İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/919 E. 2024/1125 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/919
- Karar No
- 2024/1125
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/919 Esas KARAR NO : 2024/1125 DAVA : Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) DAVA TARİHİ : 26/09/2023 KARAR TARİHİ : 07/11/2024 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davanın dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ..... nolu Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ..... Tekstil Ticaret ve San Ltd.Şti.’ne ait tekstil emtiasının ..... Firmasına satıldığını ve Türkiye’den Almanya’ya ...... plakalı araç ile davalı şirket tarafından yapılan taşıma esnasında hasarlandığı (eksik çıktığı) tespit edildiğini; Sigortalı emtiada meydana gelen hasarın davalı şirket tarafından yapılan taşıma esnasında meydana geldiğinin Konşimento üzerine düşülen kayıt, Gümrük beyannamesi, beyan yazısı debit note belgesi ekspertiz raporu ihtarname ve diğer sunulan belgeler ile sabit olduğunu, zarardan davalı şirket hukuken sorumlu olduğunu; söz konu emtiada meydana gelen hasar sebebiyle müvekkil şirket tarafından emtiada tespit edilen 5.716,18 TL hasarın Müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini; ancak davalı şirkete yapılan rücu talepleri neticesiz kalması üzerine yapılan ödeme ile sigortalısının halefi olan müvekkil şirket tarafından işbu rücuen tazminat davasının açılması zorunlu olduğunu; İleri sürerek 5.716,18 TL tazminatın ödeme tarihi olan 01.02.2023 tarihinden işleyecek avans faizi, yargılama gideri, avukatlık ücretiyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP; Davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Davanın, zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığının; dava konusu taşımaya ilişkin emtia yüklemesi 21.07.2022 tarihinde, emtiaların teslim tarihi ise 18.08.2022 olduğunu, Emtiaların tesliminde 9 kap emtianın eksik olduğuna ilişkin CMR Belgesi üzerine şerh düşüldüğünü; Davanın 29.08.2023 tarihinde açıldığını, arabuluculuk başvuru tarihi ise 14.09.2023 tarihi olduğunu hem arabuluculuk başvurusu yapıldığında hem de dava açıldığında zamanaşımı süresinin geçtiğini; Davacının hazırlamış olduğu ekspertiz raporunun 2. Sayfasında hasarın fark edildiği tarihin 18.08.2022 olduğu belirtildiğini, emtia, Almanya’daki alıcısına teslim edildiğinde ....... no.lu siparişteki 9 kap ürünün eksik olduğunun fark edilmesi üzerine CMR üzerine satın alınan ve İstanbul'dan gelen ürün miktarının kaydedildiği, Tespit edilen eksik ürünler için 18.08.2022 tarihinde Sigortalı satıcı firmaya ...... no.lu Debit Note düzenledikleri..." Taşıma uluslararası karayoluyla yapılan bir taşıma olup CMR konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu, CMR m.32. Gereği davanın bir yıl içinde açılması gerektiğini, ancak dava zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını; Gönderici ...... Tekstil Ticaret ve San. Ltd. Şti. (Türkiye) ve alıcısı ...... (Almanya) olan 6119 koli bayan dış giyim ürünü, taşıyıcı ..... Lojistik ve Ticaret A.Ş.'ye ait ...... Plakalı araç ile Türkiye'den Almanya' ya taşındığını; Hasara ilişkin herhangi bir tutanak ve veri olmadığından emtianın eksik olduğu hususu emtianın tesliminin ardından anlaşıldığını, buna göre hasarın meydana geliş şekli ve zamanı tam belirlenebilir olmadığını, nitekim ekspertiz raporunda "Vaki hasarla ilgili teslim eden - teslim alan ve /veya gümrük rezerv zaptı benzeri tutanak bulunmadığından hasarın net olarak nerede ve nasıl olduğunun tespiti net olarak mümkün değildir. Ancak hasarın sevkiyatın herhangi bir aşamasında taşıma yolu ile meydana gelmiş olabileceği kanaati oluşmuştur." denildiğini ve bu nedenle hasarın taşıma esnasında olup olmadığı belli olmadığını, kaldı ki ekspertiz talep tarihi 07.10.2022 olduğunu, Ekspertiz raporunun 3.sf'da " Sigortalı ...... Tekstil.... Şti firma yetkilileri tarafından iletilen ilişik olay beyan yazısında özetle ...no'lu fatura ile hazırlanan ürünlerin ....... Loj. firması, iç nakliye aracı ile ....... deposuna sevk edilerek Almanya ihracat sevkiyatı eksiksiz olarak fabrikadan çıktığı, fabrikan çıkış yapılırken ürünler order numarasında belirtildiği şekilde sayım yapılarak araca yüklendiği, Almanya ...... firmasına ulaştığında eksik olarak teslim edildiğinin kendilerine bildirim yapıldığı, oluşan eksikliğin hangi aşamada meydana geldiğinin bilinmediği" kaydedildiğini; eksper raporunda görüleceği üzere ürünler ya eksik yüklenmiş ya da teslimden sonra antrepoda çalınmış veya eksik sayılmış olduğunu; hasarı, kusuru, sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için hasarın doğru olduğu varsayıldığında dahi hasarın taşıma esnasında meydana geldiği ispatlanamadığını; Malların tesliminden itibaren süresi içinde yapılmış bir hasar ihbarı olmadığını; hasarın taşıma esnasında olduğunu gösteren dosyada hiçbir delil olmadığını, bu nedenle hasar miktarına ve kusura itiraz ettiklerini; Müvekkil şirket ....... Lojistik'e ait ...... plakalı araç İstanbul'dan Almanya'ya bayan dış giyim emtiasını taşıdığını, müvekkil şirkete ait aracın herhangi bir kaza yapmadığını ve yükü sağlam olarak taşıdığını, hasarın oluşumunda müvekkil şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını; Taşıma, DAP teslim şekliyle gerçekleştiğini, DAP teslim Şeklinde satıcının sorumluklarından biri, kendi tesisinde yükleme yapması olduğunu, Alıcının sorumluluğu ise yükü taşıyan araç varış noktasına ulaştığı andan itibaren başlar ve boşaltmadan sorumlu olduğunu, dolayısıyla yükleme ve boşaltma işlemleri müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilmediğini, Hasarın tahliye esnasında olduğu görüldüğünü, bu nedenle hasara ve kusura itiraz ettiklerini; CMR Konvansiyonuna 17.md 4/c’ye göre “ malların gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden şahıslar tarafından alınması, taşınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması” hallerinde taşıyıcı mesuliyetten ibra edilir denmesinden dolayı müvekkil şirkete ithaf edilebilecek bir kusur olmadığı gibi CMR m.17’ye göre müvekkil şirketin bu hasar nedeniyle herhangi bir sorumluluğu da olmadığını; Taşıyıcının azami sorumluluğu CMR m.23’de düzenlendiğini, buna göre tazminatın eksik brüt ağırlığın beher kg başına 8,33 SDR hesap birimini aşmayacaktır." Hasarı ve kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkeme aksi kanaatte olur ise hesaplanacak hasar tazminatı 8,33 hesap birimini aşmayacağını; Davacı konumundaki ..... Sigorta Şirketinin de hiçbir hakkı olmadığı hâlde işbu davanın açılmasına sebep olduğu göz önüne alındığında, müvekkilimizin tarafımıza ödeyeceği akdi vekalet ücretinin de davacıdan ayrıca alınarak davalıya verilmesi gerektiğini; İleri sürerek davanın reddine, HMK m.329 gereği akdi vekalet ücretine ayrıca hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini saygı ile arz ve talep ederiz” şeklinde açılan davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Açılan davanın kara yolu ile taşınan emtianın zarara uğramasından kaynaklı Nakliyat Emtia Abonman sigortasına dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait emtianın taşınması sırasında hasarlanması üzerine tespit edilen hasar bedelinin davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenmesi nedeniyle davacı tarafından bu bedelin davalılara rücu edilip edilemeyeceği, zararın teminat kapsamında olup olmadığı, dava konusu emtianın zarar görmesinin sebepleri, zararın meydana gelmesinde davalının kusuru ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, sorumluluğu bulunmakta ise hasar sebebiyle davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin davalıdan talep edilip edilemeyeceği, talep edilebilecekse davacı tarafından dava dışı sigortalısına ödenen bedelin kadri marufunda olup olmadığı, değilse gerçek zararın tespiti ile talep edilebilecek miktarın ne olduğu, hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan 15/05/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda özetle; Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gümrük belgesi, CMR Belgesi, faturalar, irsaliye eksper raporu tüm dosya içeriği ile yukarıda arz edilen inceleme ve değerlendirme neticesinde; 1-Taraflar arasındaki ihtilafın davacı sigorta şirketinin sigortalısına ait tekstil ürünlerinin davalı tarafından taşınması sırasında zarar görüp görmediği, davacı tarafından söz konusu ürünlere ilişkin ödenen 5.716,18 TL tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesinin gerekip gerekmediği davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, taşıyıcının sınırlı sorumluluktan yararlanmasının mümkün olup olmadığı ve faiz konularında olduğu; Davacının, geçerli ve yürürlükteki bir poliçe gereği, sigortalısının ekonomik alanında gerçekleşen bir zararı 01.02.2023 işlem tarihli dekont kapsamında, sigortalısı ..... Tekstil Tic. ve San. LTD.ŞTİ. lehine “…… hasar ödemesi” açıklamasıyla 5.716,18 TL para transferi yaparak ödemiş ve TTK m.1472 gereği bu meblağ ile sınırlı olmak üzere sigortalısına halef olarak işbu davayı aşmaya hak kazandığının değerlendirildiği; Davalı taşıyıcının CMR belgesine ve/veya irsaliyeye aksi yönde şerh düşmemesi (CMR m.8- 9) ve sigortalının fabrikasından taşıyıcının kendi deposuna iç taşıma yapılması nedenleriyle ve ayrıca depoya tahliye ve depodan uluslararası taşıma için yeniden yükleme yapıldığı sırada sigortalıdan kaynaklı bir eksikliğin bu aşamalarda tespit edilmesinin gerektiği gözetildiğinde, davalı taşıyıcının emtiayı CMR belgesine uygun olarak teslim aldığı ve varma yerinde alıcıya teslimi sırasında yapılan kontrollerinde eksik çıkmasına göre hasarın (eksilmenin) taşıma sürecinde meydana geldiğinin değerlendirildiği; Somut olayda emtianın davalı taşıyıcının taşıma sürecinde ve onun uhdesindeyken kaybolduğu bu kaybolma olayına davalı taşıyıcının herhangi bir açıklama getiremediği bu nedenle de somut olayda davalı taşıyıcının sorumluluğunun sınırsız olduğu ve eksik teslim edilen emtianın tam değerini tazmin etmesi gerektiğinin değerlendirildiği; Somut olayda davalı taşıyıcının CMR m.29 gereği sorumluluğunun sınırsız olması karşında uygulanan üç yıllık zamanaşımı süresi dolmadan davanın açıldığı; ayrıca arabuluculuk sürecinin hesaba katılması halinde bir yıllık zamanaşımı süresinin de dolmadan huzurdaki davanın açıldığının (yukarıdaki şekilde) değerlendirildiği; Dava dosyasındaki eksper raporunda emtia bedeli olarak tespit edilen 288,90 Euronun emtia faturası ve debit note uygun olması nedeniyle kadri maruf olduğu, ancak davalı taşıyıcının poliçe gereği ödenen %10 karşılığı 28,89 Eurodan, gerçek zarar ilkesine uygun olmadığından dolayı sorumlu olmadığı, bu nedenle davacının TL olarak ödemesine uyguladığı kur üzerinden yukarıda yapılan hesaplamaya göre 288,90 EURO karşılığı davalıdan 5.197,31 TL’yi davalıdan rücuen tazmin edebileceğinin değerlendirildiği; Davacı vekilinin, alacağına avans faizi işletilmesi yönündeki talebinin TL üzerinden talepte bulunmasına ve tarafların tacir olmasına göre 3095 sayılı Kanununa uygun olduğu; ancak fiili ödeme tarihi ile dava tarihi arasında faiz işletilmesi yönündeki talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Sayın Mahkemenin bu talebi uygun bulması halinden davacının dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının yukarıdaki şekilde 435,58 TL olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Mahkememizce alınan 09/08/2024 tarihli Bilirkişi Ek Raporunda özetle; A-Davacı yan, KÖK rapora hesaplanan faiz dışında itiraz etmemiştir. Davacının talebi gözetilerek tazminat ödeme tarihi ile dava tarihi arası dönem için faiz hesaplanmıştır. Ancak davacı yan faiz talep etmediğini, ödeme tarihinden itibaren faizi ile alacağın tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, davanın itirazın iptali davası olmadığını ileri sürerek faiz hesabına itiraz etmektedir. Oysa, dava tarihinden öncesine, yani ödeme ile birlikte hesaplanacak faiz talep eden davacı yanın dava tarihine kadar olan faizi de hesaplayarak dava konusu etmesi gerektiği, aksi takdirde dava tarihinden öncesine faiz talebinin yerinde olmayacağı hususunda takdir ve nihai değerlendirme yüce mahkemeye ait olacaktır. B-Davalı yanca ileri sürülen itirazlar irdelendiğinde; 1- Taşıma 21.07.2022 tarihinde başlamış, 29.07.2022 tarihinde depo teslimi yapılmış, teslimde EKSİK-KAYIP olgusu sabittir. Dava konusu emtianın davacının sigortalısının işyeri adresinden davalı taşıyıcı şirketin deposuna iç taşımasının yapıldığı ve buradan bilahare uluslararası taşıma için hazırlanıp davalı şirket tarafından yüklemesinin yapıldığı, sevk irsaliyesindeki “...... Tekstil tarafından ....... Lojistik şirketi üzerine düzenlenen 21.07.2022 tarih ve ...... nolu irsaliyede 4.999 Koli 104.340 adet emtianın ...... Firmasına ihraç edilmek üzere” açıklamadan açıkça anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacının sigortalısı tarafından davalının deposuna sevk edilen emtiada bir eksiklik bulunması halinde davalı taşıyıcının, yurtiçi nakliyeden sonra yükü kendi deposuna tahliye ederken bu eksikliği tespit etmemesi mümkün değildir. Bu aşamada davalı taşıyıcının emtiayı davacının sigortalısından eksik teslim alıp almadığı yönündeki tespit bakımından “..... Tekstil tarafından ....... Lojistik şirketi üzerine düzenlenen 21.07.2022 tarih ve ...... nolu irsaliyede 4.999 Koli 104.340 adet emtianın ...... Firmasına ihraç edilmek üzere” açıklamasına verilecek anlama bağlı olduğu görülmektedir. Bizim kanaatimize göre bu açıklama emtianın davalı taşıyıcının deposuna gönderildiği ve oradan uluslararası sevkiyat için yüklenerek tekrardan sevkiyata tabi tutulduğu yönünde bir kanaat oluşturduğudur. Varma yerindeki ise alıcı CMR belgesine şerh düştüğü için ayrıca hasar ihbarına gerek kalmamaktadır. CMR m.30 tetkik edilirse gönderilenin/alıcının açıkça beyan görülebilen hasar konusunda, teslimat anında derhal itirazı kayıt ileri sürmesini, açıkça belli olmayan hasarlar bakımından ise yedi gün içinde ihbar edilmesini düzenlediği görülür. Somut olayda eksik teslim olduğu için bunun teslimat anında açıkça görülebileceği sonucuna varılmaktadır. Bu durumda uygulamada ya sürücünün katılımı ile tutanak düzenlenmekte veya CMR belgesine şerh düşülmektedir. Alıcının tarafından CMR (bkz. Kök Rapor inceleme 7) üzerine şerh düşüldüğünden ve alıcı tarafından şerh düşülen CMR belgesinin imza edilerek taşıcıya iade edilmesine göre ayrıca yazılı ihbar yapılmasına gerek yoktur. Davacının sigortalısının işyerinden davalı tarafından teslim alınan emtianın, davalı şirketin deposuna kadar yurtiçi taşımaya tabi tutulduğu ve buraya tahliyeden sonra uluslararası taşıma için tekrardan yüklemesi yapılarak sevkiyata tabi tutulduğu kanaati oluşması nedeniyle dava konusu emtianın kaybolmak suretiyle zayi olmasının, davalı taşıyıcının taşıma sürecinde meydana geldiği tespit yapılmıştır. Davalı yan vekilinin emsal olarak verdiği Yargıtay kararının somut uyuşmazlık bakımından benzerliği bulunmamaktadır. Karara konu olayda emtia mühürlü konteynır içinde taşıyıcıya teslim edilmiş, ancak CMR belgesinde şoförün yükleminin her aşamasında hazır bulunduğu ve emtiayı sayarak teslim aldığı şerhi bulunmaktadır. Huzurdaki davaya konu olayda ise emtianın, üretici sigortalının adresinden yüklenerek davalı taşıyıcı tarafından iç nakliye, ardından kendi deposuna tahliye ve sonrasında da uluslararası nakliye için depodan yükleme ve sevkiyat süreçleri vardır. Davalı taşıyıcının en azından kendi deposuna emtiayı tahliye ederken davacının sigortalısının varsa bir eksik yüklemesini tespit etmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Davalı vekilinin uluslararası taşıma ve sevkiyat için yapılan yüklemenin davacının sigortalısı tarafından yapıldığı iddiasının Kök Rapor İncelme 5 altında özetlenen sevk irsaliyesi karşısında izaha muhtaç olduğu değerlendirilmektedir. Eksper tayinde bir süre gecikme olduğu ileri sürülebilirse bunun uluslararası satışa bağlı olarak alıcının satıcıya bildirimde bulunması, reklamasyon faturasını göndermesi vb. açısından geçen süre gözetildiğinde bu gecikmenin olağan sınırlar içinde kaldığı değerlendirilmektedir. Zamanaşımı itirazı yönünden ele alındığında; davacı vekili emtianın 18.08.2022 tarihinde teslim edildiği, ancak raporda hatalı olarak 19.09.2022’nin teslim tarihi olarak tespit edildiğini ve 18.08.2022 tarihine göre davacının arabulucuya zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra başvuru yapmış olduğunu ileri sürerek kök rapora itirazda bulunmuştur. Eksper raporunda emtianın teslim edildiği tarih davalı vekilinin ileri sürdüğü gibi 18.08.2022, ancak hasarın tespit edildiği tarihin 19.09.2022 olduğu ifade edilmektedir. CMR belgesine göre araç plakasının..... olduğu, yüklemenin 20.07.2022 tarihinde İstanbul’dan yapıldığı, Hasar şerhinin CMR belgesinde yer aldığı, hatta teslim edilen emtiayı belirtmek için 6.110 1107 KOLİ ve 1098 K [koli] ibaresinin de el yazısı ile makine yazısı 6.119 KOLİ ibaresinin altına ilave edildiği, bu şekilde yükün 28.07.2022 tarihinde eksik olarak teslim edildiği, teslim alan veya teslim eden ZOLL D (geri kalan yazı tam olarak okunmamaktadır) firmasının bu düzeltmeyi kendi kaşe ve imzası ile onayladığı, ayrıca söz konusu emtia 29.07.2022 tarihinde WSI firmasına (depo olduğu anlaşılmaktadır) teslim edildiği anlaşılmaktadır. Emtianın 18.08.2022 tarihinde teslim edildiği ancak hasarın taşıyıcının hizmetlerinden yararlandığı (taşıyıcı, depocu vb.) tarafından 28.07.2022 tarihinde tespit edildiği, ancak dava dosyasında da 18.08.2022 tarihindeki yükün nihai alıcıya tesliminde kullanılan ve alıcının imza ve kaşesini içeren CMR belgesi bulunmamaktadır. Bu duruma göre emtianın nihai alıcısının CMR belgesi üzerine hasar şerhi düşmemiş olabileceği ve hasarı teslimatın yapılmasından sonraki inceleme ve kontrollerinde tespit etmiş olması gerektiği kanaati hasıl olmaktadır. Bu nedenle hasarın teslimattan önceki taşıma sürecinde olduğunu CMR belgesi üzerindeki şerh ile ispat ederek reklamasyon sürecini başlattığı sonucuna varılmaktadır. Bu şartlar altında “Hiç kimsenin kendi fena hareketinden kendi lehine sonuç çıkarması mümkün değildir” ilkesi gereği Kök raporda zamanaşımı süresinin, emtiayı teslim aldığı tarihten değil nihai alıcının hasarı tespit ettiği tarihten itibaren işletilmesinin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. Son olarak eşyanın taşıma sürecinde kaybolmasından dolayı Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre zamanaşımı süresinin CMR m.29 gereği somut olayda üç yıl olarak uygulanması gerektiği değerlendirilmektedir. Sayın Mahkemenin görevlendirmesi, taraf vekillerinin Kök Rapora itiraz dilekçeleri, Kök Rapor ve tüm dosya içeriği ile yukarıda arz edilen inceleme ve değerlendirme sonucu; Yukarıda arz ve izah edilen gerekçelerle kök raporda beyan edilen görüş ve kanaatlerde bir değişiklik yapılmasının yerinde olmayacağının değerlendirildiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.şeklinde rapor düzenlemişlerdir. Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirilmesinde ;Açılan davanın kara yolu ile taşınan emtianın zarara uğramasından kaynaklı Nakliyat Emtia Abonman sigortasına dayalı olarak ödenen tazminatın rücuen tahsili talebine ilişkin olup, dosyada alınan bilikişi raporunda davaya konu davacı şirkete ..... nolu Nakliyat Emtia Taşıma Sigorta poliçesi ile sigortalı bulunan ..... Tekstil Ticaret ve San Ltd.Şti.’ne ait tekstil emtiasının ...... Firmasına satıldığını ve Türkiye’den Almanya’ya .... plakalı araç ile davalı şirket tarafından yapılan taşıma esnasında hasarlandığı, Davalı taşıyıcının CMR belgesine ve/veya irsaliyeye aksi yönde şerh düşmemesi (CMR m.8- 9) ve sigortalının fabrikasından taşıyıcının kendi deposuna iç taşıma yapılması nedenleriyle ve ayrıca depoya tahliye ve depodan uluslararası taşıma için yeniden yükleme yapıldığı sırada sigortalıdan kaynaklı bir eksikliğin bu aşamalarda tespit edilmesinin gerektiği gözetildiğinde, davalı taşıyıcının emtiayı CMR belgesine uygun olarak teslim aldığı ve varma yerinde alıcıya teslimi sırasında yapılan kontrollerinde eksik çıkmasına göre hasarın (eksilmenin) taşıma sürecinde meydana geldiği eşyanın taşıma sürecinde kaybolmasından dolayı Yargıtayın yerleşmiş uygulamalarına göre zamanaşımı süresinin CMR m.29 gereği somut olayda üç yıl olarak uygulanması gerektiği sigortalısı ..... Tekstil Tic. ve San. LTD.ŞTİ. lehine “…… hasar ödemesi” açıklamasıyla 5.716,18 TL para transferi yaparak ödemiş olduğu Dava dosyasındaki eksper raporunda emtia bedeli olarak tespit edilen 288,90 Euronun emtia faturası ve debit note uygun olması nedeniyle kadri maruf olduğu, ancak davalı taşıyıcının poliçe gereği ödenen %10 karşılığı 28,89 Eurodan, gerçek zarar ilkesine uygun olmadığından dolayı sorumlu olmadığı, bu nedenle davacının TL olarak ödemesine uyguladığı kur üzerinden yukarıda yapılan hesaplamaya göre 288,90 EURO karşılığı davalıdan 5.197,31 TL’yi talep edebileceği tespit edilmiş olmakla bu kapsam da açıklanan nedenlerle ve dosyada alının bilirkişi raporda dikkate alınarak açılan davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 5.197,31 TL'nin ödeme tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 1-) 5.197,31 TL'nin ödeme tarihi olan 02/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 157,75-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 578,10-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafça sarf edilen tebligat ve müzekkere gideri ile bilirkişi sarf gideri olmak üzere toplam 9.071,75-TL'nin kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 8.248,03-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 5.197,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı vekili kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereğince takdir olunan 518,87-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı üzerinden hesaplanan 283,20-TL'sinin davacıdan, 2.836,80-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/11/2024 Katip ..... ¸e-imzalıdır Hakim .... ¸e-imzalıdır