilere devrinin engellenmesi amacına yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkiline ait TÜRKPATENT nezdinde tescilli “blink” ibareli seri markalarına vaki tecavüzünün tespitine, meni'ne ve ref'ine karar verilmesini, davalı tarafından gerçekleştirilen haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine karar verilmesini, davalı aleyhine verilecek kararın masrafları davalıca karşılanmak suretiyle Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde ilan yoluyla yayınlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının huzurdaki dava kapsamında marka tecavüzü ve haksız rekabet yarattığını iddia ettiği kullanımlar da müvekkili şirkete ait olmadığını, söz konusu www.amazon.com internet sitesinin müvekkili adına kayıtlı olmadığı gibi, içerik sağlayıcısı da müvekkili olmadığını, bu kapsamda müvekkilinin huzurdaki davada taraf sıfatı bulunmadığını ve davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle başkaca hususların incelenmesine gerek kalmaksızın reddi gerektiğini, husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkili ...'nin, 14 Temmuz 2017’de kurulduğunu, www.amazon.com.tr üzerinden ürün tedarik ve dağıtımının yapılması, herhangi bir gerçek kişi veya tüzel kişinin www.amazon.com.tr üzerinden her tür ürün ve hizmeti satabileceği hizmetlerin sağlanması, üçüncü kişilere pazarlama, ticari satış hizmetleri ve operasyon desteği sağlanması ve benzeri alanlarda faaliyet gösterdiğini, her ne kadar davacı amazon.com internet sitesi üzerinde yer alan linklerin tecavüz teşkil ettiğini ve bu tecavüz teşkil eden fiilleri icra eden kişinin müvekkili olduğunu iddia etmekteyse de, açılan dava yönünden pasif husumetlerinin bulunmadığını, dava dilekçesi, ekleri ve davacı yanca atıf yapılan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/69 D. İş. sayılı dosyası kapsamında alman bilirkişi raporu incelendiğinde, www.amazon.com adresinde yer alan bazı ürünlere yer verildiğinin görüldüğünü, ki yanlış bir tespitle bu adresler ... ile ilişkilendirildiğini, bu anlamda, gerek davacı yanın gerekse de davacı yönlendirmesi ile bilirkişilerin websitelerinin sahibi konusunda bir karışıklığa düştüğünün aşikar olduğunu, öne çıkan diğer bir önemli husus ise, davacının söz konusu ürünlerin satışını tevsik edecek bir adet numune ürün bile sunamadığı, iddia olunan sözde satışlar ile müvekkilini ilişkilendirir hiçbir delil ileri süremediğini, davacının iddialarını tevsik ettiğini öne sürdüğü ve tecavüz teşkil eden fiiller olarak belirttiği tek delil olan İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/69 D. İş. sayılı dosyası kapsamında tanzim edilen 16.03.2021 tarihli bilirkişi raporunda www.amazon.com internet sitesi üzerinde belirtilen linklerde “BLINK” ibareli markalara yer verildiği tespit edilmiş; Ancak bu kullanımın başka bir deyişle internet sitesinin kime ait olduğu tespit edilmediğini, bu açıdan, söz konusu bilirkişi raporunda yalnızca linklerin ekran görüntülerine yer verilmiş olup, tespit karan veren mahkemenin talimatlarını karşılayan bir nitelikte olmadığı gibi, eksik değerlendirme ve inceleme içerdiğinden herhangi bir hükme esas alınması da mümkün olmadığını, uyuşmazlık bakımından Blink Bilişim davacı sıfatını haiz olması nedeniyle iddialarını ispat etmekle yükümlü olduğunu, bu kapsamda, Blink Bilişim’in dava konusu kullanımların müvekkili şirkete ait olduğunu ispatla yükümlü olduğunu beyanla davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı sunulan bilirkişi raporundaki değerlendirmeler dikkate alındığında tespit dosyasında paylaşımların yapıldığı web sitesinin içerik ve hizmet sağlayıcısının dava dışı “Amazon.com, Inc. & Amazon Technologies, Inc.” olduğu, davalıya ait paylaşımlar olmadığı, her ne kadar alınan raporda "davalının davaya konu “www.amazon.com” internet sitesi ile bağlantısı olan ve Türkiye pazarında yayında bulunan “www.amazon.com.tr” isimli internet sitesinin Türkiye’deki resmi sorumlusu olduğunu, davaya konu “www.amazon.com” internet sitesi ile davalının Türkiye’deki resmi sorumlusu olduğunu, “www.amazon.com.tr” isimli internet sitesinin gerek arayüzü ile birebir aynı olduğunu, gerekse veri tabanlarının dahi ortak kullanımların olduğunun tespit edildiğini, tüm bu tespitlerle de her iki internet sitesi arasında ticari organik bağ bulunduğu" değerlendirmelerinde bulunulmuş ise de ayrı bir tüzel kişiliğe sahip davalının dava dışı yurt dışı firmasının iş ve eylemlerinden doğrudan sorumluluğunun kabul edilemeyeceği gibi davaya konu kullanımların da davalı tarafından gerçekleşmediği (davalının mal tedariki, satış, piyasaya sunmaya aracılık gibi bir eylem iddiası ve bunu ispata yarar delil sunulmadığı) dikkate alındığında davalının açılan dava yönünden hasım sıfatının bulunmadığı, davacı tarafça 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 124 üncü maddesi kapsamında herhangi bir talep iletilmediği de dikkate alındığında davalının husumet itirazlarının yerinde olduğuna kanaat getirildiğinden davanın husumetten reddine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda “www.amazon.com ” internet sitesi ile bağlantısı olan ve Türkiye pazarında yayında bulunan “www.amazon.com.tr” isimli internet sitesinin Türkiye'deki resmi sorumlusu olduğunu, ara yüzlerin birebir aynı olduğunu, gerekse veri tabanlarının dahi ortak kullanımların olduğunun tespit edildiğini, tüm bu tespitlerle her iki internet sitesi arasında ticari organik bağ bulunduğunun değerlendirildiğini, davalının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip davalının dava dışı yurt dışı firmasının iş ve eylemlerinden doğrudan sorumluluğunun kabul edilemeyeceği ve yine davalının kullanımın gerçekleşmediği yönünde mahkemece hatalı değerlendirme yapıldığını, davalının müvekkilinin markalarına karşı tecavüz teşkil eder mahiyette satış yaptığını, bu satışların yapıldığı site ile organik bağı bulunduğunun bilirkişi raporu ile bu hususun sabit olduğunu, www.amazon.com internet adresinin aktif bir şekilde kullanımda olduğunu, müvekkiline ait BLİNK ibareli markların tescilli olduğu sınıf ve emtialarda satışın yapılmaya devam ettiğini, bu şekilde davalının alenen marka hakkına tecavüz ettiğini beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve bilirkişi teknik raporunda, davalı şirketin amazon.com internet sitesinin alan adı sahibi, içerik sağlayıcısı veya servis sağlayıcısı olmadığı; davaya konu ürünlerin Türkiye'ye gönderiminin de bulunmadığı teknik olarak değerlendirilmiştir. Yapılan yargılama sonucunda ilk derece mahkemesinin, davalının ayrı bir tüzel kişiliğe sahip olduğu, davaya konu kullanımların davalı tarafından gerçekleştirilmediği, davalının mal tedariki, satış, piyasaya sunma veya aracılık yaptığı yönünde de bir iddia ve delil bulunmadığı dolayısıyla davalının hasım sıfatının bulunmadığı gerekçesi ile davanın pasif husumetten reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve durdurulması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun’un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.