Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/2006 E. 2024/37 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2006
- Karar No
- 2024/37
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/1139 Esas, 2022/1242 Karar DAVACILAR :1-... 2-... 3-... 4-... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Kabul Taraflar arasındaki 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 150 nci maddesi uyarınca borçlu olunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, hüküm, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, mahkeme tarafından söz konusu ilama karşı direnilmiştir. Direnme kararının taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozma kararı yerinde bulunarak direnme kararı incelenmek üzere dosya Hukuk Genel Kuruluna gönderilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2021 tarihli ve 2017(19)11-1644 E., 2021/1017 K. sayılı ilâmı ile; davalı vekili tarafından yasal süre geçtikten sonra verilen temyiz dilekçesinin reddine, davacılar vekilinin direnme kararının ise değişik gerekçe ve nedenlerden dolayı bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 12.01.2013 tarihinde vefat eden müvekkillerinin murisi ... ...'nun sağ olduğu sırada kendisine sağlanacak para yardımı karşılığında vekaletnameli vekili ... vasıtasıyla davalı şirket lehine ipotek tesis ettiğini, ancak davalı şirketin taahhüdünü yerine getirmediğini, aksine Kütahya 4. İcra Müdürlüğünün 2012/3043 sayılı dosyasında muris aleyhine icra takibi başlattığını, ilgili kanun ve Yargıtay kararlarına göre vekâletname ile ipotek senedinin geçersiz olduğunu, zira vekâletnamenin ipotek tesisi yetkisi içermemesine rağmen murisin maliki olduğu taşınmaz üzerinde ipotek kurulacağını bilmediğini, murisin maliki olduğu çok sayıda taşınmaz ve bu taşınmazlardan elde ettiği kira geliri dışında ayrıca emekli maaşı bulunduğunu, ipotek tesisini gerektiren bir nedeninin olmadığını, vekâletnamede murisin kendisi dışında üçüncü bir kişinin borcu için ipotek konulması hususunda verilmiş bir yetkinin bulunmadığını, dolayısıyla dava konusu ipoteğin geçersiz olduğunu, davalı ile muris arasında mal alışverişinin bulunmadığını, ortada geçerli bir ipoteğin olmadığını, borcun da bulunmadığını, davalı şirketin belirttiği alacağın varlığını gösteren hiçbir belgeyi icra dosyasına sunmadığını, alacağın varlığını ispat yükünün davalı tarafa ait olduğunu ileri sürerek, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla dava konusu taşınmaz üzerine davalı şirket lehine tesis edilen 30.12.2010 tarihli ve 15808 yevmiye sayılı ipoteğin terkini ile ipoteğin geçersiz olması nedeniyle ipotek konusu taşınmazın satışının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu ipoteğin davalı ...’nun para ihtiyacı için tesis edilmediğini, davacı mirasçılarından ...’ün gelini olan dava dışı ...'e ait Türkcan Gıda firması ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacakların teminat altına alınması için ipoteğin tesis edildiğini, borcun ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini, davacıların durumu bilmelerine rağmen kötü niyetli olarak eldeki davayı açtıklarını, ipotek senedinde bahsi geçen malların dava dışı Türkcan Gıda firmasına verilen mallar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Mahkemece Verilen ilk Karar ... (Kapatılan) 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21.05.2014 tarihli ve 2014/26 E., 2014/123 K. sayılı kararı ile; eldeki davada ipoteğin konulmasına sebep olan borç ödenerek sona ermediğinden ipoteğin terkininin istenemeyeceği; ipotekte de doğmuş ve doğacak haklar teminat altına aldığından ancak borcun hiç doğmadığının ispatı suretiyle ipoteğin iptali davası ile sonuca ulaşılabileceği, davacılar vekilinin talebinin ise ipoteğin terkini olduğu, ipoteğin terkini için de gerekli şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. B. Bozma Kararı Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 06.04.2015 tarihli ve 2015/3174 E., 2015/4821 K. sayılı ilamı ile; dava konusu ipotek belgesi incelendiğinde, ipoteğin muris ... ... ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak tesis edildiğinin görüldüğü, bu durumda murisin 12.01.2013 olan ölüm tarihi itibariyle davalı şirkete borcu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile davanın reddi isabetsiz olduğu, öte yandan yapılacak inceleme sonucu murisin ölüm tarihi itibariyle borçlu olduğunun tespiti halinde, davacılardan ...'ün mirası reddettiği gözetilerek bir karar verilmesi gerektiği işaret edilerek hüküm bozulmuştur. C. Mahkemece Verilen Direnme Kararı ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin, 19.10.2015 tarihli ve 2015/858 E., 2015/918 K. sayılı kararı ile; önceki gerekçeler yanında, davacı ... mirası reddettiğinden taraf sıfatının kalmadığı, taraf sıfatı ortadan kalktığından bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, direnme kararının da davanın reddi yönünde olduğu, eski kararda ısrar edilmesi sebebiyle ... yönünden ayrı ve ... bir karar verilmesinin usulen sakınca doğuracağı konusunda tereddüte düşüldüğünden ayrı bir karar verilmediği ve isminin karar başlığından çıkarılması ile yetinildiği; davanın ipoteğin iptali davası olması ve davacılar murisi aleyhine başlatılıp kesinleşmiş bir takip bulunması karşısında ipoteğin terkin edilmesinin yetmeyeceği, aynı zamanda borcun bulunmadığının da ispat edilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. D. Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin İnceleme Kararı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 373 üncü maddesinin beşinci fıkrası gereğince yapılan incelemede, Daire kararının yerinde olduğu belirtilerek temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir. E.Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.09.2021.tarihli ve 2017(19)11-1644 E., 2021/1017 K. sayılı ilâmı ile; dava dilekçesinde ipoteğin terkini talebinde bulunulduğu, bu talebin dayanağı olarak da borcun ödendiğine değil, ... itibaren ipotek tesisinin geçersiz olduğu vakıasına dayanıldığı, bu bağlamda davacıların murisi ile davalı şirket arasında herhangi bir borç ilişkisinin bulunmadığı, ipotek tesisine dayanak vekâletnamede üçüncü bir kişinin borcu için ipotek tesisi yetkisi verilmediğinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla davacılar hakkında başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitinin istenildiği, davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 883 üncü maddesi uyarınca ipoteğin terkini davası olarak değil, 2004 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca borçlu bulunmadığının tespiti davası olarak nitelendirilmesi ve buna göre çözüme kavuşturulmasının gerektiği, belirtilen durumun taleple bağlılık ilkesine aykırılık oluşturmayacağı, bu kapsamda dava konusu ipotek belgesi incelendiğinde, ipoteğin muris ... ... ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkinin teminatı olarak tesis edildiği görülmekte olup, mahkemece bu durumda murisin 12.01.2013 olan ölüm tarihi itibariyle davalı şirkete borcu olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmekte ise de davalı vekilinin cevap dilekçesinde dava konusu ipoteğin dava dışı üçüncü bir kişinin borcu için tesis edildiğine ilişkin beyanı da gözden kaçırılmayıp, ipotek tesisine ilişkin vekâletnamede vekile tanınan yetkiler de gözetilmek suretiyle varılacak sonuca göre bir hüküm kurulmasının gerektiği; o halde mahkemece ipotek tesisinin hukuken geçerli olup olmadığının tartışılmasından sonra, bu ipoteğe bağlı olarak yapılan icra takibi nedeniyle davacıların borçlu olup olmadıkları hakkında bir karar verileceğinin açık olduğu, öte yandan, mahkemece her ne kadar davacı ... hakkında verilen bozma kararına da direnilmiş olmasına rağmen, gerekçede taraf sıfatına haiz olmadığı belirtilerek isminin yalnızca karar başlığından çıkarılmasının hatalı olduğu, zira inceleme sonucu murisin ölüm tarihi itibariyle borçlu olduğu tespit edilir ise davalı ...'ün mirası reddetmiş olmasından dolayı bu kısımla ilgili olarak taraf sıfatı bulunmadığından red kararı verilmesinin usul ve yasaya uygun olacağı işaret edilerek, direnme kararı açıklanan bu değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. F. Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 30.12.2010 tarih ve 15808 sayılı ipotek resmi senedinin incelenmesinde, ipoteğin muris ... ... adına vekaleten ... tarafından, Besler Süt Ürünleri Sanayi ve Ltd. şirketi lehine 200.000,00 TL bedelle ticari mal karşılığı doğmuş ve doğacak borçlarına karşılık konulduğu, dava konusu taşınmazın maliki olan muris ... ...'dan alınan ve ipotek tesisinde kullanılan ipoteğe dayanak vekaletnamede murisin kendisi dışında üçüncü bir kişinin borcu için taşınmaz üzerine ipotek konulması yetkisinin olmadığının görüldüğü, davalı şirketin cevap dilekçesinde dava konusu ipoteğin davacılardan ...'ün yerine ...'e ait Türkcan Gıda Firmasının davacı şirkete karşı doğmuş ve doğacak borçlardan dolayı tesis edilmiş olduğunun beyan ve ikrar edildiği, bu durumda murisin davalı şirkete doğmuş ve doğacak borcunun olmadığı, ipoteğin üçüncü bir kişinin borcu için konulduğunun ... olduğu, ipoteğe dayanak vekaletnamede de üçüncü bir kişinin borcu için taşınmaz üzerine ipotek konulması yetkisinin muris tarafından ...'ya verilmediğinin net bir şekilde anlaşıldığı, bu durumda vekaletnamede üçüncü kişi lehine ipotek tesisine ilişkin yetki bulunmadığı anlaşılmakla ipoteğin geçersiz olduğu kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda sayısı ve tarihi belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yetkili mahkemenin Kütahya Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, ipoteğin, davacılardan ...'ün gelini ...'e ait Türkcan Gıda Firmasının müvekkil şirkete karşı doğmuş ve doğacak borçlarından dolayı tesis edilmiş olduğunun davacıların tamamı tarafından bilindiğini, ipoteğin fekki davası yerine asıl olarak menfi tespit davasının açılması gerektiğini, dava konusu ipoteğin asıl amacının müvekkili şirketin Türkcan Gıda firmasından olan alacaklarının teminat altına alınmasına yönelik olduğunu, dolayısıyla alacağın tahsil edilememesi nedeni ile dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluna başvurulduğunu, davacıların tamamen kötüniyetli olduğunu, dava konusu ipoteğin yasaya ve vekaletnameye uygun olarak yapıldığını, vekaletname incelendiğinde murisin kendisine ait taşınmaz üzerinde istediği kişi ve/veya kuruluş lehine ipotek tesisi için verilen yetkiye dayanılarak işlem yapıldığını, sağlık raporuna göre murisin işlemler sırasında sağlıklı olduğunu, Türkcan Gıda'nın birçok firmaya borçlandığını, iyiniyetli müvekkilinin haklarının korunması gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 2004 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca borçlu bulunmadığının tespiti ile ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.