Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2702 E. 2024/5120 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2702
Karar No
2024/5120
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1369 Esas, 2022/1649 Karar HÜKÜM : Kararın kaldırılması İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/109 E., 2020/496 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Davalı aleyhine davacı için hükmedilen toplamda 40.000,00 TL tutar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan reddine, davacılar vekilinin temyiz dilekçenin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ortak murisi olan ...'ın davalı şirkete ait.... plakalı araç ile Osmaniye ilinden Konya iline doğru şehirler arası yolculuk yaptığı 17.06.2018 tarihinde adı geçen aracın yaptığı tek taraflı trafik kazasında yaşamını yitirdiğini, yaşanan kazada bir çok kişinin öldüğünü, birçok kişinin de yaralandığını, bu sebeple de Karaman Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/466 E. sayılı dosyası kapsamında sorumlular hakkında ceza yargılaması yapıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, kazaya ilişkin tüm belge ve delillerin dosya içerisinde mevcut olduğunu, kazada tüm kusurun .... plaka sayılı otobüs sürücüsünde olduğunu ve hali ile müvekkillerinin manevi zararlarından işleten ve işveren olarak davalı tarafın da sorumlu olduğunu, müvekkillerinin ciddi boyutta manevi zararlarının mevcut olduğunu, müvekkillerinin maddi zararlarının tazmini için sigorta şirketi ile yapılan görüşmeler sonucunda maddi zararların ... Sigorta Şirketi tarafından giderildiğini, ancak manevi tazminata ilişkin herhangi bir açıklama yapılmadığını, yaptıkları harici araştırmalara göre sigorta şirketinin bu tutarı poliçe gereğince manevi tazminat olarak gönderdiğini, manevi tazminat tutarını kabul etmediklerini, müvekkillerinden ... için 200.000,00 TL manevi zarardan sigorta şirketince yapılan ödemeden 30.000,00 TL kadarının mahsubu ile kalan 170.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte, bu talep kabul görmez ise yasal faizi ile birlikte davalı şirketten hükmen tahsiline, müvekkillerinden ... için 100.000,00 TL manevi zarardan sigorta şirketince yapılan ödemeden 15.000,00 TL kadarının mahsubu ile kalan 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte, bu talep kabul görmez ise yasal faizi ile birlikte davalı şirketten hükmen tahsiline, müvekkillerinden ... için 100.000,00 TL manevi zarardan sigorta şirketince yapılan ödemeden 15.000,00 TL kadarının mahsubu ile kalan 85.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek avans faizi ile birlikte, bu talep kabul görmez ise yasal faizi ile birlikte davalı şirketten hükmen tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... Otomotiv vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, müvekkilinin bir ticaret şirketi olduğundan yerleşim yeri, Ticaret Siciline kaydedildiği yer olan Konya olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlıkta Konya Mahkemelerinin yetkili olacağını, kazanın oluşu bakımından müvekkili şirket ve çalışanlarının kusurunun olmadığını, manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu belirterek mahkemenin yetkisizliği nedeni ile davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.İhbar olunan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı vekilinin hesabına 60.000,00 TL manevi tazminat ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme gereği müvekkili şirketin araç işleteni ve sürücüsünün ibra edildiği gözetilerek davanın reddi gerektiğini, davada ihbar olunan sıfatını taşıdıklarından haklarında hüküm kurulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların kaza sırasında murislerinin vefatı nedeniyle maddi zararlarının dava dışı sigorta şirketi tarafından karşılandığını beyan ettiği, ihbar olunan ... Sigorta Şirketi'nden hasar dosyasının celbedildiği, hasar dosyasının incelenmesinde davacılar tarafından 25.10.2018 tarihinde maddi tazminat ödemesi amacıyla sigorta şirketine başvuru yapıldığı, manevi tazminat talebine ilişkin herhangi bir talep bulunmadığı, davacılara 05.03.2019 tarihinde açıklama yapılmadan 60.000,00 TL ödeme yapıldığı, yapılan ödemenin manevi tazminata ilişkin olduğunun davacıların ve ihbar olunan sigorta şirketinin kabulünde olduğu, davacıların bakiye manevi zararının tazmini için işbu davayı açtıkları, her ne kadar hukukumuzda manevi tazminatın bölünemezliği ve tekliği ilkesi geçerli ise de, davacılara yapılan manevi tazminat ödemesinin davacılar tarafından belirli bir miktar ve değer gösterilerek manevi tazminat talebinde bulunması üzerine yapılmadığı, davacılar ile ihbar olunan sigorta şirketi arasında imzalanan ibraname bulunmadığı, bu nedenle ihbar olunan sigorta şirketi tarafından yapılan ve davacılar tarafından kabul edilen ödeme kısmi ödeme olarak değerlendirilerek manevi tazminatın bölünemezliği kuralına aykırılık teşkil etmeyeceği ve davacıların bakiye tazminat taleplerini kural olarak davalı işletene karşı ileri sürebilecekleri, ancak dosya kapsamında meydana gelen kazada tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, tarafların mali ve sosyal durumu, olayın davacılar üzerindeki psikolojik etkisi, olayın yarattığı üzüntü, elem ve acı dikkate alındığında davalı işletenin sigortacısı tarafından davanın açılmasından önce yapılan manevi tazminat ödemesinin yeterli olduğu kanaatine varıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava açılmadan önce sigorta şirketi tarafından talep olmaksızın ödenen manevi tazminat miktarlarının yetersiz ve az olduğunu, müvekkillerinin bakiye manevi tazminat taleplerinin yasalara ve içtihatlara uygun olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanı kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı işleten her ne kadar dava dışı ihbar olunan .... Türk Sigorta A.Ş. tarafından davacılara bir miktar manevi tazminat ödemesi yapıldığını, bu ödemenin davacıların tüm zararını karşıladığını belirtmiş ise de, dava dışı .... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan manevi tazminat ödemesinin desteğin ölümüne sebebiyet veren kaza tarihi, ölenen davacılara yakınlığı, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, kazanın oluşumunda desteğin herhangi bir kusurunun bulunmaması hususları dikkate alındığında yetersiz ve az olduğu, bu nedenle davacıların davalı işletenden bir miktar daha manevi tazminat talep etme haklarının bulunduğu anlaşılmakla dava dışı ihbar olunan sigorta şirketi tarafından ödenen manevi tazminat miktarı da dikkate alınmak sureti ile davacılar lehine bir miktar daha manevi tazminat kabul kararı verilmesi gerektiği halde yapılan ödemenin yeterli olduğundan bahisle davanın tümden reddi doğru olmadığı, bu nedenle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile dava dışı ihbar olunan sigorta şirketi tarafından davacı ...'ye yapılan 30.000,00 TL ödeme, davacılar ... ve...'ye yapılan 15.000,00'er TL ödemeler dikkate alınarak davacılar vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Otomotiv Akaryakıt Turizm Sey. Paz. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Otomotiv Akaryakıt Turizm Sey. Paz. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... Otomotiv Akaryakıt Turizm Sey. Paz. Tic. Ltd. Şti.'den alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkillerin ortak murisinin öğretim üyesi olduğunu, genç yaşta vefat ettiğini, ölmeden önceki ekonomik durumunun asgari seviyenin çok üstünde olduğunu, karşı tarafın da ekonomik durumu dikkate alındığında hükmedilen miktarın çok düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını makul bir tutarda tazminata hükmedilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, ölümlü trafik kazası nedeni ile manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Davalı aleyhine davacı için hükmedilen toplamda 40.000,00 TL tutar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL'nin altında kalmaktadır. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2702, K. 2024/5120, T. 24.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2702-e-2024-5120-k-c29245dc7586