Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2020 E. 2024/4955 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2020
Karar No
2024/4955
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/235 Esas, 2022/1761 Karar HÜKÜM : Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/37 E., 2020/370 K. Taraflar arasındaki sözleşmenin fesih ile tapu iptal ve tescil veya alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müteahhit olan müvekkilinin, tapuda maliki dava dışı... olarak görünen, müvekkilinin satmak için harici şekilde satın aldığı, ancak tapu tescilini yaptırmadığı 8895 ada 5 parsel 10 nolu bağımsız bölümü davalı şirket ile yapmış oldukları sözleşme gereği davalı şirketten satın alacağı inşaat malzemelerine karşılık olarak davalı şirketin gizli ortağı olduğu beyan edilen davalı ...'a devrettiğini, ancak davalı şirketin sözleşmeye uymayarak söz konusu malzemeleri müvekkiline teslim etmeyerek oyaladığını, sonra da davalı şirketin, iflas ettiğini ve söz verdiği hiçbir malı teslim edemeyeceğini ilan ettiğini, davalılardan ...'ın söz konusu davalı şirketin gayri resmi ortağı olduğunu ve davalı şirket adına hareket ettiğini, davalı şirket ve davalı ...'ın piyasadaki onlarca şirket ve şahıstan aynı yöntemle para, tapu, araç vs. aldığını ve karşılığı olan malları teslim etmediğini, davalı ... ve davalı şirketin resmi olarak tüm mallarını muvazaalı bir şekilde devrederek kaçırdıklarını, davalıların davacıdan almış oldukları taşınmazı da diğer davalı ...'ya devrederek kaçırdıklarını ileri sürerek davacının davalılar ile yapmış olduğu sözleşmenin feshi ile taşınmazın tapusunun iptaliyle adına tesciline, eğer ... yönünden muvazaaya kanaat getirilmezse sözleşmede kararlaştırılan 200.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalı ... ve diğer davalı şirketten müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defter ve belgelerinden davalı şirketten inşaat malzemesi aldığı ve karşılığında dava konusu bağımsız bölümü davalı şirkete devretmeyi taahhüt ettiği, taşınmazın tapusunun davalı şirket adına tescil edildiği, bu şirket tarafından da diğer davalı ...'ya taşınmazın devredildiği, davacının ticari defter ve belgelerinde davalı şirket ile yaptığı ticari ilişki nedeniyle 180.767,84 TL alacaklı olduğu, davalı şirketin süresinde usulüne uygun ihtarnameye rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, davacının ticari defter ve belgelerindeki kayıtlara itibar edildiği, diğer davalı ...'nın ise açılan davada tapunun davalı şirket tarafından kendisine devredilmesinde kötü niyetli olduğuna dair dosyada somut delil bulunmadığı, tapu siciline güvenerek taşınmazı devralan ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 180.767,84 TL'nin davalılar ... ve ... Hazır Sıva Beton Nak. İnş. Jeo. Mim. Müh. San. ve Tic. Ltd. Şti.'den dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı ... yönünden yeterli ve ayrıntılı tahkikat yapılmadığını, iddialarının değerlendirilmediğini, delillerin toplanmayıp mevcut delillerin ise eksik incelendiğini, 15.12.2016 tarihli delil dilekçelerinin dikkate alınmadığını, davalı ...'nın davaya konu daireyi satın almaya yeterli ekonomik gücünün olup olmadığı hususunda mali sosyal durum araştırmasının yapılmadığını, bu şekilde yatırım için kaç daire alıp sattığının da araştırılmadığını, davalılardan başka taşınmaz alıp almadığının da araştırılması gerektiğini, isticvap edilerek ifadesinin alınmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ayni hakların tapu siciline tescil ile doğacağı ve tescilin hukuki netice doğurabilmesi için de geçerli bir hukuki sebebinin bulunmasının zorunlu olduğu, bu hususun tapunun illilik prensibinden kaynaklandığı, oysa oluşan sicilin hukuken geçerli bir sebebi bulunmadığı takdirde, tescilin yolsuz tescil niteliğini taşıyacağı ve sicilin iptali gerekeceği; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ncı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun(6098 sayılı Kanun) 237 nci ve 2644 sayılı Tapu Kanunu'nun (2644 sayılı Kanun) 26 ncı maddeleri uyarınca tapulu taşınmazların satışının resmi şekilde yapılmasının zorunlu olduğu, bu nedenle harici satışlara mülkiyetin devri anlamında hukuksal bir değer verilemeyeceği, somut olayda, davacı tarafın dava konusu bağımsız bölümün, dosya arasına celp edilen tapu kaydına göre resmi olarak maliki olmadığı, dava dilekçesinde de davacı tarafın söz konusu taşınmazı...'ten harici olarak satın aldığını ancak yakın zamanda satacağı ve gereksiz tapu masrafı ödememek için tapuyu üzerine almadığını belirttiği, bu şekilde tapu kaydında malik olarak görünmemesi sebebine açıklık getirdiği, hal böyle olunca, İlk Derece Mahkemesince dava konusu taşınmazın tapu kaydında malik olarak görünmeyen davacının, tapu iptal tescil talebinde bulunamayacağı gözetilmeksizin taşınmazı ...'dan satın alan davalı ...'nın kötü niyetli olduğuna dair somut delil bulunmadığı yanılgılı gerekçesiyle ret kararı verilmesi hatalı ise de, istinaf talebinde bulunan tarafın davacı olduğu gözetildiğinde davacı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek ve bunlara ek olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesindeki kabulün de hatalı olduğunu iki kere tapu masrafı ödememek adına müvekkilinin taşınmazı üzerine almadan davalıya satışını yaptığını, bunun halk arasında yerleşik bir uygulama olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacının kendine ait taşınmazı davalı şirketle aralarındaki ticari ilişkide aldığı mala karşılık davalı ...'a devrettiği ancak davalının malı teslim etmediği gibi taşınmazının da davalı ... tarafından diğer davalı ...'ya devredildiği iddiasına dayalı olarak açılan sözleşmenin feshi, tapu iptal ve tescil, bu kabul edilmezse sözleşmede kararlaştırılan bedelin tahsili talebinin yerinde olup olmadığı noktasındadır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2020, K. 2024/4955, T. 12.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-2020-e-2024-4955-k-3e8ff4e3910a