Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2209 E. 2024/5972 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2209
Karar No
2024/5972
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/58 Esas, 2023/82 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi (... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2020/168 E., 2022/386 K. BİRLEŞEN DAVA : Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin (... ve Sınai Haklar Hukuk Mah.Sıfatıyla) 2020/223 E., 2022/63 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA 1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkil aleyhine 2019/58 D.iş sayılı dosyası ile adına tescil ettirdiği bir kısım tasarımları dayanak göstererek tasarım hakkı ihlali gerekçesi ile müvekkil iş yerinde ve sosyal hesaplarında bi işi marifeti ile tespit işlemi yaptırdığını, yapılan tespit neticesi dosyaya sunulan bilirkişi raporunda bir kısım tasarımlar açısından hak ihlali olduğu ileri sürüldüğünü, ancak davalı adına Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli olan hamak ve hamak ayağı tasarımları daha önce kamuya arz edilmiş olduğundan yenilik ve ayırt edicilik kriterine haiz olmadığını ileri sürerek 2018/02560 (3) (4), 2018/03445 (1) (2) (3), 2018/01747 (2), 2018/05130 (1), 2018/05231 (1) sayılı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfını taşımadığını ileri sürerek Türk Patent Enstitüsü nezdinde tescilli olan 2018/02560 (3) (4), 2018/03445 (1) (2) (3), 2018/01747 (2), 2018/05130 (1) ve 2018/05231 (1) sayılı Endüstriyel Tasarımın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hamak, salıncak gibi ürünlerin üretimini yaptığını, müvekkilinin NT 003 kodlu ürünü için 2018 02560/3, NT 011 kodlu ürünü için 2018 02560/4 ve bunların ayaklarını da 2018 05231 sayı ile tescil ettirdiğini, Müvekkiline ait ürünlerin davalı tarafından üretilip satışa sunulduğunun 2019/58 D. İş sayılı dosyası ve 2019/31 Değişik İş dosyası ile tespit edildiğini, dosyalar kapsamında alınan görsellerden de anlaşılacağı üzere davalı tarafça çok sayıda ürünün teşhir edildiğinin, satışa hazır olduğunun belirlendiğini, bu durumun çok sayıda ürünün ... olduğunu ve daha da satılacağını gösterdiğini, davalı tarafından müvekkiline ait tasarımların hükümsüzlüğü için Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/168 E. sayılı davanın açıldığını ileri sürerek beyan ederek müvekkiline ait tasarımlara tecavüz eden ürünlerin hangi isimlerle ne miktarda satıldığının tespitini, tecavüzün menine, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tecavüz edenin elde ettiği net kazanç uyarınca hesaplanacak şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihi olan 30.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının iddialarının aksine tasarımlarının hükümsüzlüğünün talep edilemeyeceğini ve tasarımlarının ayırt edici olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından dosyaya sunulan ve davanın dayanağını teşkil eden 05.09.2018 tarihli 2018-05231 tescil numaralı ve 10.04.2018 tarihli 2018-02560 tescil numaralı tasarım tescil belgeleri ile koruma altına alınmış olan ürünlerin herhangi bir yeniliği taşımayan, ayırt edici özelliği bulunmayan, kamuya daha önceden arz edilmiş ürünler olduğunu, davacının maddi ve manevi herhangi bir zarara uğramadığını, müvekkilinin davaya konu ürünleri satışa arz ettiğine ve bu satışlardan gelir elde ettiğine ilişkin hiçbir delil bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, hükme esas alınan bilirkişi ana ve ek raporunda da belirtilmiş olduğu üzere; davalı/ birleşen dosyada davacıya ait ve dava konusunu oluşturan 2018 02560/3, 4 sıra numaralı; 2018 03445/2 sıra numaralı tasarımların tasarımların ayırt edici nitelikte olmadığı, anlaşılmakla; davaya konu edilen davalı/birleşen dosya davacı adına adına kayıtlı 2018 2560/3 ve 2018 2560/4, 2018 3445/2 sıra numarası ile tescilli tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmesi gerektiği, ancak; davalı/birleşen dosya davacısına ait dava konusu tasarımlardan; 2018 03445/1, 3 sıra numaralı; 2018 01747/2 sıra numaralı, 2018 05130/1 ve 2018 05231/1 sıra, 2018 5130/1 ve 2018 5231/1 numaralı tasarımların ise 6769 sayılı Kanun’un 56 ncı madde hükümleri kapsamında yapılan değerlendirmeler ve başvuru tarihi itibariyle yeni ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olduğu anlaşılmakla bu tasarımlar yönünden açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, birleşen dava yönünden ise; davalı/birleşen davacı adına 2018 02560/4 sayı ile tescilli hamak tasarımının, 2018 2560/3 ve 2018 3445/2 sıra numarası asıl davada yenilik ve ayırt edicilik kriterini taşımadığı, ana dosyada bu tasarımlar açısından hükümsüzlük kararı verildiği, davalı/birleşen dosya davacısı adına kayıtlı 2018 03445/1, 3 sıra numaralı, 2018 01747/2 sıra numaralı, 2018 5130/1 ve 2018 5231/1 sıra numarası ile tescilli tasarımların hükümsüzlüğü yönünden red kararı verilse dahi davacı/birleşen davalı tarafın yasal defterleri üzerinde yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporlarında; hamak ve benzeri bir ürün satışı veya stoku olduğuna dair tespit yapılamamış olması davalı birleşen davacı tarafça da bu hususta ayrıntılı faturaya sunulmamış olması nedeniyle birleşen davada tazminat davasının reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, davacı tarafın iddialarına, davalı yanın savunmalarına, davaya dayanak dosya kapsamındaki belgelerin içeriğine, mahkemece sınai mülkiyet konusunda uzman bilirkişiden alınıp hükme esas alınan ana ve ek bilirkişi bilirkişi raporlarındaki tespit ve değerlendirmelere, söz konusu raporun ayrıntılı, bilimsel, taraf ve kanun yolu denetimine elverişli, somut olayın özelliklerine uygun nitelikte olmasına (ana ve ek rapor arasındaki cüz'i farklılığın sebebinin belirtilmiş olmasına) mahkemenin raporları/ delilleri takdirinde (keza vakıa ve hukuki değerlendirmesinde) bir isabetsizlik bulunmamasına göre mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne birleşen davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle asıl davanın davalısı birleşen davanın davacısı vekilinin asıl ve birleşen davalara yönelik istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş, karar asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Asıl dava, endüstriyel tasarımın hükümsüzlüğü ve terkini, birleşen dava ise tasarıma tecavüzün meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, asıl davada davalı- birleşen davada davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 04.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2209, K. 2024/5972, T. 04.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2209-e-2024-5972-k-eca796aa0dfc