Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/3073 E. 2024/5656 K. – Haksız Rekabeti

Konu: Haksız Rekabetin Tespiti Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3073
Karar No
2024/5656
Karar Tarihi
Konu
Haksız Rekabetin Tespiti Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1272 Esas, 2023/265 Karar HÜKÜM : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/520 E., 2018/857 K. Taraflar arasındaki haksız rekabetin tespiti ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin Sözcü Gazetesi'nin sahibi olduğunu, şirket adına imtiyaz sahibi ... olduğunu, davalıya ait Takvim Gazetesi'nin müvekkillerin sahibi olduğu Sözcü Gazetesi'ni küçük düşürmeye, marka değerine zarar vermeye, ticari itibarını sarsmaya yönelik olarak 29.12.2013, 27.01.2014, 03.02.2014, 02.02.2014, 01.02.2014 tarihli sayılarında davaya konu haberler yayınlandığını, haberlerle müvekkili gazeteye, okuyucu ve kamuoyu gözünde itibar kaybettirmeye çalışıldığını, müvekkillerine ait gazetenin logosunu da kullanmak suretiyle yapılan haberlerin haksız rekabet oluşturacak şekilde Sözcü Gazetesi okuyucu kitlesini yanıltmak maksadıyla yapıldığını, dava konusu haberde müvekkili şirkete ait gazetenin Fetullah Gülen yanlısı olarak lanse edilmeye çalışıldığını, davalılarla aralarında devam eden davaların da haberlerin gerçeğe aykırılığını kanıtlamaya yeterli olduğunu, bahsi geçen haberlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ve müvekkili şirketin kişilik haklarına ağır şekilde zarar verildiğini belirterek dava konusu haksız rekabet ve manevi haklara tecavüz teşkil eden yayınlar nedeniyle haksız rekabetin tespiti ve men' ine, her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, kararın en yüksek tirajlı iki gazetede ve Takvim Gazetesi'nde ve takvim.com.tr isimli sitede masrafı davalılardan alınarak ilan edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ...'ın pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, gazetenin yayın sahibinin Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş olduğunu, davaya konu haberlerde basında yer almış ve gündem yaratmış olayların kamuoyuna yansıdığı şekliyle haber konusu edildiğini, dava konusu yayınların bu çerçevede kamuoyuna yansıyan ... Gülen'in ve yakın çevresinin ses kayıtlarına dayanan; bahsi geçen iddia ve olaylar ile kişilere ilişkin bulunan haberlerden ibaret olduğunu, bahsi geçen haberlerle Sözcü Gazetesi'nin pek çok gazetenin haber yaptığı gündem yaratmış olayları haber olarak aktarılmamasının sorgulandığını, haberlerin konusu itibariyle yayınlanmalarında kamu yararı bulunduğunu, sadece davacıların beyanına dayanarak haberlerin gerçek dışı olduğu sonucuna ulaşılmasının da mümkün olmadığını, olay ve iddiaların taşıdığı önem dikkate alındığında, söz konusu haberin yayınlanmasının kişi ve kurumları mağdur etmek yerine olayların ve sorumluların açığa çıkmasına, yetkili mercilerce konuya gerekli dikkat ve özenin gösterilmesine vesile olacağını, ayrıca manevi tazminat şartlarının oluşmadığını ve istenen tazminat miktarının da fahiş olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı şirkete ait gazetenin 29.12.2013 tarihli sayısında "abinin sözcüsü" başlığı ile verilen haberde kullanılan ifadelerin kötüleme kapsamda kalmadığı, amacını aşan bir değer yargısı olmadığı, yazının yazılış biçimi ve şekli, yazıda kullanılan ifadelerde hukuka aykırılık bulunmadığı; 01.02.2014 tarihli sayıda Gülen'in Kanada'da yaşayan sağ kolu ... ... Müftügil'in ses kayıtlarından bahsedilerek, bu kişinin 17 Aralık operasyonlarını önceden bildiği, Sözcü gazetesi muhabiri ile telefon görüşmesi yaptığının belirtildiği ve görüşme içeriklerine yer verildiği, haber içeriğinde davacı gazeteye yönelik hukuka aykırı olarak nitelendirilebilecek bir söylem bulunmadığı gibi davalı gazetenin haber içeriğinin hukuka aykırı olduğunu iddia eden davacı tarafından bu noktada ispat külfetinin yerine getirilemediği, gazetede yayınlanan haber içeriğinde muhabir ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmaların verildiği, Sözcü gazetesine yönelik bir ifade kullanılmadığı, bu hali ile haksız rekabet teşkil ettiğinden söz edilemeyeceği; 03.02.2014 tarihli sayıda "cemaatin sözcüsü kim" başlığı ile verilen haberde anılan haber içeriğinin de Sözcü gazetesi muhabiri ile ... ... arasında geçtiği belirtilen konuşmanın ses kayıtlarına dayalı olduğu, ses kayıtlarının içeriğinin davacı tarafından gereken avansın yatırılmaması nedeniyle denetlenemediği, haber içeriğinde Sözcü gazetesinin ve muhabirinin yapmadığı bir haberden bahsedildiği, gerek haber içeriği gerek kullanılan ifade itibari ile ölçüsüzlük bulunmadığı, eleştiri kapsamında değerlendirilmesi gerektiği; 27.01.2014 tarihli sayıda "hocanın sözcüsü" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesinin Fetullah Gülen'e ait sarayları haber yapmamasının eleştirildiği, ancak bu eleştiri yapılırken, gazetenin Fetullah Gülen'in sözcüsü olduğu, skandalı unutturma görevini üstlendiği, cemaat medyasını solladığı, Fetullah Gülen'in sözcüsü kesildiği, darbe girişimi karşısında üç maymunu oynadığı, cemaatin yasa dışı faaliyetlerine arkasını döndüğü, beslendiği kaynakların merak konusu olduğu ifadelerine yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği tahkir edici bir dil olarak kabul edilmesi gerektiği, kullanılan dil ve ifade yapılan niteleme ve yorumun haber verilişinin gerektirdiği ve zorunlu kıldığı biçim ve ölçüde olmadığı, bu itibarla eleştiri kapsamında değerlendirilemeyeceği; yine 02.02.2014 tarihli sayıda "kim bu sözcü muhabiri" başlığı altındaki haber içeriğinde Sözcü gazetesi muhabirinin görüşmelerinin haber yapılmamasının eleştirildiği, ancak haber yapmama sonucunda davacı gazetenin cemaat ile yakınlığı, cemaat medyasından daha fazla Fetullah Gülen'i savunduğu, cemaatin yayın organı olduğuna dair fikrin güçlendiği yönünde eleştiri kapsamında değerlendirilemeyecek amacını aşan gereksiz yere incitici değer yargılarına yer verildiği, yapılmayan bir haber nedeni ile kullanılan bu ifadelerin haber verilişinin gerektirmediği biçim ve ölçüde olduğu, davalı şirkete ait gazetede yapılan 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli yayının, davacı şirketin yayınladığı Sözcü Gazetesi'ne yönelik olarak haksız rekabet oluşturacak yayın niteliğinde bulunduğu; buna mukabil 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınların gerek içerik olarak gerek ispat külfeti bağlamında, haksız rekabet teşkil ettiğinin ortaya konmadığı gerekçesiyle davacının 29.12.2013, 01.02.2014 ve 03.02.2014 tarihli yayınlar nedeniyle açtığı davanın reddine, davacının 27.01.2014 tarihli "Hocanın sözcüsü" başlıklı ve 02.02.2014 tarihli " Kim bu sözcü muhabiri" başlıklı yayınlar nedeniyle açtığı davanın kısmen kabulü ile her bir haber için ayrı ayrı takdiren 30.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı Turkuvaz Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsili ile davacı ...ye verilmesine, fazla istemin reddine, kararın tirajı en yüksek iki gazetede masrafı davalıdan alınarak ilanına, davacı ... tarafından açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, haber başlıklarının dikkat çekici ve ilgili uyandırıcı şekilde hazırlanmış olmasının yayınların hukuka aykırı olduğunun kabulünü gerektirmeyeceğini, bir haberin kamuoyuna en hızlı şekilde aktarılması sağlanırken diğer taraftan da en etkileyici ve okuyucuyu habere yönlendirici şekilde verilmesinde zorunluluk bulunduğunu, dava konusu haber tarihlerinde Sözcü Gazetesi'nin izlediği çizginin kamuoyu tarafından bilindiğini, haberlerin basın özgürlüğü kapsamında kalmasına rağmen davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, davacılardan ... ve Sözcü gazetesinin bir kısım yazar ve çalışanları hakkında FETÖ bağlantısı nedeniyle soruşturma başlatılarak gözaltı ve yakalama kararı verilmesi ve ceza davası neticesinde sanıklara terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan ceza verildiğini, davacı ...'ın firari olması nedeniyle hakkında tefrik kararı verildiğini ve dosyanın derdest olduğunu, haberlerde bahsi geçen ifadelerin müvekkili tarafından uydurulan iddialar olmadığını, haberin görünen gerçekler kapsamında kaleme alındığının açık olduğunu, 17.12.2013 tarihinde başlayıp 15.07.2016 tarihine kadar yaşanan hadiseler olduğu dikkate alındığında söz konusu haberlerin devletin bütünlüğünü yok etmeye çalışan terör örgütlerin sinsi bir şekilde ilerleyişinin durdurulmasını ve dava konusu haberin de sorumluların ortaya çıkarılmasına katkısı olabilmesi için ifade özgürlüğü çerçevesinde kamuoyu ile paylaşıldığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalılara ait Takvim Gazetesi'nin 27.01.2014 ve 02.02.2014 tarihli nüshalarında bahsi geçen haber içeriklerinin haber verilişinin gerektirdiği üslupta olmadığı, basın özgürlüğü ve eleştiri hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceği, açıklamaların okuyucu kitlesinde davacı şirkete ait gazete hakkında olumsuz intiba oluşturabilecek nitelikte olduğu, bu haliyle 27.01.2014 ve 02.02.2014 nüshalarda çıkan haberlerin TTK'nın 55/1-a,1 maddesi kapsamında haksız rekabete neden olduğu anlaşıldığından mahkemece bu haberler yönünden haksız rekabetin gerçekleştiğine ilişkin tesbitinde isabetsizlik bulunmadığı, davacılar vekili tarafından her bir haber için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminat talep edilmiş olup davacı ...’ın aktif dava ehliyeti bulunmadığı, taraflarca miktar belirtilmediğinden her bir davacının eşit oranda tazminat talep ettiğinin kabulü gerektiği, bu durumda diğer davacı bakımından talep edilen manevi tazminatın 20.000,00 TL olduğu, mahkemece davacı şirket yararına haksız rekabet oluşturduğu kabul edilen her bir haber için davacının talebi aşılarak 30.000,00 TL manevi tazminat takdiri doğru olmadığından davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 27.01.2014 tarihli haber için 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 27.01.2014 tarihinden, 02.02.2014 tarihli haber için 20.000,00 TL manevi tazminatın yayın tarihi 02.02.2014 tarihi itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalı ... Gazete Dergi Basım A.Ş'den tahsiline, fazla istemin reddine kararın ulusal çapta yayın yapan gazetede ilanına, davacı ... yönünden aktif husumetten reddine, davalı ... yönünden pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkili ... yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi hukuka aykırı olduğunu, haberin yayınlandığı tarihte gazetenin genel yayın yönetmeni olan ...'in, haberleri ve yayın politikasını belirleyen kişi olduğundan davalı şirket ile birlikte ortak kusurlu olduğunu, hükmedilen 20.000,00 TL'nin ağır hakaretler karşısında çok yetersiz kaldığı açık olup, müvekkilin üzüntü ve elemini karşılayacak miktarın günümüze göre yeniden değerlendirilmesi ve belirlenmesi gerektiğini, reddedilen haberlerin de haksız rekabet oluşturduğunu, seri haber niteliğinde olduğunu, belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, manevi tazminat miktarının nasıl belirlendiğinin açıklanmadığını, kararın ilanına dair verilen kararın yerinde olmadığını, artık güncelliğini kaybetmiş bir olay açısından yayımlamanın herhangi bir yarar sağlamayacağını belirterek istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, haksız rekabetin tespiti, men'i ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş, davacı vekilince reddedilen hususlarda istinaf talebinde bulunulmamıştır. Bölge adliye mahkemesince yeniden hüküm kurulmuş olmasına karşın ilk derece mahkemesi kararı ile kesinleşen kısımlar yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.İlk derece mahkemesi kararı ile kesinleşen kısımlar yönünden davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/3073, K. 2024/5656, T. 08.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-3073-e-2024-5656-k-92cea9401df3