Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3315 E. 2024/5495 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3315
Karar No
2024/5495
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/332 Esas, 2023/289 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/251 E., 2020/393 K. Taraflar arasındaki Türk Patent ve Marka Kurumu (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu(YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı TÜRKPATENT vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "sahibinden" ibareli markalarını mesnet göstererek davalının 2018/42513 başvuru sayılı "sahibinden hikayeler" ibareli marka başvurusuna yaptığı itirazın davalı TÜRKPATENT YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası açısından iltibas-benzerlik-karıştırılma ihtimali olduğunu, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-2922 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şahıs vekili cevap dilekçesinde;davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının 2018/42513 sayılı "sahibinden hikayeler" ibareli marka başvurusu ile davacının "sahibinden" esas unsurlu tescilli markaları arasında bir kısım mal/hizmetler aynı veya benzer olsa da işaretsel açıdan biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, sahibinden ibaresi markasal olarak güçlü ayırt ediciliği olmayan zayıf bir ibare olduğu, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin davalının "sahibinden hikayeler" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının "sahibinden" ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceğini, markalar arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında iltibasın bulunmadığı, davacı tarafın "sahibinden hikayeler" ibareli başvuru üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliğin kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın başvuru üzerinde 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin altıncı fıkrası anlamında ticaret ünvanı dahil diğer ... ve sınai mülkiyet hak iddiasının kanıtlanmadığı, başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığına ilişkin delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin tanınmış olduğunu, başvurunun müvekkilinin markalarına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, emtia benzerliğinin de bulunduğunu, iltibas koşullarının gerçekleştiğini, davalı kurumun daha önceki "sahibinden" ibareli marka başvurularını itirazları üzerine reddettiğini, markalar arasında kurulacak en ufak bağın iltibas için yeterli olduğunu, davalının başvuru ile müvekkilinin markalarından yararlanmaya çalıştığını, başvurudaki "hikayeler" ibaresinin ayırt ediciliğinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu başvuru kapsamında sadece 41. sınıf "senaryo yazma hizmetleri"nin bulunduğu, davacının itirazına mesnet markalarının kapsamında da 41. sınıfta "film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri" nin yer aldığı, esasen 41. sınıf kapsamında ayrı bir senaryo yazma hizmeti bulunmayıp bu hizmetin davacının itiraza mesnet markaları kapsamındaki hizmetin özelleştirilmiş hali olduğu, dolayısıyla emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine ulaşıldığı, dava konusu başvurunun "sahibinden hikayeler" ibaresinden oluştuğu, bu ibarenin davacının itiraza mesnet markalarının da esas unsurunu oluşturduğu, başvuruda yer alan "hikayeler" kelimesinin ise başvuru kapsamındaki hizmet yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, bu hale göre taraf markaları arasında "sahibinden" ibaresinin ortak olarak yer almasından kaynaklı benzerlik bulunup, başvuruya yeterli ayırt edicilik katılmadığından markaların bütünsel olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak benzer oldukları kanaatine ulaşıldığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.12.2019 tarih ve 2019/1248 E. - 2019/1706 K. sayılı kararında "sahibinibuldum" ibaresinin, 26.11.2018 tarih ve 2017/2156 E. - 2018/7336 K. sayılı kararında "sahibigibi" ibaresinin davacının itiraza mesnet markaları ile benzer bulunduğu anlaşılmış ve taraf markaları arasında işaret benzerliği şartının da gerçekleştiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı TÜRKPATENT vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı markası ile davacının itiraza mesnet markaları arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas yaratacak şekilde benzerlik bulunmadığını, her iki markanın zihinde yarattığı intibanın aynı olmadığını, davalı marka başvurusu kasamında bulunan senaryo yazma hizmetlerinin itiraz sahibinin tanınmışlığa konu hizmetlerini yada bununla bağlantılı hizmetlerini kapsamadığı gibi itiraz sahibinin başvuru kapsamındaki hizmete ilişkin bilinir bir kullanımının olmadığını, somut olayda 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci fıkra koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK marka kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı TÜRKPATENT vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3315, K. 2024/5495, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3315-e-2024-5495-k-a1ee4a84aac4