Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2032 E. 2024/4444 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2032
Karar No
2024/4444
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1904 Esas, 2023/5 Karar HÜKÜM : Yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/212 E., 2017/196 K.

Taraflar arasındaki ... (TÜRKPATENT) Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonucu İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 2014/87086 kod numarası ile "Dr. ...+şekil" ibareli markanın 30. ve 43. sınıflarda tescili için davalı Kuruma başvurduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından 2013/64210 sayılı "Dr...." ibareli markaya dayalı olarak 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca başvurunun reddedildiğini, bu karara yaptığı itirazın ise YİDK tarafından kısmen yerinde görüldüğünü ve 30. sınıf mallar yönünden başvurunun ilanına karar verildiğini, 43. sınıf hizmetler yönünden ise itirazın reddedildiğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi ücretini yatırmak üzere davacıya iki haftalık kesin süre verildiği, bu ücretin yatırılmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının hatırlatılıp ihtar edildiği, buna rağmen anılan giderlerin yatırılmaması sebebiyle inceleme yaptırılamadığı, davacının 18.05.2017 tarihli celsedeki beyanıyla yukarıdaki vakıalara dayalı isteminin ispatı zımnında bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçtiği sonucuna varıldığı ve iddiasına dayalı vakıaları ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı asil istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı asil istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda belirtilen tüm hususlara itiraz ettiğini, dosya kapsamında daha önce bilirkişi incelemesi yapıldığını, davalı yararına vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında aynılık ya da ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olup olmadığı hususunun hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan, İlk Derece Mahkemesinin, davacının bilirkişi incelemesinden vazgeçtiği ve iddiasını da ispat edemediği yönündeki gerekçesinin yerinde olmadığı, bu durumda, uyuşmazlığın esasının incelenmesi gerektiği, somut uyuşmazlıkta, başvuru kapsamından çıkarılan 43. sınıf hizmetlerin redde mesnet 2013/64210 sayılı markanın kapsamında aynen yer aldığından, emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleştiği ancak markaların düzenlenme biçimleri itibariyle ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıkları, başvurunun özgün bir şekli ihtiva ettiği, bu farklılıkların dava konusu başvuru ile redde mesnet markayı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzer olmaktan çıkardığı, bu maddeye göre benzerlik olgusunun dar yorumlanmasının gerektiği, başvuru konusu işaret ile redde mesnet marka arasında "Dr. ..." ibaresinin ortaklığından kaynaklı sesçil ve anlamsal bir benzerlik olmasına rağmen, içerdikleri diğer biçimler, sözcükler ve yazım şekli itibariyle görsel olarak birbirlerinden önemli derecede farklı oldukları, bu sayede ayrı işaretler olarak ortalama tüketiciler ve yararlanıcılar tarafından anlaşılabilir hale geldikleri, bu açıdan bakıldığında, davacıya ait başvuru konusu marka ile redde mesnet marka arasında, ilk bakışta ayırt edilemeyecek derecede benzerlikten söz edilmesinin mümkün olmadığı, işletmesel bağlantılandırma ihtimalinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında bulunmaması sebebiyle bu yönden bir tahkike girilmesine gerek de bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvuru konusu markada yer alan şekil ibaresinin genel görünümü değiştirmeyen zayıf bir ibare olduğu, bu durumda başvuru konusu markada söz görünümden yüksek sesle konuşur ilkesi ve kelime unsurunun markadaki kullanımı ve konumlandırılışı da dikkate alındığında marka algısının kelime unsuru üzerinde şekilleneceğini, bu bakımdan taraf markaları arasında yazı unsurunun ön plana çıktığını, markalar arasındaki tek farkın kırmızı arka fon olduğu, anlamın değişmemesi nedeniyle markaların aynı olduğu algısına yol açacağını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal olarak fark bulunmadığını, aynı nitelikte birden fazla Yargıtay kararı bulunduğunu ileri sürerek ve re'sen tespit edilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararı iptali talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi

3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2032, K. 2024/4444, T. 29.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2032-e-2024-4444-k-a8d0bbc9e023