Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3182 E. 2024/5333 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3182
Karar No
2024/5333
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/335 Esas, 2023/265 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/379 E., 2020/351 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2017/35548 sayılı “...” ibareli marka başvurusunun müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markalarına ve ticaret unvanına ayırt edilemeyecek kadar benzediğini, başvuruya yaptıkları itirazın davalı YİDK kararıyla nihai olarak kısmen reddedildiği, oysa davaya konu marka “...” ibaresi ile sicile kayıtlı olsa da markada yer alan ve büyüteç şeklinde resmedilen “g” harfinin “g” olarak algılanmadığını, markanın “...” olarak algılanabileceğini, davacı yanın “...” ibareli ticaret unvanı ve markalarına ayırt edilemeyecek kadar benzer bu marka başvurusunun tescili durumunda müvekkilinin uzun yıllar boyunca elde ettiği ticari itibarın zarar göreceğini, “...” markasının tanınmış olması nedeniyle davaya konu markanın tüm sınıflar yönünden reddinin gerektiğini, davaya konu markanın tesciline karar verilen bazı emtiaların satış hizmetlerinin davacının markalarının tescilli olduğu mallar ile ilişkilendirilebilir olduğunu ileri sürerek YİDK'in 2018-M-7102 sayılı kararının iptaline ve 2017/35548 sayılı “...” ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Dış Ticaret Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının ticaret unvanı olan “... Sport Italia S.P.A.” ile müvekkilinin “...” ibareli markası arasında benzerlik bulunmadığını, “...” markasında “go” ifadesinin yeşil olduğunu, “g” harfinin büyüteç şeklinde tasarlandığını, içinde bilgisayar kullanan bir kişi figürü bulunduğunu ve bu özellikler ile “...” markalarına kelime ve şekil bakımından benzemediğini, markanın “...” olarak okunması ihtimalinin bulunmadığını, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasındaki şartların gerçekleşmeyeceğini, “...” markasının ortalama tüketici tarafından rahatlıkla ayırt edilebilir nitelikte olduğunu, marka kapsamında kalan emtia için iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "..." ibareli tescilli markaları arasında dava konusu markanın kapsamında yer alan 35 inci sınıftaki "Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar, kuyumculuk eşyaları, taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, değerli metalden heykeller ve biblolar. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupaların biraraya getirilmesi hizmetleri" yönünden ortalama tüketici kesimi nazarında görsel ve işitsel benzerlik oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu mal ve hizmetler yönünden ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının "...+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının "..." ibareli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, diğer bir anlatımla ortalama tüketici nezdinde başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden davacının"..." ibareli markalı ürününü/hizmetini satın almak/yararlanmak isterken davalının "...+şekil" ibareli başvuru markalı ürünü/hizmeti satın almak/yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, başvuru kapsamındaki yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden her iki taraf markasının aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılanabileceği 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibas koşulunun gerçekleştiği, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkrasındaki şartların oluştuğunun ve başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığının ise kanıtlanamadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2018-M-7102 sayılı kararının dava konusu edilen 2017/35548 sayılı markanın kapsamında yer alan 35 inci sınıftaki "Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar, kuyumculuk eşyaları, taklitleri dahil); altınlar, mücevherler, kıymetli taşlar ve bunlardan mamül takılar, kol düğmeleri, kravat iğneleri, değerli metalden heykeller ve biblolar. Değerli metalden mamul müsabakalarda verilen kupaların biraraya getirilmesi hizmetleri" yönünden iptali ile markanın bu kısımlardan hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların markalarının benzer bulunması nedeniyle benzer emtiaların başvuru kapsamından çıkartıldığını, kalan mallar yönünden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkrasındaki maddelerindeki şartların oluşmadığını, itiraz aşamasında kötü niyete dair yeterli delil sunulmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurudaki "g" harfinin büyüteç şeklinde oluşturulması nedeniyle "g" harfi olarak algılanmadığı, başvurunun "..." olarak okunacağı, ayrıca davalı markasını oluşturan işaretin davacının itiraza mesnet "..." ibareli markasından farklı olan kısımlarının yeşil, kalan "..." ibaresini oluşturan harflerin ise siyah renkle yazılması nedeniyle de başvurudaki "..." ibaresinin varlığını koruduğu, her ne kadar davalı kurum tarafından başvurunun kapsamından benzer mal ve hizmetler çıkartılmış ise de, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre başvuru kapsamında halen benzer emtia yer aldığı, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3182, K. 2024/5333, T. 27.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3182-e-2024-5333-k-8b2197ed5ab3