Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2428 E. 2024/5707 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2428
Karar No
2024/5707
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1129 E., 2023/356 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/455 E., 2021/119 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili banka ile dava dışı-borçlu ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında imzalanan 17.09.2015 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden borçlu şirket lehine ticari kredi kullandırıldığını, diğer borçlu-davalılar ... İnş. Müh. Yalıtım İç ve Dış Tic. Ltd. Şti., ... ve ... ... ...'ın müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak sözleşmeye imza attıklarını, müşterek borçlu müteselsil kefiller sıfatı ile sözleşmeyi imzalamış olan borçlu - davalıların kefalet limitleri gereğince borcun tamamından sorumlu olduğunu, davalıların sözleşmede kabul edilen şartlara rağmen ödemelerinde meydana gelen aksama neticesinde, müvekkili bankaca, kredi ilişkisinin kesildiğini bildiren hesap kat ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak verilen süre zarfında alacaklarının tasfiye edilmediği gibi bankaya borçlular tarafından bir ödeme planının da sunulmadığını, muaccel hale gelen kredi borcunun ödenmemesi üzerine Konya 3.İcra Müdürlüğü'nün 2018/3543 E. sayılı dosyası ile müşterek borçlu müteselsil kefillere ve müşterek borçlu müteselsil kefil (...) ... ...'ın kanuni mirasçıları olan diğer davalılar ..., ..., ... ve ... hakkında icrai takibe geçildiğini ve borçlu-davalılara ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalıların takibe itiraz ettiklerini, davalıların itirazlarının haksız olduğunu ileri sürerek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalıların Konya 3.İcra Müdürlüğünün 2018/3543 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ... mirasçıları ..., ..., ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davasının usulden reddine, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde esastan reddinin gerektiğini, dava konusu kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun ... İnş. Müh. Yalıtım iç ve dış Tic. Ltd. Şti olup müvekkillerinin kredi sözleşmesi kefilinin ... ... ...'ın mirasçıları olduklarını, ... ... ...'ın ilgili kredi sözleşmesine kefil olurken evli olup akabinde kredi sözleşmesi incelendiğinde ... ... ...'ın eşinin herhangi bir şekilde bu kredi sözleşmesine kefil olmasına muvafakati bulunmadığının ilgili kredi dosyasından açıkça anlaşılacağını, ... ...'ın kefilliğinin geçerliliğinin bulunmadığını, ... ... ... yönünden hukuki olarak kefillik sözlemesi kurulmadığından dolayı ... ...'ın mirasçılarının da herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, dava konusu kredi sözleşmesinin asıl borçlusunun VAVYAPI olup, borçlu şirketin davacı bankadan kredi çekerken teminat olarak farklı yerlerdeki taşınmazlarını teminat göstererek davacı bankaya ipotek verdiğini, ne var ki davacı bankanın iş bu ipoteklerin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmadığı gibi asıl kredi borçlusundan tahsil yoluna gitmediğini, rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip etmesinin gerektiğini, kredi sözleşme içeriğini kabul etmemekle birlikte kredi sözleşmesinin geçerli olduğu kabul edilse bile iş bu ... müvekkillerine atfedilen miktar ve faiz oranları da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ... ...'ın 14.02.2017 vefat tarihi itibariyle kefaleti nedeniyle sorumlu olduğu 9598202-53-1, 54-1 ve 55-1 no'lu rotatif kedilerin ve 922-5277001 no'lu KMH kredisinin, 28.03.2017 tarihinde dava dışı asıl borçlu ... ... İnş.San.ve Tic. Ltd. Şti.'ne kullandırılan 10689486-61-1 no'lu 1.850.000,00 TL tutarındaki KGF kefaletiyle kullandırılan kredi ile kapatıldığı, 17.10.2017 tarihinde banka tarafından dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan 1.175.000,00 TL tutarındaki 11679260-64-1 no'lu KGF kefaletiyle kullandırılan taksitli kredi ile de 21976888-51-1 no'lu taksitli kredinin kapatıldığı, davalı mirasçıların muris ... ...'ın vefatından sonra kullandırılan KGF kefaletli kredilerle ilgili olarak sorumlu olamayacağı, ... ...'ın sağlığında kullandırılan kredilerin Konya 3.İcra Müdürlüğü'nün 2018/3543 esas sayılı dosyasında takip konusu yapılmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; Konya 3.İcra Müdürlüğünün 2018/3543 E.sayılı dosyasından; 527700-1 nolu Artı Para Kredisi ile ilgili olarak 40.000,00 TL asıl alacak, 499,20 TL işlemiş temerrüt faizi, 24,96 TL BSMV olmak üzere toplam 40.524,16 TL alacak, 10689486-61-1 nolu Taksitli Ticari Kredi ile ilgili olarak 1.303.813,51 TL asıl alacak, 46.350,57 TL işlemiş akdi faiz, 8.642,41 TL işlemiş temerrüt faizi, 4.398,56 TL BSMV olmak üzere toplam 1.363.205,05 TL alacak, 11679260-64-1 nolu Taksitli Ticari Kredi ile ilgili olarak 1.127.516,58 TL asıl alacak, 32.697,98 TL işlemiş akdi faiz, 7.970,70 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.339,66 TL BSMV olmak üzere toplam 1.171.917,15 TL alacak olmak üzere taleple bağlı kalınarak toplamda; 2.575.646,36 TL'lik alacağa yönelik davalılardan ... ile ...'ın itirazlarının iptali ile takip tarihi olan 04.04.2018 tarihinden itibaren taleple bağlı kalınarak artı para (KMH) kredileri için (04.04.2018-30.06.2018 tarihleri arası için yıllık %28,08, (01.07.2018-30.09.2018) tarihleri arası için yıllık %30, 24, (01.10.2018-31.03.2019) tarihleri arası için yıllık %33, (01.04.2019-30.06.2019) tarihleri arası için yıllık %31,80, (01.07.2019-30.09.2019) tarihleri arası için yıllık %28,80, (01.10.2019-31.12.2019) tarihleri arası için yıllık %24, (01.01.2020-30.03.2020) tarihleri arası için yıllık %20,40,(01.04.2020) tarihinden sonrası için yıllık %18,60 oranında ve değişen oranlarda, 11792260-64-1 nolu Taksitli Kredi için yıllık %34,80 oranında, 10689486-61-1 nolu Taksitli Ticari Kredi için yıllık %32,40 oranında temerrüt faizi uygulanmak suretiyle tahsilde tekerrür olmamak üzere takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, davacı tarafından ... ... ... mirasçıları davalılar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince kabul edilen 2.575.646,36 TL alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan ... ile ...'dan alınarak davacıya verilmesine, dava tarihinden sonra takip konusu alacağa ilişkin olarak 10689486-61-1 nolu kredi için 05.08.2019 tarihinde yapılan 51.717,31 TL, 10689486-64-1 nolu kredi için 03.08.2018 tarihinde yapılan 18.882,50 TL, 16344952-2 nolu Artı Para Kredisi için 24.05.2018 tarihinde yapılan 40.000,00 TL ve 05.08.2019 tarihinde yapılan 14.119,42 TL tahsilatın infaz aşamasında İcra Müdürlüğünce değerlendirilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporuna itirazlara ve dosyanın yeni bir bilirkişiye tevdii taleplerine rağmen bilirkişice bazı hususlar değerlendirmeye alınmadığını ya da yanlış değerlendirilerek diğer raporların tekrarı yapıldığını, itirazların sonucunda bilirkişice bazı doğru tespitler yapılmışsa da yerel mahkemece gerekçeli kararda bu husus hukuki değerlendirmeye dahi alınmadan karar verildiğini, ...-müteselsil kefil ... ... mirasçıları olan davalılar yönünden davaya esas alınan, 17.09.2015 tarihli 5.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmesine istinaden, 2015 ve 2016 yılında kullandırılan (kefil ... ...’ın sağlığında) ve gecikmeye giren kredi riskleri, 28.03.2017 tarihinde kullandırılan 10689486-61-1 no lu ve 17.10.2017 tarihinde kullandırılan 11679260-64-1 no lu KGF'li krediler ile kapatıldığını, dolayısıyla 2017 mart ve ekim aylarında kullandırılan krediler, 2015 ve 2016 yılında kullanılan ve gecikmeye giren kredi risklerinin yapılandırılmasına yönelik olup yeni bir kredi niteliğinde olmadığını, ... ... sağ iken kefaleti dahilinde kullanılan ve kapatılamayan kredilerin(boçlu kefillerin ödemesi olmadan) yapılandırılması ve devamı olduğunu, 28.03.2017 ve 17.10.2017 tarihlerinde kullandırılan kredilerle önceki kredi borçlarının kapatıldığını, bu hususun bilirkişi raporunda da belirtildiğini, bilirkişi raporundaki bu tespite rağmen yerel mahkemenin bu hususta hiçbir hukuki değerlendirme yapmadığını, bilirkişinin her üç raporunda da davalı-müşterek borçlu müteselsil kefiller, ... ve ... Ltd.Şti .yönünden banka alacağının hesabına ilişkin olarak taleple bağlılık ilkesini yanlış değerlendirerek takip tarihindeki banka alacağının eksik hesapladığını, tüm itirazlarına ve bu yönde yeni bir bilirkişiden rapor aldırma taleplerine rağmen yerel mahkeme ısrarla yeni bir bilirkişiden rapor aldırmayarak ve yanlış bilirkişi raporuna dayanarak bu hususta hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini, bilirkişi raporlarında, kullandırılan kredilerin anaparalarında, uygulanan akdi faiz ve temerrüt faizi oranlarında müvekkil bankanın icra takibi ile aralarında bir farklılık bulunmamakla birlikte talebe bağlılık ilkesi yanlış değerlendirildiğini, bilirkişinin toplam alacak yönünden taleple bağlılık ilkesini değerlendirmesi gerekirken akdi ve temerrüt faizlerini bölümlere ayırarak değerlendirme yapması sonucunda yanlış hesaplama yapıldığını, bilirkişinin temerrüt faizlerini müvekkil bankanın hesapladığı temerrüt faizinin çok üstünde hesaplamış olmasına rağmen temerrüt faizini, taleple bağlılıktan bahisle düşürdüğünü, akdi faizi de süreyi kısa tuttuğu için düşük hesapladığını, taleple bağlılık ilkesinin toplam alacak yönünden hesaplanması gerekirken bu şekilde değerlendirmesinin hukuki olmadığı gibi hakkaniyete de aykırı olduğunu, dolayısıyla bilirkişi tarafından 2.669.296,16 TL olarak tespit edilen müvekkili banka alacağının taleple bağlılık gereği 2.636.943,13 TL üzerinden hesaplanması gerekirken 2.575.646,36 TL olarak hesaplanması ve yerel mahkemenin de tarafından tüm itirazlarına rağmen tek bir bilirkişiden alınan birbirinin benzeri rapora dayanarak bu hususta hüküm kurmasının ve kararda hukuki gerekçe gösterilmemesinin kaldırma sebebi olduğunu ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 17.09.2015 tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kefil ... ...'ın 14.02.2017 vefat ettiği, icra takibine konu kredilerin kefil ... ...'ın ölümünden sonra kullanıldığı, yine takip dayanağı olarak gösterilen 5277001 no'lu artı para kredisinin ise 14.02.2017 vefat tarihi itibariyle risk bakiyesinin 78.528,17 TL olduğu, ancak dava dışı asıl borçlu ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından artı para hesabına 06.03.2017 tarihinde 150.000,00 TL para yatırıldığı ve KMH (artı para kredisi) borcunun kapandığı/artıya geçtiği, davacı 28.03.2017 ve 17.10.2017 tarihlerinde kullandırılan kredilerin yeni bir kredi olmadığını, daha önce kullandırılan kredilerin yapılandırılması niteliğinde olduğunu iddia etmekte ise de dosya kapsamında murisin ölümünden önceki kredi borçlarının yapılandırıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı, kefaletin kişisel teminat olması prensibi gereğince kefilin mirasçılarının kefilin ölümünden sonra doğan borçlardan sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, mahkemece ... ... mirasçısı olan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekili mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, taleple bağlılık kuralının hatalı değerlendirildiğini ileri sürmekte ise de mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda temerrüt tarihinin doğru olarak belirlendiği, davacı tarafça takip talebinde istenen akti faiz ve temerrüt faizi oranları esas alınarak yapılan hesaplamada ve taleple bağlılık kuralının uygulanmasında herhangi bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesini tekrarlayarak kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı Kanun'un 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2428, K. 2024/5707, T. 09.07.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2428-e-2024-5707-k-032fd828e54e