Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/782 E. 2023/3393 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/782
Karar No
2023/3393
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) SAYISI : 2021/306 Esas, 2021/522 Karar HÜKÜM : Davanın reddi Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen menfi tespit davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin oğlunun davalıdan aldığı 355.500,00 TL borcu ödeyemediğini, davalı ile hiçbir ticari iş ilişkisi olmayan müvekkilinin, oğlunun borcunu taksitli olarak ödemek için anlaşarak davalının alacaklı, müvekkilinin ise borçlu olduğu, 08.02.2016 tanzim, 10.05.2016 ödeme tarihli 543.000,00 TL bedelli bonoyu düzenlediğini, bononun taksitler halinde ödenmek üzere teminat amacıyla imzalanıp oğlunun borcuna karşılık davalıya verildiğini, asıl borç ödendiğinde teminat olarak verilen yüksek bedelli bononun hükümsüz kalacağının sözlü olarak dile getirildiğini, yine taksitler şeklinde ödenmesi kararlaştırılan bonolar karşılığında toplam 220.000,00 TL ödendiğini, yapılan bu ödemeler dışında davalının Ziraat Bankası'nda bulunan hesabına havale yoluyla 53.000,00 TL ödeme yapıldığını, bunun haricinde fiilen müvekkiline ait ancak bir başkası adına kayıtlı aracın satışı sonucu 82.500,00 TL bedelin de davalıya ödenmek suretiyle toplamda davalı tarafa 355.500,00 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödemelerle borç bittiği halde senedin iade edilmediğini, müvekkilinin sürekli oyalandığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak bonoya dayalı icra takibi başlattığını ileri sürerek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötü niyet tazminatının tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu bono bedeli kadar müvekkiline borçlu bulunduğunu, ödeyip de iade almadığı bono olmadığını, davacının soyut iddiadan başka delil sunmadığını savunarak davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir. 06.06.2018 tarihli sözleşme ile takibe konu alacak davalı ... Yıldıram'a devredilmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2018 tarih ve 2018/23 E., 2018/740 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 01.06.2020 tarih, 2019/510 E., 2020/633 K. sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 21.04.2021 tarih, 2020/5900 E., 2021/3916 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilmiş, Mahkemece davacı tarafın delil listesinde yemin deliline dayandığı hususu nazara alınıp davacıya yemin hakkı hatırlatılarak oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile imzası ikrar edilen senet dolayısıyla davalının üzerine düşen herhangi bir ispat yükümlülüğünden söz edilemeyeceği, davacının senedin bedelsizliğini kesin delillerle ispatlaması gerektiği, ancak senedin aksini ispat edecek herhangi bir yazılı delil sunamadığı, davalılara 07.12.2021 tarihli celsede yemin ettirildiği, davalıların yeminli beyanlarının alındığı, böylelikle davacının son ispat vasıtası olan yemin delilini karşı tarafa sunduğu, davalının usulüne uygun yemin ederek dava konusu senedin teminat senedi olmadığını belirttiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın ve tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin, hiçbir ticari iş ilişkisi olmadığı halde oğlunun davalıya borcunu taksitler halinde ödemesi hususunda anlaşıldığını, alacaklının lehtar olduğu bonoların düzenlendiğini, bundan başka dava konusu 543.500,00 TL bedelli bononun da teminat amacıyla tanzim edildiğini, taksitlere ilişkin bonoların ödendiğini, bunlar dışında çeşitli yollarla da tüm borcun fazlasıyla ödenip kapatıldığını, ancak teminat senedinin iade edilmeyip takip başlatıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 200 üncü maddesi, 225 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/782, K. 2023/3393, T. 31.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-782-e-2023-3393-k-b798eddafd00