Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/1183 E. 2024/4858 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1183
- Karar No
- 2024/4858
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2074 Esas, 2022/1827 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/1031 E., 2022/598 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirkete kullandırdığı krediye davalı ...’ın da müteselsil kefil olduğunu, krediler vadesinde ödenmeyince müvekkilinin hesabı kat edip takip başlattığını, davalıların takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; kat ihtarı ve hesap özetine müvekkillerinin itirazı nedeniylle borç ve hesap özetlerinin kesinleşmediğini, takip tarihi itibariyle borcun muaccel hale gelmediğini, davaya konu kredinin Kredi Garanti Fonu’nun kefaleti kapsamında olduğundan kat ve takibe devrin Kanuna aykırılık taşıdığını, genel işlem koşulları içeren kredi sözleşmelerinin geçersiz olduğunu, müvekkili ...’ın gayri nakti krediden sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün 2019/6929 E. sayılı dosyasından davacının başlattığı takipte davalı borçlunun Bakırköy İcra Müdürlüğünün yetkili olduğundan bahisle ödeme emrine itirazı üzerine yetki itirazının kabulüyle dosyanın Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin 2019/10404 E. sayılı numarasını aldığı, Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) sistemi üzerinden gönderilen icra dosyasında takibin yetkisizlikle gelmesinden sonra düzenlenerek borçluya tebliğ edilmiş bir ödeme emrinin bulunmadığı, takibin İstanbul 34. İcra Müdürlüğünden yetkisizlik ile geldiği Bakırköy 15. İcra Dairesi'nin 2019/10404 E. sayılı dosyasından da ödeme emri düzenlenip borçluya tebliğ edilmesi gerektiği, bu nedenle somut olayda itirazın iptali davası bakımından bir dava şartı olan usulüne uygun yürütülmüş bir takip bulunmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstanbul 34. İcra Dairesindeki takipte borçluların yetki itirazı üzerine takip işlemlerinin devamı için dosyanın yetkili Bakırköy 15. İcra Dairesinin 2019/10404 E. sayılı dosyasına kaydı sonrasında davalı borçlular tarafından 25.04.2019 tarihinde borca itiraz dilekçesi gönderildiğini, takibin itiraz nedeniyle durdurulduğunu, işlemin UYAP sistemine kaydedildiğini, duran takibe karşı itirazın iptali davası açıldığını, borçlular vekilinin itiraz dilekçesinde takibi haricen öğrendiklerini beyan ederek itiraz dilekçelerini ibraz ettiklerini, borçlulara ödeme emri tebliğ edilmemiş bile olsa takipten haricen haberdar olduklarını ikrar ettiklerini, davada hukuki yararın olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bakırköy 15. İcra Dairesinin 19.04.2022 tarihli cevabı yazısında dosyanın yetkisizlikle müdürlüklerine 07.06.2019 tarihinde geldiğinin, dosyada yeterli masraf bulunmadığından ödeme emri hazırlanmadığının, tebliğe çıkarılamadığının belirtildiği, tarafların kabulünde olduğu üzere yetkili icra dairesi tarafından ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edilmeden işbu davanın açıldığı, ödeme emri tebliğ edilmeden icra takip işlemlerine girişilemeyeceği, aksi halde borçluya borcunu ödeme olanağı tanınmadığı gibi itiraz fırsatı da verilmeyeceği, borçluya usulüne uygun ödeme emri tebliğ edilmeden icra takip işlemlerinin sonraki aşamalarına geçilecek olursa, yapılan bu işlemler batıl olduğu, takip hangi aşamada ise bu işlemlerin geçersizliğinin süresiz şikâyet yoluyla ileri sürülebileceği, bazı içtihatlarda kendisine ödeme emri tebliğ edilmeyen borçlunun ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan itirazın kaldırılmasına karar verilmesinin isabetsiz olduğunun belirtildiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; borçlular vekilinin 25.06.2019 tarihli dilekçesi ile takibi haricen öğrendiklerini beyan ederek dosyaya itiraz dilekçesi sunduğunu, borçluların takibe 25.06.2019 tarihinde ıttıla ettiklerini, borçluya borcunu ödeme imkanı gerekliliğinin zaten yerine geldiğini, borçlunun ödeme imkanının elinden alınmadığını, aksine borcu ve takibi öğrenen borçlunun ödeme yapmayacağını ve borca itiraz ettiğini dosyaya bildirdiğini, taraflar arasındaki ihtilafın devam ettiği de dikkate alındığında müvekkilince ikame olunan itirazın iptali davasında hukuki yararının ve dava şartlarının mevcut olduğunu, Yargıtay’ın dava konusu hususta içtihat değişikliğine gittiğini, usul ekonomisine daha uygun olacak şekilde ödeme emri tebliğ edilmemiş bile olsa alacak iddiasının devam ettiği hallerde itirazın iptali davası açmakta hukuki yararın bulunduğunu, ikame olunan davalarda dava şartının gerçekleştiğini kabul ettiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 60, 61, 62 ve 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.