Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2022/7303 E. 2023/3641 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/7303
Karar No
2023/3641
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2017/5622 Esas, 2020/1633 Karar HÜKÜM : Esastan ret Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 07.06.2022 tarihli ve 2020/7803 E., 2022/4559 K. sayılı kararıyla onanmasına karar verilmiştir. Davacı davacılar vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda (6100 sayılı Kanun), 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'ndan (1086 sayılı Kanun) farklı olarak kanun yolları arasında karar düzeltme müessesesine yer verilmemiştir. Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, Yargıtay kararlarına karşı tarafların karar düzeltme hakkı bulunmadığından davacılar vekilinin karar düzeltme isteği niteliğini taşıyan başvurusunun reddi gerekir. 6100 sayılı Kanun'da, istinaf ve temyiz olmak üzere iki olağan kanun yolu öngörülmüştür. Mülga 1086 sayılı Kanun’da düzenlenen karar düzeltme müessesine ise yer verilmemiştir. Buna rağmen birçok dosyanın, “olmayan bu kanun yolu” üzerinden yeniden Yargıtay’a gönderildiği sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Hak arama hürriyeti veyahut mahkemeye erişim hakkı kapsamında Dairemize intikal ettirilen bu tür dosyalar, Dairemiz esasına kaydedilmekle, müteakiben gelen birçok dosyanın, temyiz inceleme sırasını ötelemenin yanı sıra, kararın kesinleşme sürecini de akamete uğratarak lehine karar verilen tarafı da mağdur etmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun “Dürüst Davranma” kenar başlıklı 2 nci maddesinin birinci fıkrası “Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.” hükmünü amirdir. Dolayısıyla Bölge adliye mahkemelerinin fiilen devreye girmesinden sonra daha önceden istinaf ve temyiz denetiminden geçen bir kararın her ne ad altında olursa olsun yeniden Yargıtay gündemine taşınması kötüniyetli kanun yolu başvurusu addedilip, talebin reddinin yanısıra, para cezası tayinini de gerektirir. Müzakereler esnasında; “karar düzeltme ve buna bağlı kötüniyetli başvuruyla ilgili bir yaptırım düzenlenmediğinden ceza tayininin hukuka aykırı olacağı" tezi de dile getirilmiştir. Ne var ki olağan kanun yollarından olan temyiz ve istinaf taleplerinin kötüniyetli yapılması halinde bile ceza öngören kanun koyucunun, kanunda hiç yer almayan “karar düzeltme” yoluna özel yaptırım getirmemiş olmasının yegane sebebi böyle bir müessesenin kanun metninde yer almamasından kaynaklanmaktadır. Doğal olarak kanun metinleri, bünyesinde düzenleyip tarif ettiği hususlara ilişkin hükümler koyar. Bünyesinde barındırdığı denetim yollarının kötüye kullanılmasını düzenler. Aksi hal, kanun yapma tekniğine de aykırı düşecektir. Dolayısıyla kanunda hiç yer almayan ve dolayısıyla kötüniyetin en bariz şekilde tezahür ettiği bu halin yaptırımdan muaf tutmanın kanunun özü ve ruhuyla bağdaşmayacağı şeklinde tezahür eden çoğunluk görüşüyle, dilekçe reddinin yanısıra cezai müeyyideye bağlanması gerektiği sonucuna varılmıştır. Kaldı ki, 6100 sayılı Kanunu'un "Kötüniyetle istinaf yoluna başvurma" başlıklı 351 inci ve "Kötüniyetle temyiz" başlıklı 368 inci maddelerinin atıfta bulunduğu "Kötüniyetle veya haksız dava açılmasının sonuçları" başlıklı 329 uncu madde metninin özünde, mahkemeye erişim hakkının kötüye kullanıldığı tüm halleri kapsadığı anlaşıldığından kötüniyetle karar düzeltmesi yoluna başvuran davacı şirket aleyhine para cezası verilmesi gerekmiştir. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin karar düzeltme talepli dilekçesinin REDDİNE, Peşin alınan karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen ilgililere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının, Dairece onanması üzerine bu kez davacı vekili Daire kararının düzeltilmesini istemiştir. Uyuşmazlık 6100 sayılı HMK hükümlerine tabi olup, yasada kanun yolları arasında "karar düzeltme" müessesesine yer verilmemiştir. Bu nedenle davacının, yasada yer almayan kanun yolu isteminde bulunması yasal dayanaktan yoksundur. Yasal dayanağı bulunmayan karar düzeltme kanun yolu talebinin reddi halinde kötüniyetli talep sahibi taraf aleyhine disiplin para cezasına hükmedileceğine ilişkin bir düzenleme de yasada yer almamaktadır. Sayın çoğunluk tarafından davacı aleyhinde Yasa'da yer almayan disiplin para cezasına hükmedilmesi, Ceza Hukuku'nun temel kurallarından olan "suç ve cezada kanunilik" ilkesine aykırıdır. Davacının talebi HMK 361 vd. maddelerinde düzenlenen temyiz talebi niteliğinde bulunmadığından çoğunluk görüşünün aksine HMK 368 maddesi hükümlerinin uygulanması da mümkün değildir. Kaldı ki karar düzeltme kanun yolu bulunmayan bir karar nedeniyle karar düzeltme isteminde bulunulmasında, talep sahibinin kötü niyetli olduğunun peşinen kabulü de söz konusu değildir. HMK 368 maddesi delaletiyle HMK 329 maddesinde düzenlenen "kötü niyet" TMK 2/2 maddesindeki hakkın suistimali niteliğinde olup, bir hakkın amacına aykırı bir biçimde, yani hak sahibine yararlı olacak ölçüyü aşarak ya da hiç yarar sağlamadığı halde başkalarına zararlı olacak biçimde kullanılmasıdır. Her somut olayda kötü niyetin varlığı kendi koşulları içinde değerlendirilmelidir. Eldeki davada, davacı, karar düzeltme kanun yolu bulunmayan Daire kararı aleyhine karar düzeltme yoluna başvurmuş olup davacının bu davranışında "kötü niyetli" olduğuna ilişkin dosya içeriğinde hiçbir emare bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle davacı aleyhinde, yasal dayanağı olmayan disiplin para cezasına hükmedilmesine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/7303, K. 2023/3641, T. 08.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2022-7303-e-2023-3641-k-1069cf5e4a1c