Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/216 E. 2024/3980 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/216
Karar No
2024/3980
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1631 Esas – 2022/1399 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/149 E., 2020/201 K. Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 2018/41508 nolu "VİNTARA WINEHOUSE HASAN DEDE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "HASAN DEDE" ibareli markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun müvekkilinin markasına ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, onun serisi olarak algılanacağını ve ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimaline neden olacağını, markanın tescil edilmesi halinde müvekkilinin eskiye dayalı kullanımından kaynaklanan hakkının zarar göreceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu, ibarenin 33. sınıf ürünler üzerinde üzüm çeşidi olarak gösterilmesine bir itirazları olmadığını, ancak davalının marka etiketlerinde "HASAN DEDE" ibaresini öne çıkardığını, “HASAN DEDE” markasının 1986 yılında müvekkilinin dedesi ... ve Ortakları adına 91096 tescil numarasıyla şarap sınıfına tescilli olduğunu, ancak 10 yıllık koruma süresinden sonra yenilenmesinin ihmal edildiğini ileri sürerek itirazlarının reddine dair YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında uyuşmazlık konusu mallar yönünden iltibas bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; "HASAN DEDE" ibaresinin üzüm cinsi olduğunu, marka olarak tescil edilmemesi gerekirken sehven tescil edildiğini, müvekkilinin ürünlerindeki kullanımının eskiye dayandığını, müvekkili şirketin bu ibareyi meşhur ve maruf hale getirdiğini, 2015 yılından beri ibareyi kullandığı ürünleri sattığını, davacının şarap üretimi yapmadığını, davacının ailesiyle ilgili markanın "HASAN DEDE" değil "Hasandede Şarapları" olduğunu, markanın yenilenmemesi nedeniyle 2006 yılında iptal edildiğini, böylece ibarenin başkaları tarafından serbestçe kullanılabileceğini, ayrıca markaların da benzer olmadığını, müvekkilinin "VİNTARA" ibareli logosunun ayırt ediciliği sağladığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; emtia benzerliğinin somut uyuşmazlık bakımından sağlandığı, dava konusu marka incelendiğinde başvurunun herhangi bir şekil unsuru ihtiva etmeyen bir kelime markası olduğu, anılan ibarenin Kırıkkale iline bağlı bir coğrafi bölgeyi (Hasan Dede Köyü) işaret ettiği, bununla birlikte dava konusu YİDK kararında da belirtildiği gibi ortak unsur olan “Hasan Dede” ibaresinin tanımlayıcı olduğu, markasal olarak bir orjinallik taşımadığı, coğrafi bir bölge ismi olan çekişmeli markanın ortak unsurunun herkesin kullanılabileceği bir yer adı olduğu, taraf markalarının karıştırılmasının mümkün görülmediği, davacının “HASAN DEDE” ibareli yönünden önceye dayalı kullanım iddiasını kanıtlayamadığı, bu nedenle 6769 sayılı Sinaı Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanabilir olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin "HASAN DEDE" markasını Türkiye'de kullanmaya yetkili kişi olduğunu, müvekkilinin akrabalarının 30-40 yıldır ticari olarak şarap dağıtım ve satışı yaptığını, dava şirketin ise 2014 yılından beri bu ibareyi kullandığını, müvekkilinin şarap üretimi yaptığının belgelerle sabit olduğunu, davalının kullanımının 2017 yılından önce haksız rekabet, 2017'den sonra ise markaya tecavüz oluşturduğunu, taraf markalarının benzer olduğunu, davalının dava konusu ibareyi etiket ve reklamlarında öne çıkararak kullandığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, Dairenin davacının itiraza mesnet "HASAN DEDE" ibareli markasına ilişkin 09.12.2021 tarih ve 2020/533 E.-2021/1560 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi "Hasan Dede" ibaresinin bir üzüm çeşidinin ismi olduğu, bu şekilde piyasada yaygın olarak bilindiği, akademik çalışmalara konu edildiği ve bu üzüm çeşidinin özellikle şarap üretiminde kullanıldığı, dolayısıyla ürünün cinsini, çeşidini, vasfını ve diğer karakteristik özelliklerini gösteren açıklamalar kapsamına girdiği, ayrıca bu ibarenin işletmesel (ticari) kaynak gösterme, yani markasal ayırt edicilik niteliğini de haiz olmadığı, bu tür ibareler herkesin kullanımına açık olup tek başına marka olarak kullanılamayacakları, nitekim Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi Sıfatıyla Kırıkkale 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/295 E. - 2019/398 K. sayılı kararla itiraza mesnet markanın hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu karara yönelik istinaf itirazlarının da Dairenin anılan kararı ile esastan reddedildiği, ancak başka ibareler eklenmek suretiyle bu tür cins ve vasıf bildiren ibarelerin marka olarak kullanılabilecekleri, davaya konu YİDK kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve re'sen dikkat edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava ,YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/216, K. 2024/3980, T. 15.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-216-e-2024-3980-k-bae45968a2fa