Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1937 E. 2024/4941 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1937
- Karar No
- 2024/4941
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/428 Esas, 2022/1021 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/356 E., 2021/743 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Mücahidler Caddesinde bulunan Çınaraltı Seç marketi işlettiğini, taraflar aralarında 27.09.2010 tarihinde satış noktası sözleşmesi akdedildiğini, müvekkilinin 2010 yılından itibaren davacı firmadan ürün satın alıp, aldığı ürünlerin borçlarını da düzenli olarak ödediğini, davacının borcu olmamasına rağmen davalı tarafından Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2020/7117 E. sayılı dosyasında 398.814,99 TL'nin tahsili için takibe başlandığı, davacının borcu olmaması sebebiyle borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, takibin durması sebebiyle davalı tarafından Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/796 E. sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açıldığını, davacının icra dosyasında borçlu olmadığının tespiti gerektiğini ileri sürerek davacının Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2020/7117 E. sayılı dosyasından borçlu olmadığının tespiti ile icra takibinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının işbu menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, aynı konuda taraflarınca ikame edilmiş olan itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu, taraflar arasında aktedilen 27.09.2010 tarihli satış noktası sözleşmesi kapsamında ticari ilişkiler devam ederken davacının müvekkil şirketten satın ve teslim aldığı ürünlerin bedelini ödemediğini, bunun üzerine Adana 4. İcra Müdürlüğü’nün 2020/7117 E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacı borçlunun itirazı ile duran takibin kaldığı yerden devamını teminen 07.12.2020 tarihinde yine itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasının halen derdest olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacaklının ilamsız icra takibinde ödeme emrine itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde genel mahkemelerde itirazın iptali davası açabileceği, itirazın iptali davası genel hükümlere göre görülen bir dava olması nedeniyle borçlu takibe itirazında bildirdiği itiraz sebepleriyle bağlı olmadan bütün savunma sebeplerini davada ileri sürebileceği, bu nedenle itirazın iptali davası açıldıktan sonra takip konusu borçla ilgili olarak borçlunun menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığı, zira menfi tespit davasında ileri sürülebileceği borçla ile ilgili iddiasını itirazın iptali davasında savunma sebebi yapabileceği ve savunma ile ilgili tüm delillerini gösterebileceği gerekçesiyle davanın hukiki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin satın aldığı ürünlerin karşılığı olan bedeli düzenli bir şekilde ödemesine rağmen ciro primi ve hizmet iade faturası ile geri alınacak bedellerin toplam borçtan düşülmemesi sebebiyle müvekkilin borçlu olduğunun öne sürüldüğünü, Adana 4. İcra Müdürlüğü'nün 2020/7117 E. sayılı dosyasında başlatılan takipte müvekkilin 398.814,99 TL borçlu olduğu belirtilse de bu borcun hiçbir zaman doğmadığını, dolayısıyla müvekkilinin başlatılan bu icra takibindeki borca ve fer'ilerine itiraz ettiğini, bunun üzerine gecikmeksizin menfi tespit elde edebilmek amacıyla arabuluculuk yoluna başvurduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamamasıyla müvekkilinin takibe konu borcun bulunmadığını ispat etmek amacıyla menfi tespit davasının açıldığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2020/7117 E. sayılı dosyasıyla aleyhine başlatılan icra takibinden dolayı borçlu olmadığının tespitini istediğini, aynı icra takibi nedeniyle davalı tarafından davacı aleyhine itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davasının açılmasından sonra işbu menfi tespit davasının 27.04.2021 tarihinde açıldığı, menfi tespit davasının itirazın iptali davasından sonra açılmış olması nedeniyle davalının bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı, zira menfi tespit davasında ileri sürülebilecek hususların itirazın iptali davasında da ileri sürülebileceği, hukuki yararın varlığı dava şartlarından olup mahkemece de bu hususun resen dikkate alınması gerektiği, bu nedenle mahkemece hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin Adana 4. İcra Müdürlüğünün 2020/7117 E. sayılı dosyasında başlatılan icra takibinde belirtilen borcun hiç doğmadığını, bu sebeple takipteki borca ve tüm fer'ilerine itiraz edildiğini, davalı tarafın ise bu itirazın bertaraf edilmes itirazın iptali davası açtığını, müvekkilin korunmaya değer hukuki yararının bulunduğu ve bahsi geçen icra dosyasında borçlu olmadığının tespitini talep etme hakkının bulunduğunu, menfi tespit davası sonucunda elde edilecek hükmün bir tespit hükmü olup davanın borçlu lehine sonuçlanması halinde takibin derhal duracağını, menfi tespit davasında borçlunun gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini talep edebileceğini, kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacı aleyhine başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.