Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3312 E. 2024/5494 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3312
Karar No
2024/5494
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/293 Esas, 2023/236 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/188 E., 2020/175 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/55110 sayılı "FISTIKNAME" ibareli marka başvurusuna müvekkili tarafından yapılan itirazın dava konusu YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa anılan ibarenin dava konusu başvuru tarihinden önce müvekkili tarafından markasal olarak kullanıldığını, davalı şirketin kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek YİDK'in 2019-M-2214 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine ve müvekkili adına tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu markanın müvekkilinin "Fıstıkzade" ibareli markalarının serisi mahiyetinde olduğunu, davacının müvekkilinin tanınmış olan anılan markasını taklit etmeye çalıştığını, işletmesine “FISTIKNAME” ismini verdiğini, davacının işletmesini açması ile müvekkilinin “FISTIKNAME” markasının tescili için başvuru arasında 10 gün bulunduğunu, tanınmışlık ile tescili engelleyecek nitelikte ve yoğunlukta ciddi kullanım kriterlerinin 10 günlük sürede gerçekleştirilmiş olduğu iddiasının soyut ve dayanaksız bulunduğunu, davacı tarafça kullanıma ilişkin sunulan görüntülerin tamamının sosyal medya ve internet üzerindeki ekran fotoğrafları olduğunu, söz konusu mecralarda cüzi bir ücret karşılığında gönderi veya bağlantının sponsorlu niteliğe kavuştuğunu ve aramalarda çıktığını, bu kadar basit bir eylemin ciddi kullanım ve tanınmışlık iddiasının ispatına yeterli olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının "FISTIKNAME" ibareli marka başvurusu ile davacının 2017/56073 sayılı "FISTIKNAME+şekil"ibareli markası işaret yönünden benzerlik bulunsa da, davacı markasının başvuru tarihi, dava konusu başvuru tarihinden sonra olduğundan 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrasına göre iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınmayacağı, davacı tarafça sunulan delillerin 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında davacının önceki tarihli, markasal ve ciddi kullanımını ispatlar nitelikte olmadığı, davacının tanınmışlık ve kötü niyet iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "FISTIKNAME" ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, dosya kapsamına sundukları delillerle bu hususun ispatlandığını, Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, dava konusu başvuru tarihi itibariyle, müvekkilinin sosyal medya hesaplarının takipçi sayısının tespitinin mümkün bulunmadığı bildirilmişse de bunun çok kolay saptanacak bir husus olduğunu, müvekkili markasının tanınmış bulunduğunu ve davalı Şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, tescilsiz bir markaya dayalı olarak hak elde edilebilmesi için tescilsiz markanın, öncelikle markasal biçimde kullanılması ve bu kullanımın Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13.05.2019 tarih, 2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı ilamında açıklandığı üzere, yerelden daha geniş coğrafyada ve ciddi surette yapılması, ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edici nitelik kazandıracak nitelikte bulunması gerektiği, davacı tarafça bu kapsamda sunulan delillerin, davacının dava konusu ibareyi yukarıda açıklanan çapta ve nitelikte kullandığını ispata yeterli olmadığı, diğer taraftan davacının kötü niyet iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen belirlenecek sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3312, K. 2024/5494, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3312-e-2024-5494-k-62f58d62edbc