Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1527 E. 2024/4878 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1527
Karar No
2024/4878
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2018/38820 no.lu "..." ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "..." esas unsurlu markaları mesnet gösterilerek yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, taraf markalarının benzer olduğunu, markaların kapsamındaki emtiaların da örtüştüğünü, müvekkilinin markalarının esas unsurunu oluşturan “...” ibaresinin dava konusu markada aynen yer aldığını, “vision” ibaresinin ise “...”ye göre daha düşük ayırt edicilikte olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu, davalının başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK'in 07.04.2019 tarihli ve 2019-M-3144 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne tescili halinde sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; "..." ibaresinin “bir tek” anlamına geldiğini, zayıf ayırt edici özellikte olduğunu, birçok farklı teşebbüsçe kullanıldığını, bu nedenle basit değişikliklerin iltibası önlemek adına yeterli olduğunu, markalar arasında karıştırma ihtimali olmadığı, kötü niyet, tanınmışlık temelindeki iddiaların haksız olduğunu müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin ... Otomasyon Elektromekanik ve Makine Sanayi Ticaret adlı ticari işletme ile 2007 yılından beri otomasyon sektöründe faaliyet gösterdiğini, markaların farklı olduğunu, "..." ibaresinin zayıf olması nedeniyle basit değişikliklerin ayırt edicilik için yeterli olduğunu, kötü niyet ve tanınmışlık iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı şahsın 17.04.2018 tarihinde “..." ibaresinin marka olarak tescili istemiyle davalı ...'e başvuruda bulunduğu, itiraza dayanak markaların standart karakterle yazılı "......,...,...,...." ibarelerinden oluştuğu, markalar arasındaki görsel benzerliğin düşük olduğu, duysal benzerliğin ortalama olduğu, kavramsal benzerliğin olmadığı, taraf markaları arasında 35/05. sınıfın konusunu oluşturan 01, 02, 03, 05. sınıflar açısından emtia benzerliği bulunduğu, "...” ibaresinin çeşitli sektörlerde farklı teşebbüsler tarafından kullanıldığı, 01, 02, 03, 05. sınıfların, ortalamanın üzerindeki müşterisinin, farklı sektörlerde “...” ibaresinin farklı teşebbüsler tarafından kullanıldığının ayrımında olduğu, bu nedenle sadece markaların “...” ile başlıyor olmalarının getirdiği markaların duysal anlamda benzerliğinin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılmadığı, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'un (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasında yer alan şartlar gerçekleşmediği gibi taraf markaları arasında aynı maddenin birinci fıkrası anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı, dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı, davalı şahsın başvurusunun kötü niyetli olduğuna ilişkin somut verilerin dosya kapsamında bulunmadığı, taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas tehlikesinin olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporuna yönelik itirazlarının dikkate alınmadığını, taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal olarak yüksek düzeyde benzediğini, "..." ibaresinin, tescil kapsamındaki emtialar yönünden tanımlayıcı olmadığını, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, taraf markaları arasında "..." ibaresi ile başlamaları nedeniyle kısmi bir benzerlik bulunmakta ise de taraf markalarının görsel, işitsel ve anlamsal özelliklerine göre oluşan bütüncül intibaları dikkate alındığında iltibas oluşacak şekilde benzer olmadıkları, davalı markasının düzenleme tarzı itibariyle davacının itiraza mesnet markalarından yeterince farklılaştığı, tüketicilerin davalının markasını gördüklerinden davacının markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve hiç düşünmeden algılayacakları, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tanınmışlık şartının gerçekleşmediği, kötü niyetin ispatlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf mahkemesi gerekçesinde, kısmi bir benzerlikten söz edildiğini, ancak marka hukukunda düşük veya yüksek düzeyde benzerlik kavramları dışında orta düzeyde bir benzerlik şeklinde terim bulunmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, "..." ibaresinin "bir, tek" anlamlarına "Universal" ibaresinin ise "evrensel" anlamına geldiğini, her iki ibarenin de eldeki davanın konusunu oluşturan, örneğin sanayi, diş bakım ürünleri, sabunlar vs emtiaları ile ilgisinin bulunmadığını, dava konusu markada yer alan "..." ibaresinin "vision" ibaresine göre ayırt ediciliğinin yüksek olduğunu, davalı Kurum nezdinde, "..." ibaresini içeren farklı markalara yönelik itirazlarının kabul edildiğini, müvekkili şirkete ait "..." ibareli seri markaların bulunduğundan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimalinin olduğunu, ortalama dikkat seviyesine sahip tüketicilerin davalı markasını gördüğünde müvekkili markasının yeni bir versiyonu olduğu zannına kapılabileceklerini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ... başvurusuna davacı şirket tarafından yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci ve beşinci fıkraları.

3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/1527, K. 2024/4878, T. 10.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-1527-e-2024-4878-k-16c8a3fbba55