Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1649 E. 2024/4852 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1649
- Karar No
- 2024/4852
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20.Hukuk Dairesi SAYISI :2022/853 Esas, 2022/1689 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/248 E., 2021/132 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... markasının inşaat alanında lider firmalar arasında olduğunu ve sektörel tanınmışlığı bulunduğunu, ... ibaresinin müvekkilinin hem ticaret unvanının ana unsuru hem de tescilli markası olduğunu, müvekkili şirketin 2005 yılından beri faaliyet gösterdiği inşaat hizmetleri alanında tescil almak için 19.02.2014 tarihinde 2014/13977 sayılı "..." işareti için başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin marka başvurusuna karşı davalı şirket tarafından yapılan itirazın kabul edilerek marka başvurularının reddine karar verildiğini, bu ret kararına süresi içinde yapılan itirazın da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu marka işaretleri arasında benzerlik ve iltibas tehlikesi bulunmadığını, redde mesnet 2005/59197, 2010/61248, 2012/75426 sayılı markaların oluşturuluş biçimlerinin, barındırdıkları ibareler ve görsellerinin birbirlerinden tamamen farklı olduğunu ve müvekkilinin sektörel anlamda tanınmış olması sebebiyle "İnşaat hizmetleri" üzerinde önceye uzanan hak sahipliği olması sebebiyle dava konusu YİDK kararının yerinde olmadığını ileri sürerek iptalini, tescil işlemlerine devam edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı ... Maden. İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, 1992 yılında kurulduğunu, ticari hayatında kullanmaya başladığını, davacı şirketin ise 1996 yılında kurulduğunu, ticaret unvanı açısından davalının daha eski olduğunu, "..." ibareli tescilli markalarının davacı taraftan daha önce tescillendiğini ve ticari faaliyetlerinde kullanılmaya başlandığını, davacının "..." markasının tanınmış marka olmadığını, müvekkili şirketin ... markasına verdiği emek, yaptığı yatırım neticesinde markayı tüketiciler nezdinde tanınmış hale getirdiğini, müvekkili şirkete ait markalar ile tescil edilmek istenilen ... ibareli markanın aynı ibareyi içermekte olduğunu, okunuş, fonetik, yazılış ve genel görünüm açılarından birebir aynı olduklarını, tescil edilmek istenilen markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, aynı emtiayı kapsadığını, davacı şirketin 37. sınıfta -inşaat hizmetlerinde- tescilli ... ibareli markasının bulunmadığını, müvekkili şirketin, ... ibareli seri markaları ile 37. sınıfta hak sahibi olduğunu, şimdiye kadar davacı şirketin 37. sınıfta yapmış olduğu ... ibareli marka tescil başvurularından müvekkili şirketin itirazları üzerine "İnşaat Hizmetleri"nin çıkartıldığını, davacı yanın işbu davayı ikame etmesinin haksız kazanç sağlamak maksatlı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “...” ibareli davacı ... başvurusu ile ...'' ibareli davalı markaları karşılaştırıldığında markaların görsel, fonetik ve bıraktıkları genel intiba bakımından benzer olduğu, dolayısıyla aralarında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibas bulunduğu, davacı adına kayıtlı markalardan sadece 2009/71844 sayılı markanın, çekişme konusu olan 37/01 alt grubundaki “inşaat hizmetleri”ni kapsadığı, ancak bu markanın da feragat nedeniyle hükümden düştüğü, davacının önceki tarihli markalarının hiçbirinin çekişme konusu hizmetleri kapsamadığı, davacının 37/01 alt grubu bakımından, eski tarihli markalarından kaynaklı müktesep hakkı bulunmadığı, dava konusu 2015-M-4593 sayılı YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taleplerinin gereği gibi karşılanmadığını, redde mesnet markaların farklı olduğunu, yerel mahkeme gerekçesinin yerinde bulunmadığını, müvekkilinin KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 8 inci maddesinin beşinci fıkrası gereğince faaliyet gösterdiği alanlarda gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, müvekkilinin 2005 yılından itibaren aktif olarak inşaat hizmetleri alanında faaliyet göstermeye başlamışken itiraz sahibinin ... ibareli ilk markasının 2013 yılında tescil edildiğini, bir an için müvekkilinin tescilli hak sahibi olmadığı, bir alanda haksız olarak faaliyet gösterdiği kabul edilse dahi, müvekkilinin eskiye dayalı, nizasız ve fasılasız kullanımı sebebiyle markasal haklardan yararlanacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.