Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2225 E. 2024/4995 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2225
Karar No
2024/4995
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1400 Esas, 2023/81 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/240 E., 2021/23 K. Taraflar arasındaki markaya ve tasarıma tecavüzün tespiti, durdurulması, önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “8 KEK” ürününü ilk kez icat eden, tasarlayan, tanıtan, pazarlayan ve tanınmış hale getiren firma olduğunu ve tanınmış "8 KEK" markalarının bulunduğunu, davalıya ait 2013/00016-3 tescil numaralı tasarımın müvekkilinin sekiz kek tasarımları ile aynı olduğunu, müvekkili tasarımları daha önce tescil edildiğinden davalıya ait dava konusu tasarımın hükümsüz kılınması gerektiğini, davalı tasarımının müvekkili tasarımı gibi sekiz formunda olduğunu, davalının müvekkilinin sekiz kek markasının aynısını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini ürün ambalajında kullanması ve ambalajına müvekkilinin markasını anımsatacak biçimi vermesinin müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalı tarafın ürün ambalajında kendi tescilli ürünü yerine müvekkilinin markasına benzer tasarımı benzeterek kullandığını, bu durumun marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının tescilli olan ve kendine ait ürün görselini kullanması gerektiğini, müvekkilinin marka ve tasarımlarından haberdar olan davalının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının müvekkilinin kek tasarımına, markasına, ürün ambalajına tecavüz eden fiillerinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, ve ortadan kaldırılmasına, davalı tarafından üretilen veya ithal edilen ürünlere, üretimde kullanılan araçlara el konulmasına mümkünse müvekkile mülkiyet hakkı tanınmasına, davalı aleyhine verilecek kararın yurt gazetelerde ilanına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ankara 3. FSHHM’nin 2014/46 E. ve 2015/278 K. sayılı karar ile müvekkiline ait 2013/00061-3 sayılı tasarımın davacıya ait tasarımlar karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini, ancak müvekkili tarafından bu kararın temyiz edildiğini ve dosyanın halihazırda Yargıtay’da olduğunu, müvekkilinin kek tasarımının şeklinin farklı olduğunu, tasarımların öncekilerden tamamen farklı olmasının beklenemeyeceğini, müvekkilinin tasarımının "8 Kek" tasarımına benzemediğini, tasarımlarının özgün olduğunu ve yenilik ve ayırt ediciliğe sahip olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının fiili ambalaj kullanımı ile davacının kullanmakta olduğu ambalajlar arasında benzerlik bulunduğu, bu durumun davacının tasarım tescilinden doğan haklarını ihlal ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu, davalının fiili ambalaj kullanımının davacının tasarım tescilinden doğan haklarını ihlal ettiği ve 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu, davalının fiili ambalaj kullanımının davacının marka tescilinden doğan haklarını ihlal ettiği ve 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 61 inci maddesinin (a) bendi kapsamında davacının marka hakkına tecavüz oluşturduğu, davacı vekilince 26.02.2014 tarihinde Ankara 3.FSHHM'nin 2014/56 E. sayılı dosyası ile işbu dosyada dava konusu olan 2013/00016/3 tescil numaralı endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ile ilgili dava açılıp tasarımın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı tasarımı hakkında Ankara 3.FSHHM'nin 2018/146 E. sayılı dosyası ile hükümsüzlük davası açıldığından hükümsüzlük talebi yönünden açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine, davacının "sekiz kek" tasarımına, markasına, ürün ambalajına, aynı veya benzer olması nedeniyle davalının tecavüzünün tespitine, kullanımlarının ve dağıtımlarının durdurulmasına, gelecekte kullanımının önlenmesine, "sekiz kek" tasarımının, işaretinin veya ürün ambalajını taşıyan başta kek ürünü olmak üzere her türlü ürüne, ambalaja, araca, faturaya, kartvizite, her türlü tanıtım metaryallerine, iş evraklarına, basım veya yapım aşamasında olanlar da dahil el konulmasına, toplatılmasına, imhasına; tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde bu ürünlerin münhasıran üretiminde kullanılan makinalara ve araçlara el konulmasına; davacının "sekiz kek" tasarımının, işaretinin veya ürün ambalajını taşıyan davalıya ait web sitesindeki içeriklerin çıkarılmasına, mümkün olmazsa web sitesinin yayının durdurulmasına, davalı alayhine verilen mahkeme kararının masrafı davalı tarafından karşılanmak üzere ulusal yayın yapan bir gazetede ilanına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin tescilli tasarımlarını kullandığını, Mahkemece tecavüzün varlığının değil hükümsüzlük koşullarının araştırıldığını, müvekkilinin kullanımının tescile uygun olduğunu ve davacının tasarım ve marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, içerisinde gıda ve tasarım uzmanı bilirkişilerin bulunduğu heyet tarafından düzenlenen denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre kek tasarısında seçenek özgürlüğünün ürünün yapısından kaynaklı zorunlu biçimler haricinde oldukça geniş olduğu, diğer benzerlikleri yanında davalının kek tasarımının bütün olarak meydana getirilen şekilsel form yapısı itibariyle davacının tasarımları ile benzer olduğu ve yenilik ve ayırt edicilik karakterini taşımadığı, davalının fiilen kullandığı ambalaj tasarımının davacının tescilli markasına konu ambalaj görseli ile önemli ölçüde benzerlik gösterdiği, bir başka deyişle davalının dava konu tasarımla ürününü davacının tasarımına genel şekli itibariyle benzettiği, ancak bu tasarımını da tescilli olduğu şekilde kullanmayıp ambalajını davacının markalarına ve ambalajlarını büyük ölçüde benzettiği, davalının ürün ambalajını gören davaya konu ürünlerin ortalama tüketicilerinin bu ürünü davacının ürününe benzeterek satın alabilecekleri, davalının fiili kullanımı ile davacının tescilli marka ve tasarımları arasında da benzerlik bulunduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, tasarımın hükümsüzlüğü, tasarım ve markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 554 sayılı KHK'nın 48 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz sebeplerine göre yapılan inceleme ve davalının tescilli ambalaj tasarımının bulunmamasına göre, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple ; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2225, K. 2024/4995, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2225-e-2024-4995-k-651f72514c6c