Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/208 E. 2024/3670 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/208
- Karar No
- 2024/3670
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1623 Esas, 2022/1334 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 5. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/102 E., 2020/190 K. Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve marka tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ve "..." olarak tescilli çok sayıda markası bulunduğunu, seri marka oluşturma amacıyla 2018/97866 sayılı "... Master" ibareli marka başvurusunun, davalının 2018/51427 sayılı "..." ibareli markası mesnet gösterilerek nihai olarak reddedildiğini, davalının daha önce "..." ibaresi için yaptığı marka başvurusunun müvekkilinin markası ile iltibas teşkil ettiği gerekçesiyle reddedildiğini, davalının tescil edilmemiş markası ile müvekkilinin başvurusuna yaptığı itirazın kabul edildiğini, müvekkili şirketin tanınmışlığından faydalanmaya çalışan davalının kötü niyetli olduğunu, YİDK kararında hatalı olarak "..." markasının Türkiye'de kullanılmadığından bahsedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve dava konusu marka başvurusunun tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde, yurt içinde kullanılmayan markanın müktesep hak teşkil etmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait 2018/97866 sayılı marka başvurusunun kapsamında bulunan hizmetler ile redde mesnet alınan davalı şahsa ait 2018/51427 sayılı markanın kapsamında bulunan hizmetlerin aynı olduğu, taraf markaları bir bütün olarak karşılaştırıldığında görsel, işitsel ve kavramsal olarak iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer oldukları, davacıya ait "..." esas unsurlu marka ile karşılaşan, davaya konu 43. sınıfta bulunan hizmetlerin hitap ettiği makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketicinin, bu hizmetlerden yararlanmak için ayıracağı süre içerisinde, bu markanın davalı şahsa ait markanın serisi bir marka olduğunu düşünebileceği, bir kısım tüketicinin marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı kurabileceği, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının önceki tarihli 2014/24365 ve 2014/32692 sayılı markalarının tescil tarihleri üzerinden 5 yıllık hak düşürücü sürenin geçmediği, dava konusu YİDK kararı tarihinde, halen hükümsüzlük tehdidi altında bulundukları, dava konusu YİDK kararı tarihinde davacının önceki tarihli markaları bakımından uzun süre kullanım şartının gerçekleşmediği, bu markaların taraflar arasında çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, müktesep hak iddiasında, dayanılan önceki tarihli markanın “tescilli olarak uzun süre kullanılması” ifadesinden bu kullanımın, Türkiye’deki bir kullanım olarak anlaşılması gerektiğinin düşünüldüğü, davacının önceki tarihli markalarını Türkiye’de kullandığını ispata yarar delillerin YİDK aşamasında dosyaya sunulmadığı, davacının önceki tarihli markalarına dayalı müktesep hak iddiasına ilişkin koşulların somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 02.09.2020 tarihli 2019/174 E., 2020/140 K. sayılı ilamıyla davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin önceki tarihli "..." ibareli markasının şekil ve özelliklerini değiştirerek yaptığı başvurunun hukuka uygun olduğunu, müvekkilinin seri marka oluşturmaya çalıştığını, kararda belirtilenin aksine müvekkilinin eski tarihli markasını kullandığını, müvekkilinin markasını kullandığına ilişkin belgelerin dosyada mevcut olduğunu, davalının aktif kullanımı bulunmadığını, "..." ibaresinin Kars yöresine ait bir ekmek ismi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve müvekkilinin marka başvurusunun tesciline karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markalarını oluşturan ibareler arasındaki yüksek benzerlik ve başvurunun davalının itiraza mesnet markası kapsamı ile aynı hizmetler yönünden tescil ettirilmek istenmesi karşısında markalar arasında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas bulunduğu ve davacının önceki tarihli markalarının başvuru açısından müktesep hak oluşturmayacağı yönündeki değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmadığı, YİDK kararının iptali davasının YİDK karar tarihindeki hukuki durum esas alınarak değerlendirileceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka tescilinin şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.